Otomotiv İç Mekânlarında Kullanılan Doğal Elyaf Takviyeli İğnelenmiş Dokunmamış Kumaşların Ses Yutum Özellikleri

Zeliha ÇAVUŞ; *Mustafa Sabri ÖZEN; Aysun GENÇTÜRK;

Serdar EVİRGEN; *Mehmet AKALIN

ŞİTEKS, Şişmanlar Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. Saray, TEKİRDAĞ

*Marmara Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Tekstil Mühendisliği Bölümü, Kadıköy, İSTANBUL

Özet

Bu çalışmada, keten ile kenevir liflerinin %50/50 oranında ayrı ayrı polipropilen lifleri ile karıştırılması sonucunda, 1300g/m2, 1600g/m2 ve 2200g/m2 şeklinde üç farklı kumaş ağırlığında üretilen dokunmamış kumaşların ses yutum özellikleri araştırılmıştır. Üretilen dokunmamış kumaşların ses yutum özellikleri 100-5000Hz frekans aralığında ölçülmüş ve sonuçlar ses yutum katsayısı biriminde verilmiştir. %50/50 lif karışım oranında kenevir ve polipropilen liflerinden üretilen dokunmamış kumaşların ses yutum özelliklerinde kumaş metre kare ağırlığının etkisi grafik şeklinde gösterilmiştir.

Üretim çalışması, daha tutarlı ve doğru sonuçlar elde etmek amacıyla düşük kapasiteli laboratuvar tipi makineler yerine büyük kapasiteli endüstriyel tip makinelerde yapılmıştır. Lifler öncelikle harmanlanmış, sonrasında taraklanmış, serilmiş ve iğnelenmiştir. Tülbent tabakası, tarak makinesinde oluşturulmuştur. Üretilen tülbent, istenen birim metrekare ağırlığa göre çapraz serme makinesinde üst üste katlanmıştır. Katlanmış tülbent tabakaları içerisindeki lifler, iğneleme makinelerinde iğnelenerek birbirlerine bağlanmış ve kumaş üretimi bu şekilde tamamlanmıştır.

İğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum katsayıları, ASTM 1050-98 standardı kapsamında 100-5000Hz frekans aralığında empedans tüp yöntemine göre ölçülmüştür.

PP/Keten liflerinden üretilen dokunmamış kumaşın, 1600g/m2 ve 2200g/m2 kumaş ağırlığında, orta ve yüksek frekansta, PP/Kenevir liflerinden üretilen kumaşlara kıyasla daha yüksek ses yutum katsayısı değerleri aldığı bulunmuştur. 1300g/m2 kumaş ağırlığında PP/Keten ve PP/Kenevir liflerinden üretilen dokunmamış kumaşların frekansa karşı ses yutum katsayısını gösteren grafiklerdeki trendin birbirilerine çok benzer ve ses yutum katsayısı değerlerinin birbirine çok yakın olduğu görülmüştür.

%50/50 oranda kenevir ve polipropilen liflerinden 1300g/m2, 1600g/m2 ve 2200g/m2 gibi üç farklı kumaş ağırlığında üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum katsayısı değerleri, kumaş ağırlığında olan artışla birlikte yükselmiştir. Kumaş ağırlığı ve ses yutum katsayısı arasında pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Doğal Elyaf, Dokunmamış Kumaş, Ses Yutum Katsayısı, İğneleme Teknolojisi

I. Giriş

İstenmeyen veya aşırı ses olarak tanımlanan gürültü, su ve hava kirliliği gibi bir kirlilik türü olarak kabul edilmekte ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Çevremizde ve çalıştığımız işyerlerinde uzun süre gürültüye maruz kalma; stres, işitme kaybı, yorgunluk, konsantrasyon eksikliği, uyku bozukluğu, verimlilik kaybı, iletişim güçlüğü, uyku eksikliği ve halsizliğe ilaveten, kalp, damar hastalıkları, bilişsel bozukluk, kulak çınlaması, sıkıntı ve iç kulak hasarı gibi daha ciddi sorunlara kadar değişen bir çok hastalığa neden olabilmektedir.

1971 yılında, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gürültünün, insan sağlığına yönelik başlıca çevresel tehditlerden biri olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. İşyerlerinde kullanılan makinelerden, sosyal faaliyetlerden (gece kulübü, konser, canlı spor karşılaşmaları, yüksek sesli müzik) ve ulaşım araçlarından (karayolu, demiryolu ve havayolu trafiği vb.) kaynaklanan gürültüden insan sağlığını korumak gereklidir. Yaşadığımız binalarda, kullandığımız araçlarda, uçaklarda ve sinema salonları gibi kapalı mekânlarda akustik konforu sağlamak amacıyla birçok materyal ve yöntem geliştirilmektedir. [1] Yaygın olarak kullanılan sentetik elyaf esaslı materyallere kıyasla, doğal liflerden geliştirilen materyaller otomotiv, endüstriyel ve inşaat/yapı gibi teknik tekstil uygulamalarında çevre dostu çözümler sunmaktadır. [2] Doğal liflerden üretilen dokunmamış kumaş esaslı ürünler, cam yünü, taş yünü ve asbest esaslı materyallere bir alternatif olarak binalarda yalıtım malzemesi olarak kullanılabilir. [3]

Özellikle otomobil üreticileri için, araçların yolcu bölmelerinde motordan, lastiklerden ve yoldaki trafikten gelen istenmeyen gürültünün azaltılması çok önemli bir konudur. Gürültü kontrol uygulamalarında en çok tercih edilen ses yutum materyalleri lif esaslı olan dokunmamış kumaşlardır. Araçların iç kısımlarında, yer halısı, tavan döşemesi, bagaj yan halısı, şapkalık, kapı panelleri, gövde bagaj halısı, çamurluk koruyucu, paspas, motor ses yalıtım materyali, ön göğüs materyali ve ön kaput altı kumaşı gibi, form verilmiş ve monte edilmiş ses yutum özelliğine sahip dokunmamış kumaşlar kullanılmaktadır. Araç içlerinde kullanılan dokunmamış kumaşlar tekstil kumaşlarına kıyasla uygun maliyet, kolay şekil alma, geri kazanım, dikkat çeken maliyet/performans oranı gibi daha üstün özelliklere sahiptir. Tüm bu bilgilere ilaveten, dokunmamış kumaşlar, kalınlık, birim metre kare ağırlığı ve hacimlilik vb. gibi kullanım alanında özel olarak istenen ve belirlenen özelliklerde tasarlanabilmektedir. Sahip olduğu gözenekli yapısı ve yüksek yüzey alanı, ses yutum özelliği istenen teknik tekstil uygulamalarında dokunmamış kumaşları daha cazip hale getirmektedir. [4], [5]

Ses dalgalarının kolayca içeri girmesine izin veren dokunmamış kumaşlar, yapısı itibariyle birbirine bağlı boşlukları olan gözenekli bir yapıdan oluşmaktadır. Gözenekli malzeme gelen ses dalgalarına maruz kaldığında, malzeme içerisindeki hava molekülleri titreşmeye zorlanır ve bunu yaparken orijinal enerjilerinin bir kısmını kaybeder. Bunun nedeni, hava moleküllerinin enerjisinin bir kısmının, malzeme içindeki iç gözenek ve tünellerin duvarlarındaki termal ve viskoz kayıplar nedeniyle ısıya dönüştürülmesidir. [3], [5]

Şekil1-Nonwoven Fabric Applications in Automotive Interior-Otomotiv İç Mekanlarında Dokunmamış Kumaş Uygulamaları

Lif esaslı materyaller, sahip oldukları gözenekli yapı sayesinde gürültünün azaltılması amacıyla sıkça kullanılmaktadır. [6] Günümüzde ses yutum özelliği olan dokunmamış kumaşlar, sıklıkla biyolojik bozunma ve çevre dostu gibi özellikleri bulunmayan geri kazanılmış polyester, orijinal polyester ve polipropilen liflerinden üretilmektedir. [7] Çevre koruma, biyolojik olarak parçalanabilme ve sürdürülebilirlik çok önemli konular olduğundan, otomotiv tekstillerinde, sentetik liflere alternatif materyaller olarak keten, kenevir, kenaf, jüt ve kapok gibi doğal liflerin kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Doğal lifler, ses yutum özelliğine sahip materyallerin geliştirilmesinde kullanılabilecek etkili bir hammadde olarak kabul edilmektedir.

