Yozgat Bozok Üniversitesi, Endüstriyel Keneviri Üretip Ekonomiye Kazandıracak

Son zamanlarda gündeme getirilmesinin ardından stratejik bir tarım ürünü olarak ülke gündeminde yer alan kenevir üretiminin yaygınlaştırılması için bilimsel çalışmalara yönelen Yozgat Bozok Üniversitesi, üretimi yaptıktan sonra ekonomiye kazandıracak.

Tekstilden otomobil sektörüne, inşaat malzemelerinden kozmetik ürünlere, biyokütle yoluyla enerji sektöründen gıda sanayine kadar birçok kullanım alanı bulunan endüstriyel kenevirin ekimi, Yozgat ve çevresinde Bozok Üniversitesi tarafından yapılıyor. Kenevirin ülke genelinde yaygınlaştırılması ve ekonomiye kazandırılması amacıyla ‘endüstriyel kenevir’ alanında ihtisas üniversitesi olan Yozgat Bozok Üniversitesi, merkez ve Boğazlıyan ilçesinde yerli ve yabancı olmak üzere 16 çeşit kenevirin deneme ekimini yaparak çalışmalara başladı. Bu kapsamda üniversite bünyesinde Kenevir Araştırmaları Enstitüsü kuruldu ve 6 araştırma grubu ile 100’ün üzerinde akademisyen endüstriyel kenevir alanında bilimsel çalışmalara yöneldi.

“Kısa süre içerisinde çok ciddi bir mesafe kat ettik”

Ocak ayı itibariyle Yozgat Bozok Üniversitesi’nin endüstriyel kenevir alanında ihtisas üniversitesi olduğunu hatırlatan Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, “Türkiye’de bu alanda misyon olarak YÖK, bize biyokütlenin değerlendirilmesi ile ilgili görevler verdi. Hedefimiz önemli bir bitki olan kenevirin ekonomiye kazandırılmasını sağlamak. Kenevirin değerlendirilmesi ile ilgili süreci Yozgat Bozok Üniversitesi, ihtisas üniversitesi olmasıyla birlikte başlatmış oldu. Çok kısa süre içerisinde çok ciddi bir mesafe kat ettiğimizi söyleyebiliriz. Kenevir ile ilgili sektörde bir aşamaya gelmiş firmalar bizlerle buluşmaya başladı. Bu firmalarla yakın zamanlarda birlikteliklerimiz, ortaklıklarımız olacak. Bu konuda biz çok heyecanlıyız. Çünkü Türkiye’de kenevirin ekonomiye kazandırılması ile ilgili tek misyonu olan üniversite biziz.” dedi.

Kenevirden yararlanarak yeni nesil batarya üretimi gerçekleştirmek için çalıştıklarını da anlatan Rektör Prof. Dr. Karadağ, “Kenevir akla hayale sığmayacak birçok alanda kullanılabiliyor. Bunlardan bir tanesi de enerji sektörüdür. Kenevirin başta biyo kütlesinin özellikle selülöz kısmını, biyo etanol üretiminde ki bu biyo etanolün en az benzinli araçlarda yüzde 10 oranında kullanılma zorunluluğu var. Özellikle pandemi sürecinde etanol ciddi anlamda değer kazandı. Biyo etanolün üretilmesi de dâhil olmak üzere yeni nesil batarya olan süper kapasitör dediğimiz batarya üretiminde de kenevirden yararlanacağız.” şeklinde konuştu.

“Kenevir ile ilgili yasal düzenlemelere ihtiyacımız var”

Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kenevir Araştırma Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Güngör Yılmaz ise “Kenevirin, Anadolu’da çok uzun yıllardan beri üretildiğini biliyoruz. Üç yıldan beri çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gerek sektörü gerek bu anlamda çalışma yapacak bilim insanlarını bir araya getirdik. Şu anda dünyada, kenevirin kökünden en üst noktasına kadar her bir dokusu çok değişik sektörler ve alanlar tarafından kullanılıyor. Çok ciddi paraların döndüğü sektörler oluştu, tıbbi sektör bunlardan bir tanesidir. Ama bu sektörlerin canlanabilmesi için özellikle medikal anlamda kenevir üretimi ile ilgili yasal düzenlemelere ihtiyacımız var. Ama maalesef biz şu anda çalışabilme noktasında bazı kısıtlamalara sahibiz. Bu noktada yeni güncel kenevir yasasına özellikle uyuşturucularla ilgili yasanın gözden geçirilmesine ve onun güncellenmesine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Bursa, İKMAMM ile Kompozit Teknolojilerinde Söz Sahibi Olacak

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından ileri kompozit malzeme üreten ve kullanan sektörlerin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak ve sektörün Ar-Ge altyapısını güçlendirmek amacıyla İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi (İKMAMM) kuruldu.

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde 17 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen İKMAMM, sanayicilere hem Ar-Ge hem de test merkezi olarak hizmet verecek.

BTSO tarafından Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) destekleriyle, Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM) bünyesinde kurulan İKMAMM’ın açılışı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bursa sanayisinin katma değeri yüksek teknolojik ürünlere geçişinde ve sektörel dönüşümünde kritik bir rol üstlenecek olan İKMAMM, geleceğin teknolojisi olarak nitelendirilen kompozit malzemeler alanında Bursa’yı bir teknoloji üssü konumuna taşımayı hedefliyor.

20 Farklı Test, 5 Farklı Yöntemle Prototip Altyapısı

Sektörde Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecek olan İKMAMM, prototip üretiminden test ve analiz faaliyetlerine kadar geniş bir uzmanlık yelpazesinde hizmet verecek. Kompozit alanında 20 farklı test ve 5 farklı yöntemle prototip altyapısı sunan merkez, özellikle numune üretimi alanındaki güçlü donanımıyla dikkat çekiyor. Merkezde kompozit malzemelerle ilgili temiz oda, otoklav, RTM kalıplama, termo-plastik kalıplama presleri, kür fırını, pre-preg makinesi gibi cihazlar yer alıyor.

Türkiye’nin En Kapsamlı Yanma Laboratuvarı

Türkiye’nin en kapsamlı yanma laboratuvarlarından birinin yer aldığı İKMAMM, raylı sistemler, otomotiv ve havacılık sektörlerinde kullanılan ekipmanların yanma testlerinin Türkiye’de yapılmasına imkân sağlayacak. Sanayiciler daha önce yurt dışında yüksek maliyetlerle gerçekleştirmek zorunda kaldıkları söz konusu testleri çok daha uygun maliyetlerle hızlı ve güvenilir bir şekilde İKMAMM’da gerçekleştirebilecek.

Üniversite-Sanayi İş Birliğine Destek

İKMAMM, üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi noktasında da önemli bir misyon üstlenecek. Merkez, kompozit malzeme üretimi yapan firmalarla üniversite-sanayi iş birliği kapsamında spesifik projeler geliştirilmesine imkan sağlayacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı önümüzdeki 3 yıllık süreçte İKMAMM üstünden 25 KOBİ’ye teknik destek verip ileri teknolojili ürünler geliştirmeleri ve ticarileştirmeleri için destek olacak. Ayrıca TÜBİTAK Sanayi-Doktora Programı kapsamında 23 doktora öğrencisi araştırmacı, Ar-Ge ve üretim süreçlerinde uzman İKMAMM ekibiyle birlikte çalışacak.

“Kompozit Sektörünü Örgütleyen Yeni Bir Model”

Merkezin, GUHEM ile birlikte gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, kompozit malzemelerin yüksek mukavemetli ve çevre dostu oldukları için gelecek yıllarda otomotiv başta olmak üzere; tekstil, savunma, havacılık ve raylı sistemler gibi birçok sektörde yoğun şekilde kullanılacağını söyledi. Kompozit malzemeleri geliştirmenin çok ciddi bir bilgi birikimi ve Ar-Ge altyapısı gerektirdiğini kaydeden Bakan Varank, “Bursa sanayisi bu malzemeleri geliştirmede yeni kabiliyetler edinsin diye İKMAMM’ı kurduk. Firmalar, kendi bünyelerinde gerçekleştiremedikleri Ar-Ge’yi buradaki altyapıları kullanarak geliştirme imkânına sahip olacaklar. Burayı sadece bir araştırma merkezi değil, aynı zamanda kompozit sektörünü örgütleyen yeni bir model olarak görmemiz gerekiyor. Merkez kanalıyla firmaların ticari gelişimlerini hızlandıracağız. Dolayısıyla, Ar-Ge’den çok daha fazlasını sunan bir altyapıyı Bursa’ya kazandırıyoruz. Başka bir ifadeyle; hem sanayinin mevcut kabiliyetlerini geliştiriyor hem de yeni kabiliyetler edinmesini sağlıyoruz.” dedi.

“Bursa’nın Geleceğine Yapılmış Bir Yatırım”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, göreve geldikleri günden bu yana yüksek teknoloji ve katma değer üreten öncü bir Bursa oluşturmak hedefiyle kararlı adımlar attıklarını söyledi. İKMAMM ile son derece stratejik bir alan olan kompozit malzemeler sektöründe Bursalı sanayicilerin üretim kabiliyetini geliştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Burkay, “BTSO olarak ortaya koyduğumuz vizyon ile sanayicilerimizi katma değeri yüksek iş alanlarına yönlendiriyoruz. Otomotiv, tekstil, makine gibi geleneksel sektörlerimizin yanında raylı sistemler, kompozit, havacılık ve savunma gibi sektörlerde de Bursa’yı küresel bir oyuncu haline getirmeyi amaçlıyoruz. İKMAMM bu noktada şehrimizin geleceğine yapılmış çok önemli bir yatırım. Yarının malzemesi olarak adlandırılan kompozit sektöründe firmalarımız bugünden bu teknolojileri geliştirme imkânına sahip olacak.” dedi.