Metrekare başına kumaş ağırlığı ve kalınlık önemli parametreler olduğundan, ses yutum özellikli dokunmamış kumaşların üretiminde doku oluşturma ve doku bağlama yöntemleri olarak Tarak Makinesi/İğneleme ve Hava ile Serme /Isı ile Bağlama teknolojileri tercih edilmektedir.

Daha önce yapılan bilimsel çalışmalarda, birçok araştırmacı ve bilim adamı, dokunmamış kumaşların ses yutum özelliklerinde lif türüne ilaveten lif ve kumaş özelliklerinin etkisini araştırmıştır. Sonuçlar incelendiğinde, lif inceliğinin, düşük kumaş yoğunluğunun (g/cm3), yüksek kalınlık ve yüksek birim metre kare ağırlığının (gramaj) dokunmamış kumaşların ses yutum özelliklerine pozitif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Gomez ve arkadaşları; kumaşın ses yutum performansının kumaş kalınlığının artırılarak ya da düşük çapta lifler (ince lifler) kullanılarak geliştirilebileceğini ifade etmiştir. [8] Guzdemir ve arkadaşları; Jüt, keten, kenevir ve kenaf liflerinin yapı/bina ve otomotiv uygulamalarında polipropilen ve polyester gibi sentetik liflerin yerine kullanılabileceğini belirtmiştir. Bu doğal liflerin kesikli PLA lifleri ile karıştırılabileceğini vurgulamıştır. [9] Polilaktik lifler (PLA) biyolojik olarak bozunma özelliği ile çok önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak fiyatının yüksek oluşu ve yavaş bir şekilde biyolojik olarak bozunması kullanımını sınırlamaktadır. Zhang; bambu, pamuk, keten ve PLA liflerinden tarak makinesi ve iğneleme makinelerinde üretilen bitkisel esaslı kompozit ürünlerin ses yutum ve titreşim sönümleme özelliklerini incelemiştir. En iyi akustik performans bambu/pamuk/PLA kompozit ürününde elde edilmiştir. [10] Pasayev ise tavuk tüylerinden üretilen dokunmamış tülbent dokunun ses yutum özelliklerini incelemiştir. Bu çalışmada dokunmamış tülbent yapının ses yutum malzemesi olarak kullanılabileceği ifade edilmiştir. [1] Bhat ve arkadaşları; mikro lif esaslı yapının dokunmamış kumaşların ses yutum özelliklerine etkisini incelemiştir. Polipropilen esaslı eriyikten püskürtme teknolojisiyle üretilmiş (melt-blown) dokunmamış kumaşın iyi derecede ses yutum davranışı gösterdiğini bulmuştur. [11] Islam ve arkadaşları; kumaş kalınlığı ve kumaş gramajı arttıkça ve kumaşın hava geçirgenliği azaldıkça, sesin bir taraftan diğer tarafa iletiminin azaldığını ve ses yutumunun arttığı ifade edilmiştir. [12] Muthukumar ve arkadaşları; keten ve düşük sıcaklıkta erime özelliğine sahip PET polyester liflerinden oluşan iğnelenmiş dokunmamış kumaşların ısı ve ses yalıtım özelliklerini incelemiştir. 115°C’de düşük erime sıcaklığına sahip PET polyester lifleri keten lifleri ile %10, %20 ve %30 oranlarında karıştırılmıştır. Orta ve yüksek frekanslarda daha iyi ses yutum değerleri elde edilmiştir. Düşük erime sıcaklıktaki bağlayıcı PET polyester lifin oranının artmasıyla ses yutum özelliği arasında önemli bir değişim görülmemiştir. Keten lifinde, lümen olarak bahsedilen kanala benzeyen boşluklu alanın olmasının, lifin ses yutum özelliğine pozitif yönde katkı sağladığı düşünülmektedir. [3]

Şekil2-Some of the Vegetable Fibres-Bitkisel Lif Örnekleri

Thilagavathi ve arkadaşları; %100 ananas lifinden (PALF) ve ananas/düşük sıcaklıkta eriyen polyester lif karışımından üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses ve ısı yalıtım özelliklerini karşılaştırmıştır. Ananas ve düşük sıcaklıkta eriyen polyester lif karışımından üretilen dokunmamış kumaşlar daha iyi ses yutum özelliği sergilemiştir. [13] Campeau ve arkadaşları; yapmış olduğu çalışmasında lif yapısındaki boşluklu yapının kumaşın akustik özelliğinde çok küçük etkiye sahip olduğunu ispatlamıştır. [14] Tang ve arkadaşları; yuvarlak, içi boş ve üçgen şekilde özel olarak hazırlanmış elyaf enine kesitlerinin kumaşların akustik özelliklerinin geliştirilmesinde faydalı olduğunu belirtmiştir. [6] Ganesan ve Karthik; dokunmamış kumaşların ses yutum özelliklerinde pamuk, kapok ve ipekotu lif karışımlarının, kumaş ağırlığının ve kumaş yoğunluğunun etkisini araştırmıştır. Metrekare başına kumaş ağırlığı ile ses yutumu arasında pozitif doğrusal bir ilişki, kumaş yoğunluğu (g/cm3) ile ses yutum arasında negatif ilişki olduğu bulunmuştur. Unutulmamalıdır ki, kumaş yapısının gözenekli olması da ses yalıtımında ve gürültünün azaltılmasında çok önemli bir parametredir.  [7] Liu ve arkadaşları; polipropilen ve içi boş polyester lifleri ile kapok liflerinin karıştırılmasından üretilen kompozit dokunmamış kumaşların 100-500Hz frekans aralığında ses yutum özelliklerini incelenmiştir. Kapok elyafının düşük frekansta çok üstün akustik özelliklere sahip olduğu bulunmuştur. [15]

Bu çalışmada, %50/50 elyaf karışım oranında PP/Keten ve PP/Kenevir lif karışımlarından üretilen dokunmamış kumaşların 100-5000Hz frekans aralığınsa ses yutum özellikleri incelenmiştir. Buna ilaveten, PP/Kenevir liflerinden 1300g/m2, 1600g/m2 ve 2200g/m2 kumaş metre kare ağırlıklarında üretilen dokunmamış kumaşların ses yutum özelliklerinde kumaş ağırlığının etkisi araştırılmıştır.

Şekil3-Natural Fibre Reinforced Nonwoven Composites-Doğal Elyaf Takviyeli Dokunmamış Kumaş Esaslı Kompozit Ürünler

II. Materyal ve Yöntem

II.1. Materyal

Kenevir ve keten lifleri Romanya’daki yerel üreticiden temin edilmiştir. Tekstil endüstrisinde iplik üretiminde kullanılan ince keten lifler, dokunmamış kumaş endüstrisi için uygun maliyette olmadığından, bu çalışmada kaba keten lifleri tercih edilmiştir. Keten ve kenevir lifleri üretim çalışmasından önce alkali çözeltileri ile muamele edilmemiş, bir ön işleme tabi tutulmamıştır.

Çalışmada 6.7dtex inceliğinde, 75mm uzunlukta kesikli polipropilen elyaf kullanılmıştır. Liflerin mekanik özellikleri TSE EN ISO 5079 “Tekstil Liflerinin Kopma Mukavemeti ve Uzamasının Belirlenmesi” standardına göre test edilmiştir. Deneysel çalışmada kullanılan liflerin mekanik özellikleri ve incelik değerleri aşağıdaki Tablo1’de gösterilmiştir.

TenacityMukavemet

(cN/tex)

ElongationUzama

(%)

   Fibre FinenessLif İnceliği

(tex)

Polypropylene (Polipropilen) 27,42 198,58              0,670
Flax (Keten) 45,72 4,5154 4,488
Hemp (Kenevir) 53,82 6,2860 6,941

II.2. Tülbent Doku Oluşturma

Kesikli polipropilen lifleri, ayrı ayrı keten ve kenevir lifleri ile %50/50 oranında karıştırılmıştır. Üretim çalışması laboratuvar tipi makineler yerine daha doğru ve tutarlı sonuçlar elde etmek amacıyla tarak makinesi, çapraz serme, ön iğneleme ve yüksek devirli iğneleme makinelerinden oluşan endüstriyel tip üretim hattında gerçekleştirilmiştir.