“İki Mükemmeliyet Merkezi Daha Kuracağız”

BUTEKOM bünyesinde Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi’nin ardından Bursa’ya kazandırdıkları ikinci mükemmeliyet merkezi olan İKMAMM’ın kompozit sektöründe özgün ürünlerin üretilmesi ve geliştirilmesi için gerekli olan güçlü Ar-Ge altyapısına sahip olduğunu kaydeden Başkan Burkay, “Tüm sanayicilerin merkezimizin imkânlarından faydalanmalarını bekliyoruz. Yakın zamanda nanoteknoloji ve mikromekanik-mikroelektronik alanlarında iki ayrı mükemmeliyet merkezini daha Bursa’mıza kazandırmayı hedefliyoruz.” dedi.

Tüyap Fuar Alanı’nda Pandemi Sürecinde Düzenlenen İlk Uluslararası Fuar Yoğun İlgi Gördü

Global pandemi sürecinin ardından Türkiye’nin ilk uluslararası fuarı olarak kapılarını açan WoodTech Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı, 10-14 Ekim 2020 tarihlerinde Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenleniyor. Yurt içinden ve dışından yoğun ziyaretçinin geldiği fuarda, girişten itibaren her noktada alınan önlemler, tüm katılımcı ve ziyaretçilerin en üst düzeyde korunmasını sağlıyor.
Türkiye’nin ilk ve tek ‘TSE Covid-19 Güvenli Hizmet Belgesi’’ni almaya hak kazanmış fuar alanı olan Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, güvenilir bir şekilde uluslararası fuarlara ev sahipliği yapmaya başladı.


Bu doğrultuda, 22 – 26 Haziran 2021 tarihinde yapılacak olan HIGHTEX 2021 Nonwoven ve Teknik Tekstiller Fuarı, alınan tüm tedbirler çerçevesinde, yurt içinden ve yurt dışından gelecek olan katılımcılarını ve ziyaretçilerini hijyenik, güvenilir ve sağlığı korumaya yönelik bir ortamda ağırlamaya hazırlanıyor. Fuarlarımızın çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Eruslu Nonwoven Group, Andritz’den Spunlace Hattı Sipariş Etti

Uluslararası Teknoloji Grubu Andritz, Eruslu Nonwoven Group’tan Gaziantep’teki fabrikasına kurmak üzere komple bir neXline spunlace hattı siparişi aldı.

Yıllık üretim kapasitesi 18 bin tonu bulan hattın, 2021 yılının başında kurulumunun yapılması ve devreye alınması planlanıyor.

Bu yeni spunlace eXcelle hattı, 30 ila 75 g / m2 arasında bir gramajla polyester, viskon, liyosel ve ağartılmış pamuk gibi çok çeşitli elyafları işleyebilecek. Firma bu hat ile kozmetik uygulamaları için yüksek kaliteli ıslak mendil, kadın bakım ve bebek bezi, toz bezi, kuaför havlusu, tıbbi sargı bezi, gazlı bez ve diğer birçok ürünü üretecek. Yeni hat, Eruslu firmasının ürün portföyünü yeni teknik uygulamalarla çeşitlendirmesini sağlayacak.

Anlaşma kapsamında Andritz, tülbent oluşturmadan kurutmaya kadar eksiksiz bir hat sunacak.

Sipariş şunları kapsıyor:

  • Bir Laroche açma ve karıştırma makinesi seti
  • İki hat içi yüksek hızlı TT tarağı,
  • Bir Andritz tam filtrasyon ünitesi de dâhil olmak üzere, su ile bağlamada (hidroentaglement) kendini kanıtlamış bir JetlaceEssentiel ünitesi.
  • bir neXdry çift tamburlu hava kurutucu,
  • enerji tasarrufu için bir neXecodry S1 sistemi

Dördüncü Spunlace Hattı Siparişi

Andritz ve Eruslu firmaları, 2009 yılında başlayan uzun vadeli ve başarılı bir işbirliğine sahip. Bu, Andritz tarafından sağlanacak dördüncü spunlace hattı olacak. Ayrıca bu sipariş iki şirket arasındaki güçlü ortaklığı kanıtlıyor.

1972 yılında kurulan Eruslu Nonwoven Group, çeşitli tekstil ürünlerinin üretiminde uzmanlaşmış lider bir Türk şirketidir.  Grup, Nonwoven kumaş sektöründe, ev temizliği ve sağlık sektörleri için tek kullanımlık ürünler sunuyor.

Güney Biomedical, Maske Üretimiyle Medical Tekstil Sektöründeki Yerini Aldı

Korona virüsü (Covid-19) salgını sürecinde yeni atılımlar gerçekleştirerek tekstil sektörüne yönelik çalışmalarda bulunan firmalar arasında Teknik Fuarcılık Grubu’nun bir alt kolu olan Güney Biomedical de yerini aldı. Üretim hayatına yeni başlayan Güney Biomedical, günde yaklaşık olarak 250 bin adet maske üretiyor.

Korona virüsü (Covid-19) pandemi sürecinde birçok işletme; koruyucu maske, eldiven, cerrahi tulum gibi salgından koruyan tekstil ürünlerine yönelik çalışmalarda bulundu. Günde yaklaşık 250 bin adet maske üretme kapasitesiyle üretim hayatına başlayan Güney Biomedical yeni kurulmasına rağmen yüksek miktarda ürün satışı gerçekleştirdi. Firmanın, ihracat alanına yönelik çalışmaları da hızla devam ediyor.