II.3. Doku Bağlama-İğnelenmiş Dokunmamış Kumaş Üretimi

Tülbent dokular tarak makinesinde üretilmiş ve istenen tülbent doku ağırlığına göre çapraz serme makinesinde katlanmıştır. Liflerin birbirine paralel serildiği tülbent dokular, ön iğneleme makinesinde cm2 başına 5 vuruş ile iğnelenmiştir. Ön iğnelenmiş dokunmamış kumaşlar ikinci ve üçüncü iğneleme makinelerinde iğnelenerek daha mukavemetli hale getirilmiştir. Dokunmamış kumaşlar her iki iğneleme makinesinde sırasıyla 50vuruş/cm2 ve 45vuruş/cm2 sıklıkta iğnelenerek üretilmiştir. Tüm iğneleme prosesinde iğne penetrasyon derinliği 10mm olarak belirlenmiştir.

III. Test Sonuçları

İğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum özellikleri BSWA TECH empedans tüp sistemi kullanılarak ASTM 1050-98 numaralı standart kapsamında 100-5000Hz frekans aralığında ölçülmüştür. Dokunmamış kumaşlar düşük, orta ve yüksek frekanslar için 100mm ve 30mm çapta kesilerek hazırlanmıştır.

Şekil4-The Values of Sound Absorption Coefficient of PP/Hemp Nonwoven Fabric-PP/Kenevir Esaslı Dokunmamış Kumaşların Ses Yutum Katsayısı Değerleri

Şekil4’de %50/50 oranında kesikli polipropilen ve kenevir liflerinden 1300g/m2, 1600g/m2, 2200g/m2 gibi üç farklı kumaş ağırlığında üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum özelliklerinde kumaş metre kare ağırlığının etkisi gösterilmiştir. Ses yutum sonuçları ses yutum kaysayısı biriminde verilmiştir. İğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum katsayısı değerleri 100Hz ile 5000Hz aralığındaki frekanslarda ölçülmüştür. Tüm iğnelenmiş dokunmamış kumaşların, düşük frekans aralığında oldukça düşük  ses yutum katsayısı değerine sahip olduğu görülmüştür.

Metrekare başına gram olarak kumaş ağırlığı artıkça, 500Hz’den itibaren tüm kumaşların ses yutum katsayısı değerleri artmıştır. Bunun sebebi kumaş ağırlığı arttıkça kumaş yapısı içerisindeki lif sayısı ve dolayısıyla lif yüzey alanının arttığı ve böylece ses dalgalarının dokunmamış kumaş yapısı içerisindeki kat edeceği mesafenin fazlalaştığı şekilde açıklanabilir. Ses dalgalarının sönümlenmesi dokunmamış kumaş içerisindeki dolambaçlı yollara bağlıdır. [16]

Kenevir/PP esaslı iğnelenmiş dokunmamış kumaşların 100-500Hz düşük frekans aralığında kötü bir ses yutum performansı göstermesi dikkat çekicidir. Dokunmamış kumaş yapısı içerisine yerleştirilebilecek ses yutum özelliğine sahip viskoz bir iç tabaka ses sönümleme etkisini artırabilir. [4] Yapıların düşük frekanslarda ses yutum özelliğinin daha iyi olması için, ya materyalin kalınlığının artırılması ya da ses yutum materyali ile sert destek malzemesi arasında hava boşluğu bırakılmasının gerektiği önerilmektedir. [16], [17]

Şekil5-Sound Absorption and Insulation Mechanisms-Ses Yutum ve Yalıtım Mekanizmaları

Şekil6-The Values of Sound Absorption Coefficient of PP/Hemp and PP/Flax Nonwoven Fabric at 1300g/m2 Fabric Weight-1300g/m2 PP/Kenevir ve PP/Keten Esaslı Dokunmamış Kumaşların Ses Yutum Katsayısı Değerleri

Şekil6’te %50/50 elyaf karışım oranında Polipropilen/Keten ve Polipropilen/ Kenevir liflerinden 1300g/m2 kumaş metre kare ağırlığında üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların 100-5000Hz frekans aralığında ses yutum katsayısı sonuçları karşılaştırılmıştır. Her iki dokunmamış kumaşında ses yutum katsayısı sonuçlarının 500-5000Hz aralığında sürekli arttığı görülmüştür. PP/Keten ve PP/Kenevir dokunmamış kumaşların ses yutum katsayısı grafiklerindeki trendin birbirine benzer olduğu gözlemlenmiştir. Her iki iğnelenmiş dokunmamış kumaşta 100-500Hz düşük frekans aralığında kötü bir ses yutum performansı sergilemiştir. Bu sonuç, düşük frekansta ses dalgasının dalga boyunun daha uzun olması ve ses dalgasının düşük frekansta kumaş yapısı içerisinde yayılma mesafesinin daha az olduğu şeklinde yorumlanabilir.

Şekil7-The Values of Sound Absorption Coefficient of PP/Hemp and PP/Flax Nonwoven Fabric at 1600g/m2 Fabric Weight-1600g/m2 PP/Kenevir ve PP/Keten Esaslı Dokunmamış Kumaşların Ses Yutum Katsayısı Değerleri

Şekil7’te %50/50 elyaf karışım oranında Polipropilen/Keten ve Polipropilen/Kenevir liflerinden 1600g/m2 kumaş metre kare ağırlığında üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların 100-5000Hz frekans aralığında ses yutum katsayısı sonuçları karşılaştırılmıştır. Her iki kumaşında 400-5000Hz frekans aralığında ses yutum katsayısı sonuçlarının sürekli artmakta olduğu görülmüştür. PP/Keten esaslı dokunmamış kumaş, 1250-4000Hz frekans aralığında PP/Kenevir esaslı dokunmamış kumaştan daha yüksek ses yutum katsayısı değerleri almıştır. PP/Keten ve PP/Kenevir esaslı dokunmamış kumaşların 100Hz ile 1000Hz arasındaki frekanslarda ise hemen hemen aynı ses yutum katsayısı değerleri aldığı görülmüştür.

Şekil8-The Values of Sound Absorption Coefficient of PP/Hemp and PP/Flax Nonwoven Fabric at 2200g/m2 Fabric Weight-2200g/m2 PP/Kenevir ve PP/Keten Esaslı Dokunmamış Kumaşların Ses Yutum Katsayısı Değerleri

Şekil8’te %50/50 elyaf karışım oranında Polipropilen/Keten ve Polipropilen/Kenevir liflerinden 2200g/m2 kumaş metre kare ağırlığında üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların 100-5000Hz frekans aralığında ses yutum katsayısı sonuçları karşılaştırılmıştır. Her iki kumaşında ses yutum katsayısı değerleri 315-5000Hz frekans aralığında sürekli artış göstermiştir. PP/Keten esaslı liflerden üretilen dokunmamış kumaş, 315-2500Hz frekans aralığında PP/Kenevir esaslı olan kumaşa kıyasla daha yüksek ses yutum katsayısı değerleri almıştır. Bu sonuç keten liflerinin kenevir liflerinden daha ince olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Keten lifleri, kenevir liflerinden daha ince olduğu için, keten liflerinden üretilen dokunmamış kumaş daha fazla lif içerir. Bu sonuç, dokunmamış kumaşta lif yüzey alanında bir artışa ve daha yüksek ses emiciliğine yol açar. PP/Keten ve PP/Kenevir lif karışımlarından üretilen dokunmamış kumaşların düşük frekans aralığında düşük ses yutum katsayısı değerleri aldığı görülmektedir. Bunun sebebi daha öncede ifade edildiği gibi, düşük frekansta ses dalgasının dalga boyunun daha büyük olması ve bu dalganın yayılmasının az olması şeklinde açıklanabilir. Sonuç olarak ses enerjisinin düşük frekanslarda kumaş yapısı içerisinde yayılması az, yüksek frekanslarda ise fazladır. Geliştirilen bu dokunmamış kumaşlar orta ve yüksek frekanstaki ses yutum uygulamalarında kullanılabilir. Düşük frekanslarda iyi derecede ses yutum özelliğine sahip dokunmamış kumaşlar geliştirilmelidir.