Avrupa Birliği ülkelerinin standartlarında maske üretimi gerçekleştiren Güney Biomedical, hijyenik ve steril bir ortamda üretim yapılmasına da büyük önem veriyor. Firma, Avrupa Birliği ülkelerinin maske üretiminde kullandığı HEPA filtre klima ve havalandırma sistemini, üretim sahasında kullanarak ürünlerini, tamamen insan sağlığına yönelik şekilde üretiyor.

Üretim, Hijyenik Bir Ortamda Gerçekleştiriliyor

Güney Biomedical, ‘besafe’ adıyla ürettiği maskelerin, özellikle hijyenik olmasının dışında rahat kullanımına da önem veriyor.

Maskelerin üretim aşaması şu şekilde gerçekleşiyor:

Özel giyimli çalışanlar tarafından el değmeden hazırlanan ve üç katman kumaştan oluşan maskelere, ultrasonik cihazlardaki özel bir sistemle polipropilen (pp) kaplamalı yumuşak ve ayarlanabilir burun telleri takılıyor. Daha sonra bu maskeler, lastiklerin takıldığı tarafa yönlendiriliyor. Özel makinelerde lastikleri takılan maskeler, kalite ve kontrol ekibi tarafına iletiliyor. Kalite ve kontrolden onay alan maskeler, ambalajlama makinesinde ayrıştırılarak paketleniyor.

Güney Biomedical; üç kat spunbond (mavi ve beyaz), üç kat meltblown (mavi ve beyaz) olmak üzere dört çeşit maske üretimi gerçekleştiriyor. Maskenin iç yüzeyi, yumuşak emici ve hipoalerjenik nonwoven katmandan oluşuyor. Orta katmanda; spunbond / meltblown filtre nonwoven kumaş, dış katmanda ise hidrofobik spunbond nonwoven kumaş bulunuyor. Rahat elastik kulak askısı ile kulaklara olan basıncı ortadan kaldıran maskeler, kullanılan lateks içermeyen yuvarlak lastikler ve nonwoven kumaşlar sayesinde kulakta yara oluşturmuyor. Virüslerden, hava kirliliğinden, tozlardan ve polenlerden koruyan bu maskeler, hijyenik üretimi ve kaliteli malzemeleri sayesinde kullananlarda alerjik reaksiyonlara da sebebiyet vermiyor.

Güney Biomedical Avrupa Standartlarında Maske Üretimi Gerçekleştiriyor

Avrupa Birliği ülkelerinin standartlarında maske üretimi gerçekleştiren Güney Biomedical, hijyenik ve steril bir ortamda üretim yapıyor. HEPA filtre klima ve havalandırma sistemini, üretim sahasında kullanan Güney Biomedical, tamamen insan sağlığına yönelik şekilde maske üretimi gerçekleştiriyor.

Benzersiz tasarımı ve rahatlığı ile çok amaçlı kullanıma uygun olan maskeler; spunbond ve meltblown kumaş seçenekleriyle üretilerek virüslerden, hava kirliliğinden, tozlardan ve polenlerden koruyor. Bu maskeler, hijyenik üretimi ve kaliteli malzemeleri sayesinde kullananlarda, kulak yaralarına ve alerjik reaksiyonlara da sebebiyet vermiyor.

Maskeleri incelemek için ve sipariş vermek için http://guneybiomedical.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

Yingyang Nonwoven Machinery: COVID-19 İle Mücadele Etmek İçin Eksiksiz ve Güvenilir Nonwoven Teknik Çözüm Tedarikçisi

Makine üretimi ve teknoloji uzmanı YINGYANG firması, gündemdeki COVID-19 pandemisi için PPE, ıslak mendil vb. gibi eksikliklerinin giderilmesinde, hem yurt içi hem de dünya pazarında yüksek oranda talep edilir hale gelen nonwoven imalat hatlarını inşa etmek için tüm önceliğini bu konu olarak belirledi.

HIGHTEX 2020 Fuarının katılımcıları arasında yer alan YingYang firmasının Satış Müdürü Isabella ile bir röportaj gerçekleştirdik. Isabella, geliştirdikleri son ürünleri ve 2020 planlarını anlattı.

Nonwoven endüstrisinin önde gelen şirketlerinden biri olarak geniş bir ürün yelpazesine sahipsiniz. Bize ürün portföyünüzden ve kullanım alanlarınızdan bahseder misiniz? En çok talep edilen ürünleriniz hangileri?

YINGYANG kapsamlı bir ürün portföyü sunuyor. Ürünlerimiz, burada isimlerini saydıklarımızla sınırlı olmamak üzere, hemen hemen her türlü iğnelenmiş teknik tekstil üretmek için tüm teknik çözümleri kapsıyor. Bunlar arasında; otomotiv iç mekân nonwoven kumaşları, nonwoven halı, jeotekstiller, mikro elyaf sentetik deri altlığı; çeşitli termal ve kimyasal bağlı ürünler, spunbonded, spun-laced ürünler, hava yollu nonwoven kumaşlar, havalı serme ürünler var.