IV.Sonuç

Bu çalışmada, %50/50 karışım oranında PP/Keten ve PP/Kenevir liflerinden 1300g/m2, 1600g/m2 ve 2200g/m2 gibi üç farklı kumaş ağırlığında üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum katsayısı değerleri 100Hz ile 5000Hz aralığındaki frekanslarda karşılaştırılmıştır. Ayrıca, %50/50 karışım oranında kenevir ve polipropilen liflerinden üretilen iğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum özelliğinde kumaş metre kare ağırlığının etkisi araştırılmıştır. Dokunmamış kumaşlar endüstriyel tip tarak makinesi, serme makinesi ve iğneleme makinelerinde üretilmiştir.

PP/Keten esaslı dokunmamış kumaş, PP/Kenevir esaslı olana kıyasla 1600g/m2 ve 2200g/m2 kumaş ağırlıklarında orta ve yüksek frekans aralığında daha iyi ses yutum katsayısı değerleri almıştır. Bu sonuç, keten liflerinin kenevir liflerine kıyasla daha ince ve daha gözenekli yapısından kaynaklanmakta olduğu düşünülmektedir.

PP/Kenevir esaslı dokunmamış kumaşların ses yutum katsayısı değerlerinin, kumaş metre kare ağırlığının artması ile birlikte yükseldiği görülmüştür. Metrekare gram cinsinden dokunmamış kumaş ağırlığı arttığında, dokunmamış kumaş yapısında artan lif sayısı ve lif yüzey alanı nedeniyle iğnelenmiş dokunmamış kumaşların ses yutum katsayısı değerlerinin önemli ölçüde arttığı görülmüştür. İnce liflerden üretilen dokunmamış kumaşların, sahip oldukları yüksek yüzey alanı sebebiyle ses yutum uygulamaları için çok ideal bir materyal olduğunu bir kez daha vurgulamakta fayda vardır.

Referanslar

1- Pasayev,N.; Kocatepe,S.; Maras,N.: (2018) “Investigation of Sound Absorption Properties of Nonwoven Webs Produced from Chicken Feather Fibers”, Journal of Industrial Textiles, Vol.48, Issue:10, pp.1616-1635

2- L.,Jiangbo; Z,Shangyong; T,Xiaoning : (2020) “Sound Absorption of Hemp Fibers Based Nonwoven Fabrics and Composites, Journal of Natural Fibres.

3- Muthukumar,N.; Thilagavathi,G.; Neelakrishnan,S.; Poovaragan,P.T.: “Sound and Thermal Insulation Properties of Flax/Low Melt PET Needle Punched Nonwovens”, Journal of Natural Fibres, 2019, Vol.16, No.2, pp.245-252.

4-Prahsarn,C.; Klinsukhon,W.; Suwannnamek,N.; Wannid,P.; Padee,S.: (2020) “Sound Absorption Performance of Needle Punched Nonwovens and Their Composites with Perforated Rubber”, SN Applied Sciences, 2020

5-Palak,H.; Karaguzel Kayaoglu,B.: (2020) “Analysis of the Effect of Fiber Cross Section and Different Bonding Methods on Sound Absorption Performance of PET Fiber Based Nonwovens Using Taguchi Method”, The Journal of the Textile Institute, 2020, Vol.111, No.4, pp.575-585.

6-Tang,X.; Yan,X.: (2017) “Acoustic Energy Absorption Properties of Fibrous Materials: A Review”, Composites Part A-Applied Science and Manufacturing, Vol.101, pp.360-380

7-Ganesan,P.; Karthik,T.: (2016) “Development of Acoustic Nonwoven Materials from Kapok and Milkweed Fibres”, Journal of   Textile Institute, Vol.107, Issue:4, Apr, pp.477-482

8-Gomez,T.S.; Navacerrada,M.A.; Diaz,C.: (2020) “Fique Fibres as a Sustainable Material for Thermoacoustic Conditioning”, Applied Acoustics, Vol.164, No.UNSP 107240.

9-Guzdemir,O.; Bermudez,V.; Kanhere,S.: “Melt-Spun Poly(lactic acid) Fibers Modified with Soy Fillers: Toward Environment-Friendly Disposable Nonwovens”, Polymer Engineering and Science, Vol.60, Issue:6, pp.1158-1168, Jun2020.

10-Zhang,J.; Khatibi,A.A.; Castanet,E.: “Effect of Natural Fibre Reinforcement on the Sound and Vibration Damping Properties of Bio-Composites Compression Moulded by Nonwovens Mats”, Composites Communications, Vol.13, pp.12-17, Jun2019.

11-Bhat,G.; El Messiry,M.: “Effect of Microfiber Layers on Acoustical Absorptive Properties of Nonwoven Fabrics”, Journal of Industrial Textiles, Vol.50, Issue:3, pp.312-332

12-Islam,S.; El Messiry,M.; Sikdar,P.P.; Seylar,J.; Bhat,G.: (2020) “Microstructure and Performance Characteristics of Acoustic Insulation Materials from Post-Consumer Recycled Denim Fabrics”, Journal of Industrial Textiles, DOI:10.1177/1528083720940746

13-Thilagavathi,G.; Muthukumar,N.; Krishnanan,S.N.; Senthilram,T.: (2019) “Development and Characterization of Pineapple Fibre Nonwovens fro Thermal and Sound Insulation Applications”, Journal of Natural Fibers, Vol.17, Isuue:10, pp.1391-1400.

14-Campeau,S.; Panneton,R.; Elkoun,S.: “Experimental Validation of an Acoustical Micro-Macro Model for Random Hollow Fibre Structures”, Acta Acustica United with Acustica, Vol.105, Issue1, Special Issue:SI, Jan-Feb 2019, pp.240-247

15-Liu,X.; Li,L.; Yan,X.: “Sound-Absorbing Properties of Kapok Fiber Nonwoven Composite at low Frequency”, 3rd International Conference o Textile Engineering and Materials, Aug 24-25, Dalian, Peoples R China, 2013.

16-Ramamoorthy,M.; Rengasamy,R.S.: “Study on the Effects of Denier and Shapes of Polyester Fibres on Acoustic Performance of Needle Punched Nonwovens with Air-Gap” The Journal of The Textile Institute, 2019, Vol.110, No.5, pp.715-723

17-Shoshani,Y.;Yakubov,Y.: “A Model for Calculating the Noise Absorption Capacity of Nonwoven Fibre Webs, Textile Research Journal, Vol.69(7), pp.519-526.

Teknik Tekstillerin Global Başarısı, HIGHTEX 2021 Fuarı’na Yansıyacak

Nonwoven ve teknik tekstiller sektörü, yaşanılan pandemi sürecinde tüm dünyanın odak noktası haline geldi. Çoğu ülke, yatırımları, üretimleri ve yenilikleriyle bu sektörlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Pandemi sürecinde ihtiyaçlar doğrultusunda önemi daha da artan nonwoven ve teknik tekstiller sektörüne yönelik çalışmalara her gün bir yenisi daha eklendi. Türkiye’de bu alanlardaki birikimini ve gücünü göstererek teknik tekstillerin merkezi haline geldi.

Dünya genelinde 107 milyar dolarlık ihracat pazarı bulunan ve her ay kendi ihracat rekorunu kırmaya devam eden Türk teknik tekstiller sektöründe Ar-Ge ve inovasyon yatırımları da hız kesmeden sürüyor. Geçtiğimiz Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 77 oranında artan teknik tekstil ihracatı, Ocak – Kasım döneminde ise yüzde 55 oranında artarak 2,5 milyar dolara ulaştı. Böylelikle teknik ve akıllı tekstiller ile üretim teknolojileri, salgın sürecinde duyulan ihtiyaçların doğrultusunda, hem çok daha fazla ilgi çekti hem de daha fazla önem kazandı.