YINGYANG firmasına ait ürün gamı, yüz maskeleri ve koruyucu sağlık giysileri için kullanılan malzemelerden dezenfekte edici ürünlere kadar geniş bir alanı kapsıyor. Firma bu ürünlerin çoğu için COVID-19 ile mücadele sırasında talep artışı olduğunu gördü. Bu kritik malzemeler arasında koruyucu yüz maskeleri ve solunum cihazları için kullanılan nonwoven kumaşlar da bulunuyor. Bu kumaşların üretilmesi için YINGYANG firması Melt blown, Spun-bonded, Through-air, Spun-laced & needle punching teknolojisi gibi eksiksiz üretim hattı setleri sağlıyor. Makine bileşenleri tedarikinde sıkıntısıyla karşı karşıya kalınsa da, YINGYANG firması makineleri zamanında teslim edebilmek için elinden geleni yapıyor. Bu küresel salgın sırasında, Kişisel Koruyucu Donanım üretiminin acil olarak karşılanabilmesi için nonwoven kumaş arzını arttırmaya yardımcı olabilmek adına YINGYANG firması tarafından tedarik edilen nonwoven kumaş makinelerinde birçok yüksek performanslı nonwoven kumaş haftada yedi gün, günde 24 saat üretiliyor.

YINGYANG firması olarak, çok sayıda spun melt hattı ürettiniz. Sizden bu hatların özelliklerini ve kullanım alanlarını dinleyebilir miyiz?

Bu spun melt teknolojileri, en kaliteli denye ürününü elde edebilmek adına en gelişmiş ve yenilikçi teknolojiyi kullanmak, enerji tüketimini optimize etmek, hatlar arası iletimde daha az insan gücü kullanılması ve minimum bakım işlemlerini gerektiren çok düşük maliyetli bir hatla çalışılabilmesi için YINGYANG firması tarafından lanse edildi. Ve nihai ürünler Maske (N 95, KN95, KF94, FFP2 ve FFP3), Tıbbi Koruyucu Boydan Tulumlar, Dezenfeksiyon mendilleri vb. gibi kişisel koruyucu malzemelerin üretiminde kullanılıyor.

Çocuk bezi üretiminde geliştirdiğiniz en son yenilikler ve teknolojiler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Hava yollu, spunbonded ve spunlaced nonwoven kumaşlar gibi ürünler çocuk bezlerinde yaygın olarak kullanılıyor. YINGYANG tüm bu teknolojileri son teknoloji makine tasarımı ve eksiksiz teknik çözümler ile karşılıyor. Ayrıca performans ve fiyat oranı açısından müşterilerine en iyi kalitede nonwoven ürünler sunuyor.

Üretiminizdeki en önemli kriterler ve ürünlerinizi diğer markalardan ayıran en önemli özellikler nelerdir?

YINGYANG’ın kuruluşundan bu yana üretimimizde kalite ve verimlilik kriterleri uygulandı. Son yıllarda aynı zamanda şirketin sürdürülebilir gelişimi için çevre dostu üretime, İnternet ve Endüstri 4.0’a da odaklanıyoruz.

YINGYANG güçlü Ar-Ge ekibi ile her zaman en kapsamlı ürün portföyü ve en iyi performans & fiyat oranı ile müşteriye özel çözümler sunuyor. Her proje ve her müşteriye; iş toplantısı ve iş teklifi gibi daha projenin başlangıcından, üretim, teslimat, kurulum ve satış sonrası hizmete kadar tüm aşamalarda, bireysel izleme ve kolay takip, zamanında yanıt için tamamen eksiksiz dosya sistemi ile benzersiz bir ilgi gösteriliyor. Bu da, YINGYANG’ın dünya çapında nonwoven makinelerinin önde gelen tedarikçisi olarak mükemmel bir üne sahip olmaya devam etmesine neden oldu.

Şirketinizin sürdürülebilirlik ve çevre dostu ürünlere yaklaşımı nedir? Bu konuda ne tür faaliyetleriniz var?

Doğal kaynaklar bu dünyada sınırlı. Doğrusu, makinelerimizin nonwoven malzemeyi üretmesi için kullanılan hammaddenin % 70’inden fazlası PET şişeler, tekstil atıkları ve nonwoven atıklar vb.’dir. Firmamızın ürünlerine gelince; doğal derinin yerine geçen mikro elyaf sentetik deri, köpük yerine geçen termal bağlı dolgu ürünleri, plastik malzemeler yerine geçen PP spunbonded nonwoven kumaşlar, Geleneksel akustik ürünlerin yerine geçen akustik elyaf levha gibi, bunların hepsi sürdürülebilirlik ve çevrenin korunmasına büyük katkı sağlıyor.

Öte yandan, makine tasarımımız, sürdürülebilirlik için daha çevre dostu ve daha fazla enerji tasarrufu sağlıyor.

Dünya genelindeki mümessillikleriniz ve ağırlıklı olarak ihracat yaptığınız ülkeler hakkında bilgi verir misiniz?

30 yıldır faaliyetlerine devam eden YINGYANG, batı ülkeleri de dâhil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki 74 ülkede, ayrıca Orta Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya, Rusya ve Orta Asya gibi geleneksel pazarlarda binlerce komple yüksek kaliteli nonwoven teknoloji çözümleri seti sundu.

2020’deki hedefleriniz, projeleriniz ve yatırımlarınızdan bahseder misiniz?

Ar-Ge laboratuvarımıza yoğun yatırım yaptıktan sonra, 2020 yılında yeni ürün geliştirme için bir dizi Laboratuvar üretim hattı, yeni kaplama sistemi, üretimimiz için yeni lazer kesme sistemi ile Ar-Ge laboratuvarımıza sürekli yatırım yapacağız. Ayrıca personelimiz için her biri 300’den fazla odaya sahip yeni üretim salonları ve yeni apartmanlar yapacağız. Müşterilerimize sürekli olarak en iyi ekibimizle en son ürünlerimizi sunmak için uğraşacağız.

Son olarak, HIGHTEX 2020’de hangi makineleri sergileyeceksiniz? Özelliklerini bizimle paylaşmayı düşünür müsünüz?

YINGYANG, HIGHTEX 2020’de makine sunumu yapmayacak olsa da, müşterilerimizi ağırlayacağımız showroomumuz var. Fuarda ziyaretçilere 2000rpm iğne tezgâhları, son HIGHTEX fuarından bu yana geliştirdiğimiz diğer yeni ürünler ve firmamızın en son gelişimi hakkında bilgi vereceğiz.

Röportaj: Dilek HAYIRLI

2019 EDANA Nonwoven Kumaş İstatistikleri Yayınlandı

Son iki yıldaki düşük büyüme oranlarına rağmen, genişletilmiş Avrupa nonwoven kumaş üretimi son on yıl içerisinde %4,4 yıllık ortalama büyüme oranına ulaşmayı başardı.

Nonwoven ve ilgili endüstrilere hizmet veren uluslararası birlik olan EDANA, 2019 Avrupa yıllık istatistiklerini yayınladı.

Son dönemdeki ekonomik koşullar ve özellikle birçok son kullanıcı sektörlerinin ekonomik darboğaza girmeleri sonucunda, genişletilmiş Avrupa (Batı, Orta ve Doğu Avrupa, Türkiye, Belarus, Ukrayna ve Rusya) ülkelerine ait rakamlar, toplam nonwoven üretiminin 2018’e göre hem ağırlık açısından (+%0.3) hem de yüzey alanı bakımından (+%0.5) istikrarlı bir şekilde gerçekleşti.

EDANA uluslararası birliği tarafından toplanan ve tasnif edilen rakamlara göre, Avrupa’da nonwoven kumaş üretimi, 2.782.917 tona ulaştı. Bu, yıllık büyümenin %1.5 olarak gerçekleştiği 2018 yılı üretim miktarı olan 2.774.194 ton ile hemen hemen aynı seviyededir. Büyüme rakamlarının düşük gerçekleştiği iki yıla rağmen, Avrupa’da gerçekleştirilen nonwoven üretimi son on yılda ortalama %4,4 büyüme kaydetti.

Açıkça görülüyor ki, farklı Avrupa ülkelerinde, çeşitli üretim aşamalarında ve nonwoven kumaşların pazar büyüklükleri arasında farklılıklar gözlemlendiği için, kesin bir sonuç çıkarmak adına daha derinlemesine bir analiz gerekli olacak.

EDANA uluslararası birliğinin Pazar Analizi ve Ekonomik İlişkiler Direktörü Jacques Prigneaux konu ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Açıkça görülen büyüme oranları açısından bakıldığında hava ile işlenmiş (airlaid) nonwovenlar bu yıl içerisindeki uzun vadeli eğilim ile uyumludur. Ancak aslında en yüksek büyüme oranı %5,5’ten biraz daha fazla gerçekleştiren hidro-birleştirme sürecindedir. Bununla birlikte, kuru serme (drylaid) teknolojilerindeki (termal, hava yoluyla, kimyasal olarak bağlanmış ve neddled punched) diğer birleştirme işlemleri ve ayrıca ıslak serilmiş nonwovenlar 2019’da sabit veya negatif büyüme oranlarına tanık oldular. Spunmelt nonwoven üretiminde, 2018’deki performansına kıyasla %0,6’lık bir büyüme kaydedildi.”

Nonwovenların en yüksek miktarda kullanımı, 2019 yılında %1,5 artışla 792.620 ton olarak gerçekleşen, %29’luk payı ile hijyen piyasası olmaya devam ediyor. 2019 yılında yüzde olarak en önemli artışlar masa örtülerinde (+%12,3) ve elektronik malzemelerde (+%6,8) gerçekleşti. Buna karşılık, satılan hacimler açısından bakıldığında birçok önemli sektör sınırlı (bazen negatif) büyüme oranları gerçekleştirebildiler. Örneğin, kişisel bakım mendilleri (+%1,6), bina/çatı kaplama (%-0,3), inşaat mühendisliği (%-1,5) ve otomotiv iç mekânları (%-2,5), gibi. Ayrıca, tıbbi uygulamalar, giysiler, tela ve duvar kaplamaları uygulamalarında da büyük düşüşler gözlemlendi.