HIGHTEX 2021, Yeni Bir Rekora İmza Atacak

22-26 Haziran 2021 tarihinde, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan HIGHTEX 2021 Uluslararası Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı, pandemi döneminde önemi daha da artan ve tüm dünyanın odak noktası haline gelen nonwoven, teknik ve akıllı tekstillere yönelik son teknolojilerin sergilendiği fuar olacak. Özellikle pandemiye yönelik üretilen ürünler ve teknolojiler, fuarda daha çok ilgi toplayacak. Katılımcılarını ve ziyaretçilerini tek bir çatı altında toplayacak HIGHTEX 2021 Fuarı, yeni iş birliklerine de sahne olacak. Aynı zamanda gelişen teknolojilerin ve ürünlerin sergilendiği fuar, yeni iş fikirlerinin oluşması açısından da büyük avantaj sağlayacak.

Türkiye’de, konusunda ilk ve tek fuar olan HIGHTEX 2021 Fuarı’nın, bu gelişmeler doğrultusunda katılımcı ve ziyaretçi sayısı açısından yeni bir rekora imza atması bekleniyor. Her zamankinden daha fazla ilgi görmeye ve kişi ağırlamaya hazırlanan HIGHTEX 2021 Fuarı hakkında daha fazla bilgi almak için www.hightexfairs.com web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Yozgat Bozok Üniversitesi, Endüstriyel Keneviri Üretip Ekonomiye Kazandıracak

Son zamanlarda gündeme getirilmesinin ardından stratejik bir tarım ürünü olarak ülke gündeminde yer alan kenevir üretiminin yaygınlaştırılması için bilimsel çalışmalara yönelen Yozgat Bozok Üniversitesi, üretimi yaptıktan sonra ekonomiye kazandıracak.

Tekstilden otomobil sektörüne, inşaat malzemelerinden kozmetik ürünlere, biyokütle yoluyla enerji sektöründen gıda sanayine kadar birçok kullanım alanı bulunan endüstriyel kenevirin ekimi, Yozgat ve çevresinde Bozok Üniversitesi tarafından yapılıyor. Kenevirin ülke genelinde yaygınlaştırılması ve ekonomiye kazandırılması amacıyla ‘endüstriyel kenevir’ alanında ihtisas üniversitesi olan Yozgat Bozok Üniversitesi, merkez ve Boğazlıyan ilçesinde yerli ve yabancı olmak üzere 16 çeşit kenevirin deneme ekimini yaparak çalışmalara başladı. Bu kapsamda üniversite bünyesinde Kenevir Araştırmaları Enstitüsü kuruldu ve 6 araştırma grubu ile 100’ün üzerinde akademisyen endüstriyel kenevir alanında bilimsel çalışmalara yöneldi.

“Kısa süre içerisinde çok ciddi bir mesafe kat ettik”

Ocak ayı itibariyle Yozgat Bozok Üniversitesi’nin endüstriyel kenevir alanında ihtisas üniversitesi olduğunu hatırlatan Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, “Türkiye’de bu alanda misyon olarak YÖK, bize biyokütlenin değerlendirilmesi ile ilgili görevler verdi. Hedefimiz önemli bir bitki olan kenevirin ekonomiye kazandırılmasını sağlamak. Kenevirin değerlendirilmesi ile ilgili süreci Yozgat Bozok Üniversitesi, ihtisas üniversitesi olmasıyla birlikte başlatmış oldu. Çok kısa süre içerisinde çok ciddi bir mesafe kat ettiğimizi söyleyebiliriz. Kenevir ile ilgili sektörde bir aşamaya gelmiş firmalar bizlerle buluşmaya başladı. Bu firmalarla yakın zamanlarda birlikteliklerimiz, ortaklıklarımız olacak. Bu konuda biz çok heyecanlıyız. Çünkü Türkiye’de kenevirin ekonomiye kazandırılması ile ilgili tek misyonu olan üniversite biziz.” dedi.

Kenevirden yararlanarak yeni nesil batarya üretimi gerçekleştirmek için çalıştıklarını da anlatan Rektör Prof. Dr. Karadağ, “Kenevir akla hayale sığmayacak birçok alanda kullanılabiliyor. Bunlardan bir tanesi de enerji sektörüdür. Kenevirin başta biyo kütlesinin özellikle selülöz kısmını, biyo etanol üretiminde ki bu biyo etanolün en az benzinli araçlarda yüzde 10 oranında kullanılma zorunluluğu var. Özellikle pandemi sürecinde etanol ciddi anlamda değer kazandı. Biyo etanolün üretilmesi de dâhil olmak üzere yeni nesil batarya olan süper kapasitör dediğimiz batarya üretiminde de kenevirden yararlanacağız.” şeklinde konuştu.

“Kenevir ile ilgili yasal düzenlemelere ihtiyacımız var”

Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kenevir Araştırma Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Güngör Yılmaz ise “Kenevirin, Anadolu’da çok uzun yıllardan beri üretildiğini biliyoruz. Üç yıldan beri çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gerek sektörü gerek bu anlamda çalışma yapacak bilim insanlarını bir araya getirdik. Şu anda dünyada, kenevirin kökünden en üst noktasına kadar her bir dokusu çok değişik sektörler ve alanlar tarafından kullanılıyor. Çok ciddi paraların döndüğü sektörler oluştu, tıbbi sektör bunlardan bir tanesidir. Ama bu sektörlerin canlanabilmesi için özellikle medikal anlamda kenevir üretimi ile ilgili yasal düzenlemelere ihtiyacımız var. Ama maalesef biz şu anda çalışabilme noktasında bazı kısıtlamalara sahibiz. Bu noktada yeni güncel kenevir yasasına özellikle uyuşturucularla ilgili yasanın gözden geçirilmesine ve onun güncellenmesine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Bursa, İKMAMM ile Kompozit Teknolojilerinde Söz Sahibi Olacak

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından ileri kompozit malzeme üreten ve kullanan sektörlerin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak ve sektörün Ar-Ge altyapısını güçlendirmek amacıyla İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi (İKMAMM) kuruldu.

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde 17 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen İKMAMM, sanayicilere hem Ar-Ge hem de test merkezi olarak hizmet verecek.

BTSO tarafından Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) destekleriyle, Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM) bünyesinde kurulan İKMAMM’ın açılışı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bursa sanayisinin katma değeri yüksek teknolojik ürünlere geçişinde ve sektörel dönüşümünde kritik bir rol üstlenecek olan İKMAMM, geleceğin teknolojisi olarak nitelendirilen kompozit malzemeler alanında Bursa’yı bir teknoloji üssü konumuna taşımayı hedefliyor.

20 Farklı Test, 5 Farklı Yöntemle Prototip Altyapısı

Sektörde Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecek olan İKMAMM, prototip üretiminden test ve analiz faaliyetlerine kadar geniş bir uzmanlık yelpazesinde hizmet verecek. Kompozit alanında 20 farklı test ve 5 farklı yöntemle prototip altyapısı sunan merkez, özellikle numune üretimi alanındaki güçlü donanımıyla dikkat çekiyor. Merkezde kompozit malzemelerle ilgili temiz oda, otoklav, RTM kalıplama, termo-plastik kalıplama presleri, kür fırını, pre-preg makinesi gibi cihazlar yer alıyor.

Türkiye’nin En Kapsamlı Yanma Laboratuvarı

Türkiye’nin en kapsamlı yanma laboratuvarlarından birinin yer aldığı İKMAMM, raylı sistemler, otomotiv ve havacılık sektörlerinde kullanılan ekipmanların yanma testlerinin Türkiye’de yapılmasına imkân sağlayacak. Sanayiciler daha önce yurt dışında yüksek maliyetlerle gerçekleştirmek zorunda kaldıkları söz konusu testleri çok daha uygun maliyetlerle hızlı ve güvenilir bir şekilde İKMAMM’da gerçekleştirebilecek.

Üniversite-Sanayi İş Birliğine Destek

İKMAMM, üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi noktasında da önemli bir misyon üstlenecek. Merkez, kompozit malzeme üretimi yapan firmalarla üniversite-sanayi iş birliği kapsamında spesifik projeler geliştirilmesine imkan sağlayacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı önümüzdeki 3 yıllık süreçte İKMAMM üstünden 25 KOBİ’ye teknik destek verip ileri teknolojili ürünler geliştirmeleri ve ticarileştirmeleri için destek olacak. Ayrıca TÜBİTAK Sanayi-Doktora Programı kapsamında 23 doktora öğrencisi araştırmacı, Ar-Ge ve üretim süreçlerinde uzman İKMAMM ekibiyle birlikte çalışacak.