Jacques Prigneaux konu ile ilgili şunları ifade etti:

“Katılımcı firmaların yardımı olmadan bu rakamlar bir araya getirilip düzenlenemezdi. Özellikle 2020’nin ilk çeyreğinin fırtınalı döneminde bize verilerini gönderme gayretlerinden ötürü katılımcı firmalara tekrar teşekkür ediyoruz. Katılımcı şirketlerin çabalarının bir araya gelmesi, ISO standartlarında gelişmiş bir nonwoven tanımı ve EDANA personelinin süreci sürekli takibi sayesinde, bu istatistikler üye şirketlerdeki planlama ve ölçümleme amaçları için giderek daha önemli hale geldi.’’

EDANA Genel Müdürü Pierre Wiertz ise şu duyuruyu yaptı:

“Tüm dünya, Covid-19 salgını sırasında tıbbi maskeler ve solunum maskeleri, önlükler, perdeler, tulumlar gibi tıbbi cihazlar ve kişisel koruyucu ekipmanlarla sağlık personelinin ve hastaların korunmasında nonwovenların önemli rolünü keşfetmeye devam ediyor. Bizim de nonwoven üretim ve satış istatistiklerini ve ticaret sınıflandırma kuralları üzerindeki pozisyonumuzu uyumlu hale getirmek için dünya genelindeki paydaş kurumlarla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bunun, güncelleştirilmiş ve geliştirilmiş ISO nonwoven tanımıyla birlikte, tüm sektöre hak ettiği tanınırlığı sağlayacağına inanıyorum.”

KOVID-19 ile Mücadeleye Destek Olan Nonwoven Ürünler

Edana tarafından yayınlanan bildiride, Korona virüsünün (KOVID-19) neden olduğu mevcut küresel sağlık krizi, yüz maskelerinin, dezenfekte edici mendillerin ve kişisel koruyucu giysilerin öneminin yanı sıra, tedarik zincirinin bu ürünlerin üretimini ve tedarikini sağlayacak şekilde devam ettirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Bu bağlamda, pandemiye karşı savaşa katkıda bulunan diğer nonwoven bazlı ürünleri de içeren resme daha geniş bakmak gerekiyor.

  • Hızlı test kitleri için bileşenler

Dünya çapında birçok teşhis şirketi, koronavirüsün kolay ve hızlı bir şekilde tespit edilmesi için test kitlerinin geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Bu kitler, kandaki virüsü tespit edebilen lif bazlı bileşenler içeriyor.

  • Biyo-numune toplama kartları

Bu kartlar, bulaşıcı hastalıkların geniş ölçekte taranması için kullanılıyor. Daha geleneksel sıvı örneklemesine bir alternatif olabilirler: doğrudan karta toplanan kan veya tükürük örnekleri, analizden önce ortam sıcaklığında saklanabilir ve taşınabilir.

  • Suni solunum cihazları için filtreler

KOVID-19’dan etkilenen en ciddi vakalar suni solunuma ihtiyaç duyduğundan vantilatörlerin güvenliğini ve hastalara sağlanan havanın kalitesini sağlamak için kullanılan filtre ortamına güçlü bir talep oluyor.

  • Laboratuvar filtreleri

Sağlık kuruluşları, hastaneler ve laboratuvarlar, özellikle KOVID-19’un tedavisi ve aşılanmasına yönelik araştırmalar için analiz, numune hazırlama ve laboratuvar çalışmaları için yeni zorluklarla karşı karşıyalar. Laboratuvar filtreleri, laboratuvar ölçekli uygulamalarda numunelerden partiküllerin uzaklaştırılması için kullanılıyor.

Türkiye, Nonwoven ve Teknik Tekstiller Alanında Gelişmiş Bir Kapasiteye Sahip

Dünya, KOVID-19 pandemisi sırasında; tıbbi maskeler, solunum maskeleri, solunum cihazları, önlükler, perdeler, tulumlar gibi tıbbi cihazlar ve kişisel koruyucu ekipmanlarla sağlık personelinin ve hastaların korunmasında nonwovenların önemli rolünü keşfetmeye devam ediyor. Türkiye’de, nonwoven ve teknik tekstiller alanında faaliyet gösteren birçok firma, uluslararası pazarda da önemli rol oynayarak bu konudaki global başarısını kanıtlıyor. Firmalar, milli ve yerli üretimle sağlık çalışanları başta olmak üzere Türkiye genelinde maske ve dezenfektan ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalarına son hızla devam ediyor. Örneğin; 61 ihracatçı birliği, 27 sektörü ile 90 bin ihracatçısıyla Türkiye’de ihracatın tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), günlük 1 milyon maske üretimi ile başlayıp aylık 40 milyon adet maske üretimi kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye, kendi ülkesi için ürettiği tıbbi malzemelerin yanı sıra, bu konuda ihtiyacı bulunan ülkelere de gerekli desteği sağlıyor.

Kordsa Büyüme Hikâyesine Devam Ediyor

Güçlendirme lideri Kordsa kompozit teknolojileri alanında yatırımlarını sürdürürken, bir yılı daha başarılı finansal sonuçlarla kapadı. Kordsa’nın, 2019 yılında, bir önceki yıla göre cirosu %30,2 artarak 5,137 milyon TL’ye, net kârı ise %11,8’lik artışla 378 milyon TL’ye ulaştı.