“Kompozit Sektörünü Örgütleyen Yeni Bir Model”

Merkezin, GUHEM ile birlikte gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, kompozit malzemelerin yüksek mukavemetli ve çevre dostu oldukları için gelecek yıllarda otomotiv başta olmak üzere; tekstil, savunma, havacılık ve raylı sistemler gibi birçok sektörde yoğun şekilde kullanılacağını söyledi. Kompozit malzemeleri geliştirmenin çok ciddi bir bilgi birikimi ve Ar-Ge altyapısı gerektirdiğini kaydeden Bakan Varank, “Bursa sanayisi bu malzemeleri geliştirmede yeni kabiliyetler edinsin diye İKMAMM’ı kurduk. Firmalar, kendi bünyelerinde gerçekleştiremedikleri Ar-Ge’yi buradaki altyapıları kullanarak geliştirme imkânına sahip olacaklar. Burayı sadece bir araştırma merkezi değil, aynı zamanda kompozit sektörünü örgütleyen yeni bir model olarak görmemiz gerekiyor. Merkez kanalıyla firmaların ticari gelişimlerini hızlandıracağız. Dolayısıyla, Ar-Ge’den çok daha fazlasını sunan bir altyapıyı Bursa’ya kazandırıyoruz. Başka bir ifadeyle; hem sanayinin mevcut kabiliyetlerini geliştiriyor hem de yeni kabiliyetler edinmesini sağlıyoruz.” dedi.

“Bursa’nın Geleceğine Yapılmış Bir Yatırım”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, göreve geldikleri günden bu yana yüksek teknoloji ve katma değer üreten öncü bir Bursa oluşturmak hedefiyle kararlı adımlar attıklarını söyledi. İKMAMM ile son derece stratejik bir alan olan kompozit malzemeler sektöründe Bursalı sanayicilerin üretim kabiliyetini geliştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Burkay, “BTSO olarak ortaya koyduğumuz vizyon ile sanayicilerimizi katma değeri yüksek iş alanlarına yönlendiriyoruz. Otomotiv, tekstil, makine gibi geleneksel sektörlerimizin yanında raylı sistemler, kompozit, havacılık ve savunma gibi sektörlerde de Bursa’yı küresel bir oyuncu haline getirmeyi amaçlıyoruz. İKMAMM bu noktada şehrimizin geleceğine yapılmış çok önemli bir yatırım. Yarının malzemesi olarak adlandırılan kompozit sektöründe firmalarımız bugünden bu teknolojileri geliştirme imkânına sahip olacak.” dedi.

“İki Mükemmeliyet Merkezi Daha Kuracağız”

BUTEKOM bünyesinde Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi’nin ardından Bursa’ya kazandırdıkları ikinci mükemmeliyet merkezi olan İKMAMM’ın kompozit sektöründe özgün ürünlerin üretilmesi ve geliştirilmesi için gerekli olan güçlü Ar-Ge altyapısına sahip olduğunu kaydeden Başkan Burkay, “Tüm sanayicilerin merkezimizin imkânlarından faydalanmalarını bekliyoruz. Yakın zamanda nanoteknoloji ve mikromekanik-mikroelektronik alanlarında iki ayrı mükemmeliyet merkezini daha Bursa’mıza kazandırmayı hedefliyoruz.” dedi.

Tüyap Fuar Alanı’nda Pandemi Sürecinde Düzenlenen İlk Uluslararası Fuar Yoğun İlgi Gördü

Global pandemi sürecinin ardından Türkiye’nin ilk uluslararası fuarı olarak kapılarını açan WoodTech Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı, 10-14 Ekim 2020 tarihlerinde Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenleniyor. Yurt içinden ve dışından yoğun ziyaretçinin geldiği fuarda, girişten itibaren her noktada alınan önlemler, tüm katılımcı ve ziyaretçilerin en üst düzeyde korunmasını sağlıyor.
Türkiye’nin ilk ve tek ‘TSE Covid-19 Güvenli Hizmet Belgesi’’ni almaya hak kazanmış fuar alanı olan Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, güvenilir bir şekilde uluslararası fuarlara ev sahipliği yapmaya başladı.


Bu doğrultuda, 22 – 26 Haziran 2021 tarihinde yapılacak olan HIGHTEX 2021 Nonwoven ve Teknik Tekstiller Fuarı, alınan tüm tedbirler çerçevesinde, yurt içinden ve yurt dışından gelecek olan katılımcılarını ve ziyaretçilerini hijyenik, güvenilir ve sağlığı korumaya yönelik bir ortamda ağırlamaya hazırlanıyor. Fuarlarımızın çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Eruslu Nonwoven Group, Andritz’den Spunlace Hattı Sipariş Etti

Uluslararası Teknoloji Grubu Andritz, Eruslu Nonwoven Group’tan Gaziantep’teki fabrikasına kurmak üzere komple bir neXline spunlace hattı siparişi aldı.

Yıllık üretim kapasitesi 18 bin tonu bulan hattın, 2021 yılının başında kurulumunun yapılması ve devreye alınması planlanıyor.

Bu yeni spunlace eXcelle hattı, 30 ila 75 g / m2 arasında bir gramajla polyester, viskon, liyosel ve ağartılmış pamuk gibi çok çeşitli elyafları işleyebilecek. Firma bu hat ile kozmetik uygulamaları için yüksek kaliteli ıslak mendil, kadın bakım ve bebek bezi, toz bezi, kuaför havlusu, tıbbi sargı bezi, gazlı bez ve diğer birçok ürünü üretecek. Yeni hat, Eruslu firmasının ürün portföyünü yeni teknik uygulamalarla çeşitlendirmesini sağlayacak.

Anlaşma kapsamında Andritz, tülbent oluşturmadan kurutmaya kadar eksiksiz bir hat sunacak.

Sipariş şunları kapsıyor:

  • Bir Laroche açma ve karıştırma makinesi seti
  • İki hat içi yüksek hızlı TT tarağı,
  • Bir Andritz tam filtrasyon ünitesi de dâhil olmak üzere, su ile bağlamada (hidroentaglement) kendini kanıtlamış bir JetlaceEssentiel ünitesi.
  • bir neXdry çift tamburlu hava kurutucu,
  • enerji tasarrufu için bir neXecodry S1 sistemi

Dördüncü Spunlace Hattı Siparişi

Andritz ve Eruslu firmaları, 2009 yılında başlayan uzun vadeli ve başarılı bir işbirliğine sahip. Bu, Andritz tarafından sağlanacak dördüncü spunlace hattı olacak. Ayrıca bu sipariş iki şirket arasındaki güçlü ortaklığı kanıtlıyor.

1972 yılında kurulan Eruslu Nonwoven Group, çeşitli tekstil ürünlerinin üretiminde uzmanlaşmış lider bir Türk şirketidir.  Grup, Nonwoven kumaş sektöründe, ev temizliği ve sağlık sektörleri için tek kullanımlık ürünler sunuyor.

Güney Biomedical, Maske Üretimiyle Medical Tekstil Sektöründeki Yerini Aldı

Korona virüsü (Covid-19) salgını sürecinde yeni atılımlar gerçekleştirerek tekstil sektörüne yönelik çalışmalarda bulunan firmalar arasında Teknik Fuarcılık Grubu’nun bir alt kolu olan Güney Biomedical de yerini aldı. Üretim hayatına yeni başlayan Güney Biomedical, günde yaklaşık olarak 250 bin adet maske üretiyor.

Korona virüsü (Covid-19) pandemi sürecinde birçok işletme; koruyucu maske, eldiven, cerrahi tulum gibi salgından koruyan tekstil ürünlerine yönelik çalışmalarda bulundu. Günde yaklaşık 250 bin adet maske üretme kapasitesiyle üretim hayatına başlayan Güney Biomedical yeni kurulmasına rağmen yüksek miktarda ürün satışı gerçekleştirdi. Firmanın, ihracat alanına yönelik çalışmaları da hızla devam ediyor.

Avrupa Birliği ülkelerinin standartlarında maske üretimi gerçekleştiren Güney Biomedical, hijyenik ve steril bir ortamda üretim yapılmasına da büyük önem veriyor. Firma, Avrupa Birliği ülkelerinin maske üretiminde kullandığı HEPA filtre klima ve havalandırma sistemini, üretim sahasında kullanarak ürünlerini, tamamen insan sağlığına yönelik şekilde üretiyor.

Üretim, Hijyenik Bir Ortamda Gerçekleştiriliyor

Güney Biomedical, ‘besafe’ adıyla ürettiği maskelerin, özellikle hijyenik olmasının dışında rahat kullanımına da önem veriyor.

Maskelerin üretim aşaması şu şekilde gerçekleşiyor:

Özel giyimli çalışanlar tarafından el değmeden hazırlanan ve üç katman kumaştan oluşan maskelere, ultrasonik cihazlardaki özel bir sistemle polipropilen (pp) kaplamalı yumuşak ve ayarlanabilir burun telleri takılıyor. Daha sonra bu maskeler, lastiklerin takıldığı tarafa yönlendiriliyor. Özel makinelerde lastikleri takılan maskeler, kalite ve kontrol ekibi tarafına iletiliyor. Kalite ve kontrolden onay alan maskeler, ambalajlama makinesinde ayrıştırılarak paketleniyor.

Güney Biomedical; üç kat spunbond (mavi ve beyaz), üç kat meltblown (mavi ve beyaz) olmak üzere dört çeşit maske üretimi gerçekleştiriyor. Maskenin iç yüzeyi, yumuşak emici ve hipoalerjenik nonwoven katmandan oluşuyor. Orta katmanda; spunbond / meltblown filtre nonwoven kumaş, dış katmanda ise hidrofobik spunbond nonwoven kumaş bulunuyor. Rahat elastik kulak askısı ile kulaklara olan basıncı ortadan kaldıran maskeler, kullanılan lateks içermeyen yuvarlak lastikler ve nonwoven kumaşlar sayesinde kulakta yara oluşturmuyor. Virüslerden, hava kirliliğinden, tozlardan ve polenlerden koruyan bu maskeler, hijyenik üretimi ve kaliteli malzemeleri sayesinde kullananlarda alerjik reaksiyonlara da sebebiyet vermiyor.

Güney Biomedical Avrupa Standartlarında Maske Üretimi Gerçekleştiriyor

Avrupa Birliği ülkelerinin standartlarında maske üretimi gerçekleştiren Güney Biomedical, hijyenik ve steril bir ortamda üretim yapıyor. HEPA filtre klima ve havalandırma sistemini, üretim sahasında kullanan Güney Biomedical, tamamen insan sağlığına yönelik şekilde maske üretimi gerçekleştiriyor.

Benzersiz tasarımı ve rahatlığı ile çok amaçlı kullanıma uygun olan maskeler; spunbond ve meltblown kumaş seçenekleriyle üretilerek virüslerden, hava kirliliğinden, tozlardan ve polenlerden koruyor. Bu maskeler, hijyenik üretimi ve kaliteli malzemeleri sayesinde kullananlarda, kulak yaralarına ve alerjik reaksiyonlara da sebebiyet vermiyor.

Maskeleri incelemek için ve sipariş vermek için http://guneybiomedical.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

Yingyang Nonwoven Machinery: COVID-19 İle Mücadele Etmek İçin Eksiksiz ve Güvenilir Nonwoven Teknik Çözüm Tedarikçisi

Makine üretimi ve teknoloji uzmanı YINGYANG firması, gündemdeki COVID-19 pandemisi için PPE, ıslak mendil vb. gibi eksikliklerinin giderilmesinde, hem yurt içi hem de dünya pazarında yüksek oranda talep edilir hale gelen nonwoven imalat hatlarını inşa etmek için tüm önceliğini bu konu olarak belirledi.

HIGHTEX 2020 Fuarının katılımcıları arasında yer alan YingYang firmasının Satış Müdürü Isabella ile bir röportaj gerçekleştirdik. Isabella, geliştirdikleri son ürünleri ve 2020 planlarını anlattı.

Nonwoven endüstrisinin önde gelen şirketlerinden biri olarak geniş bir ürün yelpazesine sahipsiniz. Bize ürün portföyünüzden ve kullanım alanlarınızdan bahseder misiniz? En çok talep edilen ürünleriniz hangileri?

YINGYANG kapsamlı bir ürün portföyü sunuyor. Ürünlerimiz, burada isimlerini saydıklarımızla sınırlı olmamak üzere, hemen hemen her türlü iğnelenmiş teknik tekstil üretmek için tüm teknik çözümleri kapsıyor. Bunlar arasında; otomotiv iç mekân nonwoven kumaşları, nonwoven halı, jeotekstiller, mikro elyaf sentetik deri altlığı; çeşitli termal ve kimyasal bağlı ürünler, spunbonded, spun-laced ürünler, hava yollu nonwoven kumaşlar, havalı serme ürünler var.

YINGYANG firmasına ait ürün gamı, yüz maskeleri ve koruyucu sağlık giysileri için kullanılan malzemelerden dezenfekte edici ürünlere kadar geniş bir alanı kapsıyor. Firma bu ürünlerin çoğu için COVID-19 ile mücadele sırasında talep artışı olduğunu gördü. Bu kritik malzemeler arasında koruyucu yüz maskeleri ve solunum cihazları için kullanılan nonwoven kumaşlar da bulunuyor. Bu kumaşların üretilmesi için YINGYANG firması Melt blown, Spun-bonded, Through-air, Spun-laced & needle punching teknolojisi gibi eksiksiz üretim hattı setleri sağlıyor. Makine bileşenleri tedarikinde sıkıntısıyla karşı karşıya kalınsa da, YINGYANG firması makineleri zamanında teslim edebilmek için elinden geleni yapıyor. Bu küresel salgın sırasında, Kişisel Koruyucu Donanım üretiminin acil olarak karşılanabilmesi için nonwoven kumaş arzını arttırmaya yardımcı olabilmek adına YINGYANG firması tarafından tedarik edilen nonwoven kumaş makinelerinde birçok yüksek performanslı nonwoven kumaş haftada yedi gün, günde 24 saat üretiliyor.

YINGYANG firması olarak, çok sayıda spun melt hattı ürettiniz. Sizden bu hatların özelliklerini ve kullanım alanlarını dinleyebilir miyiz?

Bu spun melt teknolojileri, en kaliteli denye ürününü elde edebilmek adına en gelişmiş ve yenilikçi teknolojiyi kullanmak, enerji tüketimini optimize etmek, hatlar arası iletimde daha az insan gücü kullanılması ve minimum bakım işlemlerini gerektiren çok düşük maliyetli bir hatla çalışılabilmesi için YINGYANG firması tarafından lanse edildi. Ve nihai ürünler Maske (N 95, KN95, KF94, FFP2 ve FFP3), Tıbbi Koruyucu Boydan Tulumlar, Dezenfeksiyon mendilleri vb. gibi kişisel koruyucu malzemelerin üretiminde kullanılıyor.

Çocuk bezi üretiminde geliştirdiğiniz en son yenilikler ve teknolojiler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Hava yollu, spunbonded ve spunlaced nonwoven kumaşlar gibi ürünler çocuk bezlerinde yaygın olarak kullanılıyor. YINGYANG tüm bu teknolojileri son teknoloji makine tasarımı ve eksiksiz teknik çözümler ile karşılıyor. Ayrıca performans ve fiyat oranı açısından müşterilerine en iyi kalitede nonwoven ürünler sunuyor.

Üretiminizdeki en önemli kriterler ve ürünlerinizi diğer markalardan ayıran en önemli özellikler nelerdir?

YINGYANG’ın kuruluşundan bu yana üretimimizde kalite ve verimlilik kriterleri uygulandı. Son yıllarda aynı zamanda şirketin sürdürülebilir gelişimi için çevre dostu üretime, İnternet ve Endüstri 4.0’a da odaklanıyoruz.

YINGYANG güçlü Ar-Ge ekibi ile her zaman en kapsamlı ürün portföyü ve en iyi performans & fiyat oranı ile müşteriye özel çözümler sunuyor. Her proje ve her müşteriye; iş toplantısı ve iş teklifi gibi daha projenin başlangıcından, üretim, teslimat, kurulum ve satış sonrası hizmete kadar tüm aşamalarda, bireysel izleme ve kolay takip, zamanında yanıt için tamamen eksiksiz dosya sistemi ile benzersiz bir ilgi gösteriliyor. Bu da, YINGYANG’ın dünya çapında nonwoven makinelerinin önde gelen tedarikçisi olarak mükemmel bir üne sahip olmaya devam etmesine neden oldu.