Aynı dönemde faiz amortisman vergi öncesi karı ise 747 milyon TL oldu.

Sabancı Holding iştiraklerinden Kordsa, 2018 ve 2019 yıllarında bünyesine kattığı Amerika’daki 4 kompozit şirketi ile bu yıl da büyümesini sürdürdü. Kompozit sektöründe geliştirdiği teknolojilerle söz sahibi olmak ve yatırımlarının ciroya yansımasını hızlı görmek isteyen Kordsa, kompozit pazarının ve havacılık sektörünün merkezi olan ABD’de yerleşik ve onay süreçlerini tamamlamış şirketlere yatırım yaparak büyümesini sürdürdü. ABD’deki bu yatırımlarının ciroya olan 737 milyon TL’lik katkısı 2019 sene sonu finansal göstergelerine pozitif yansıdı. 2019 yılında, toplam cirosu önceki yıla göre %30,2 artış göstererek 5,1 milyar TL’ye ulaşan şirketin, dönem kârı %11,8 artışla 378 milyon TL’ye yükseldi; esas faaliyet kârı ise %16,9 artışla 614 milyon TL olarak gerçekleşti. 2019 yılında 38 ülkeye ihracat yapan Kordsa, toplam ihracat tutarını %14,6 oranında artırdı.

2019 yılında gösterdikleri büyümeden ve imza attıkları sürdürülebilir teknolojilerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kordsa CEO’su Ali Çalışkan yılsonu sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Kordsa olarak “Tutkumuz Yaşamı Güçlendirmek”. Ülkemize, paydaşlarımıza ve yatırımcılarımıza değer katmak için büyümeye ve büyürken de içinde bulunduğumuz sektörlere yön vermek için sürdürülebilir teknolojiler geliştirmeye çalışıyoruz. Kordsa Güçlendiricileri olarak bilgi birikimimizi ve yetkinliklerimizi daha farklı alanlarda kullanmak üzere, Sabancı Üniversitesi ortaklığında, yeni nesil esnek giyilebilir sensörler geliştirmek için “Esnek Elektronikler” Ar-Ge platformunu oluşturduk. Lastik güçlendirme ile başladığımız yolculuğumuzu, 2018 ve 2019 yılında yaptığımız yatırımlarımızla uzaya taşıdık, şimdi bu yeni ar-ge platformuyla teknolojik genişliğimizi daha öteye taşımaya ve geleceğin teknolojisini üretmek için çalışmaya hazırız. Tüm başarılarımıza katkısı olan çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ederim.”

2019’un üçüncü çeyreğinin başında, ileri kompozit teknolojileri ve havacılık sektöründe önemli bir yeri olan ve orjinal parça üreticisi onay süreçlerini tamamlamış olan ABD’li Axiom Materials’ı bünyesine katarak ikinci bir Kordsa yaratma yolculuğunda önemli bir adım kaydeden şirket, uçak motorlarında kullanılan yüksek ısıya dayanıklı Oksit-Oksit seramik kompozit pazarının önemli bir tedarikçisi haline geldi. Dünyada her üç otomobil lastiğinden birini ve her üç uçak lastiğinden ikisini güçlendiren Kordsa, bugün lastiklerini güçlendirdiği uçakların kanatları, gövdeleri ve iç aksamlarından sonra artık motorlarını da güçlendirir konuma geldi.

Kompozit alanındaki büyümesinin yanı sıra lastik güçlendirme sektöründeki liderliğini de koruyan Kordsa, bu iş kolunda artan talebe cevap vermek amacıyla yatırım kararını 2016 yılında aldığı ve İzmit tesisinde 7 bin ton ek polyester iplik kapasitesi sağlayacak yeni hattını 2019 yılında devreye aldı. Bu yeni hat ile Kordsa, standart HMLS polyester ipliğine ilave olarak çok yüksek mukavemetli ve daha iyi boyutsal kararlılığa sahip yeni nesil polyester iplik ürünleri üretme yetkinliğine sahip oldu.

Yaşamı güçlendirme hedefiyle çıktığı yolda attığı her adımda ve her yatırımında ‘‘sürdürülebilir teknolojiler’’ üretmeye çalışan Kordsa, 2019 yılında açık inovasyon anlayışıyla lastik sektörüne yön verecek bir inovasyona imza attı. Lastik üreticisi Continental ile Ar-Ge güçlerini birleştirerek kauçuk esaslı bileşiklerle tekstil güçlendirme malzemelerini yapıştırmak için CoKoon adı verilen resorsinol ve formaldehit içermeyen yeni ve çevreci bir yapıştırıcı standardı geliştiren Kordsa, bu yeni formüle erişim için ücretsiz bir lisans havuzu oluşturarak, bir asra yakındır sektör standardı olan teknolojiye alternatif olmasını hedefliyor. CoKoon yapıştırma teknolojisi kullanılan ilk 250.000 lastiğin üretimi de 2019’un son çeyreğinde başladı.