Şirketinizin sürdürülebilirlik ve çevre dostu ürünlere yaklaşımı nedir? Bu konuda ne tür faaliyetleriniz var?

Doğal kaynaklar bu dünyada sınırlı. Doğrusu, makinelerimizin nonwoven malzemeyi üretmesi için kullanılan hammaddenin % 70’inden fazlası PET şişeler, tekstil atıkları ve nonwoven atıklar vb.’dir. Firmamızın ürünlerine gelince; doğal derinin yerine geçen mikro elyaf sentetik deri, köpük yerine geçen termal bağlı dolgu ürünleri, plastik malzemeler yerine geçen PP spunbonded nonwoven kumaşlar, Geleneksel akustik ürünlerin yerine geçen akustik elyaf levha gibi, bunların hepsi sürdürülebilirlik ve çevrenin korunmasına büyük katkı sağlıyor.

Öte yandan, makine tasarımımız, sürdürülebilirlik için daha çevre dostu ve daha fazla enerji tasarrufu sağlıyor.

Dünya genelindeki mümessillikleriniz ve ağırlıklı olarak ihracat yaptığınız ülkeler hakkında bilgi verir misiniz?

30 yıldır faaliyetlerine devam eden YINGYANG, batı ülkeleri de dâhil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki 74 ülkede, ayrıca Orta Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya, Rusya ve Orta Asya gibi geleneksel pazarlarda binlerce komple yüksek kaliteli nonwoven teknoloji çözümleri seti sundu.

2020’deki hedefleriniz, projeleriniz ve yatırımlarınızdan bahseder misiniz?

Ar-Ge laboratuvarımıza yoğun yatırım yaptıktan sonra, 2020 yılında yeni ürün geliştirme için bir dizi Laboratuvar üretim hattı, yeni kaplama sistemi, üretimimiz için yeni lazer kesme sistemi ile Ar-Ge laboratuvarımıza sürekli yatırım yapacağız. Ayrıca personelimiz için her biri 300’den fazla odaya sahip yeni üretim salonları ve yeni apartmanlar yapacağız. Müşterilerimize sürekli olarak en iyi ekibimizle en son ürünlerimizi sunmak için uğraşacağız.

Son olarak, HIGHTEX 2020’de hangi makineleri sergileyeceksiniz? Özelliklerini bizimle paylaşmayı düşünür müsünüz?

YINGYANG, HIGHTEX 2020’de makine sunumu yapmayacak olsa da, müşterilerimizi ağırlayacağımız showroomumuz var. Fuarda ziyaretçilere 2000rpm iğne tezgâhları, son HIGHTEX fuarından bu yana geliştirdiğimiz diğer yeni ürünler ve firmamızın en son gelişimi hakkında bilgi vereceğiz.

Röportaj: Dilek HAYIRLI

2019 EDANA Nonwoven Kumaş İstatistikleri Yayınlandı

Son iki yıldaki düşük büyüme oranlarına rağmen, genişletilmiş Avrupa nonwoven kumaş üretimi son on yıl içerisinde %4,4 yıllık ortalama büyüme oranına ulaşmayı başardı.

Nonwoven ve ilgili endüstrilere hizmet veren uluslararası birlik olan EDANA, 2019 Avrupa yıllık istatistiklerini yayınladı.

Son dönemdeki ekonomik koşullar ve özellikle birçok son kullanıcı sektörlerinin ekonomik darboğaza girmeleri sonucunda, genişletilmiş Avrupa (Batı, Orta ve Doğu Avrupa, Türkiye, Belarus, Ukrayna ve Rusya) ülkelerine ait rakamlar, toplam nonwoven üretiminin 2018’e göre hem ağırlık açısından (+%0.3) hem de yüzey alanı bakımından (+%0.5) istikrarlı bir şekilde gerçekleşti.

EDANA uluslararası birliği tarafından toplanan ve tasnif edilen rakamlara göre, Avrupa’da nonwoven kumaş üretimi, 2.782.917 tona ulaştı. Bu, yıllık büyümenin %1.5 olarak gerçekleştiği 2018 yılı üretim miktarı olan 2.774.194 ton ile hemen hemen aynı seviyededir. Büyüme rakamlarının düşük gerçekleştiği iki yıla rağmen, Avrupa’da gerçekleştirilen nonwoven üretimi son on yılda ortalama %4,4 büyüme kaydetti.

Açıkça görülüyor ki, farklı Avrupa ülkelerinde, çeşitli üretim aşamalarında ve nonwoven kumaşların pazar büyüklükleri arasında farklılıklar gözlemlendiği için, kesin bir sonuç çıkarmak adına daha derinlemesine bir analiz gerekli olacak.

EDANA uluslararası birliğinin Pazar Analizi ve Ekonomik İlişkiler Direktörü Jacques Prigneaux konu ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Açıkça görülen büyüme oranları açısından bakıldığında hava ile işlenmiş (airlaid) nonwovenlar bu yıl içerisindeki uzun vadeli eğilim ile uyumludur. Ancak aslında en yüksek büyüme oranı %5,5’ten biraz daha fazla gerçekleştiren hidro-birleştirme sürecindedir. Bununla birlikte, kuru serme (drylaid) teknolojilerindeki (termal, hava yoluyla, kimyasal olarak bağlanmış ve neddled punched) diğer birleştirme işlemleri ve ayrıca ıslak serilmiş nonwovenlar 2019’da sabit veya negatif büyüme oranlarına tanık oldular. Spunmelt nonwoven üretiminde, 2018’deki performansına kıyasla %0,6’lık bir büyüme kaydedildi.”

Nonwovenların en yüksek miktarda kullanımı, 2019 yılında %1,5 artışla 792.620 ton olarak gerçekleşen, %29’luk payı ile hijyen piyasası olmaya devam ediyor. 2019 yılında yüzde olarak en önemli artışlar masa örtülerinde (+%12,3) ve elektronik malzemelerde (+%6,8) gerçekleşti. Buna karşılık, satılan hacimler açısından bakıldığında birçok önemli sektör sınırlı (bazen negatif) büyüme oranları gerçekleştirebildiler. Örneğin, kişisel bakım mendilleri (+%1,6), bina/çatı kaplama (%-0,3), inşaat mühendisliği (%-1,5) ve otomotiv iç mekânları (%-2,5), gibi. Ayrıca, tıbbi uygulamalar, giysiler, tela ve duvar kaplamaları uygulamalarında da büyük düşüşler gözlemlendi.

Jacques Prigneaux konu ile ilgili şunları ifade etti:

“Katılımcı firmaların yardımı olmadan bu rakamlar bir araya getirilip düzenlenemezdi. Özellikle 2020’nin ilk çeyreğinin fırtınalı döneminde bize verilerini gönderme gayretlerinden ötürü katılımcı firmalara tekrar teşekkür ediyoruz. Katılımcı şirketlerin çabalarının bir araya gelmesi, ISO standartlarında gelişmiş bir nonwoven tanımı ve EDANA personelinin süreci sürekli takibi sayesinde, bu istatistikler üye şirketlerdeki planlama ve ölçümleme amaçları için giderek daha önemli hale geldi.’’

EDANA Genel Müdürü Pierre Wiertz ise şu duyuruyu yaptı:

“Tüm dünya, Covid-19 salgını sırasında tıbbi maskeler ve solunum maskeleri, önlükler, perdeler, tulumlar gibi tıbbi cihazlar ve kişisel koruyucu ekipmanlarla sağlık personelinin ve hastaların korunmasında nonwovenların önemli rolünü keşfetmeye devam ediyor. Bizim de nonwoven üretim ve satış istatistiklerini ve ticaret sınıflandırma kuralları üzerindeki pozisyonumuzu uyumlu hale getirmek için dünya genelindeki paydaş kurumlarla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bunun, güncelleştirilmiş ve geliştirilmiş ISO nonwoven tanımıyla birlikte, tüm sektöre hak ettiği tanınırlığı sağlayacağına inanıyorum.”