Yingyang Nonwoven Machinery: COVID-19 İle Mücadele Etmek İçin Eksiksiz ve Güvenilir Nonwoven Teknik Çözüm Tedarikçisi

Makine üretimi ve teknoloji uzmanı YINGYANG firması, gündemdeki COVID-19 pandemisi için PPE, ıslak mendil vb. gibi eksikliklerinin giderilmesinde, hem yurt içi hem de dünya pazarında yüksek oranda talep edilir hale gelen nonwoven imalat hatlarını inşa etmek için tüm önceliğini bu konu olarak belirledi.

HIGHTEX 2020 Fuarının katılımcıları arasında yer alan YingYang firmasının Satış Müdürü Isabella ile bir röportaj gerçekleştirdik. Isabella, geliştirdikleri son ürünleri ve 2020 planlarını anlattı.

Nonwoven endüstrisinin önde gelen şirketlerinden biri olarak geniş bir ürün yelpazesine sahipsiniz. Bize ürün portföyünüzden ve kullanım alanlarınızdan bahseder misiniz? En çok talep edilen ürünleriniz hangileri?

YINGYANG kapsamlı bir ürün portföyü sunuyor. Ürünlerimiz, burada isimlerini saydıklarımızla sınırlı olmamak üzere, hemen hemen her türlü iğnelenmiş teknik tekstil üretmek için tüm teknik çözümleri kapsıyor. Bunlar arasında; otomotiv iç mekân nonwoven kumaşları, nonwoven halı, jeotekstiller, mikro elyaf sentetik deri altlığı; çeşitli termal ve kimyasal bağlı ürünler, spunbonded, spun-laced ürünler, hava yollu nonwoven kumaşlar, havalı serme ürünler var.

YINGYANG firmasına ait ürün gamı, yüz maskeleri ve koruyucu sağlık giysileri için kullanılan malzemelerden dezenfekte edici ürünlere kadar geniş bir alanı kapsıyor. Firma bu ürünlerin çoğu için COVID-19 ile mücadele sırasında talep artışı olduğunu gördü. Bu kritik malzemeler arasında koruyucu yüz maskeleri ve solunum cihazları için kullanılan nonwoven kumaşlar da bulunuyor. Bu kumaşların üretilmesi için YINGYANG firması Melt blown, Spun-bonded, Through-air, Spun-laced & needle punching teknolojisi gibi eksiksiz üretim hattı setleri sağlıyor. Makine bileşenleri tedarikinde sıkıntısıyla karşı karşıya kalınsa da, YINGYANG firması makineleri zamanında teslim edebilmek için elinden geleni yapıyor. Bu küresel salgın sırasında, Kişisel Koruyucu Donanım üretiminin acil olarak karşılanabilmesi için nonwoven kumaş arzını arttırmaya yardımcı olabilmek adına YINGYANG firması tarafından tedarik edilen nonwoven kumaş makinelerinde birçok yüksek performanslı nonwoven kumaş haftada yedi gün, günde 24 saat üretiliyor.

YINGYANG firması olarak, çok sayıda spun melt hattı ürettiniz. Sizden bu hatların özelliklerini ve kullanım alanlarını dinleyebilir miyiz?

Bu spun melt teknolojileri, en kaliteli denye ürününü elde edebilmek adına en gelişmiş ve yenilikçi teknolojiyi kullanmak, enerji tüketimini optimize etmek, hatlar arası iletimde daha az insan gücü kullanılması ve minimum bakım işlemlerini gerektiren çok düşük maliyetli bir hatla çalışılabilmesi için YINGYANG firması tarafından lanse edildi. Ve nihai ürünler Maske (N 95, KN95, KF94, FFP2 ve FFP3), Tıbbi Koruyucu Boydan Tulumlar, Dezenfeksiyon mendilleri vb. gibi kişisel koruyucu malzemelerin üretiminde kullanılıyor.

Çocuk bezi üretiminde geliştirdiğiniz en son yenilikler ve teknolojiler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Hava yollu, spunbonded ve spunlaced nonwoven kumaşlar gibi ürünler çocuk bezlerinde yaygın olarak kullanılıyor. YINGYANG tüm bu teknolojileri son teknoloji makine tasarımı ve eksiksiz teknik çözümler ile karşılıyor. Ayrıca performans ve fiyat oranı açısından müşterilerine en iyi kalitede nonwoven ürünler sunuyor.

Üretiminizdeki en önemli kriterler ve ürünlerinizi diğer markalardan ayıran en önemli özellikler nelerdir?

YINGYANG’ın kuruluşundan bu yana üretimimizde kalite ve verimlilik kriterleri uygulandı. Son yıllarda aynı zamanda şirketin sürdürülebilir gelişimi için çevre dostu üretime, İnternet ve Endüstri 4.0’a da odaklanıyoruz.

YINGYANG güçlü Ar-Ge ekibi ile her zaman en kapsamlı ürün portföyü ve en iyi performans & fiyat oranı ile müşteriye özel çözümler sunuyor. Her proje ve her müşteriye; iş toplantısı ve iş teklifi gibi daha projenin başlangıcından, üretim, teslimat, kurulum ve satış sonrası hizmete kadar tüm aşamalarda, bireysel izleme ve kolay takip, zamanında yanıt için tamamen eksiksiz dosya sistemi ile benzersiz bir ilgi gösteriliyor. Bu da, YINGYANG’ın dünya çapında nonwoven makinelerinin önde gelen tedarikçisi olarak mükemmel bir üne sahip olmaya devam etmesine neden oldu.

Şirketinizin sürdürülebilirlik ve çevre dostu ürünlere yaklaşımı nedir? Bu konuda ne tür faaliyetleriniz var?

Doğal kaynaklar bu dünyada sınırlı. Doğrusu, makinelerimizin nonwoven malzemeyi üretmesi için kullanılan hammaddenin % 70’inden fazlası PET şişeler, tekstil atıkları ve nonwoven atıklar vb.’dir. Firmamızın ürünlerine gelince; doğal derinin yerine geçen mikro elyaf sentetik deri, köpük yerine geçen termal bağlı dolgu ürünleri, plastik malzemeler yerine geçen PP spunbonded nonwoven kumaşlar, Geleneksel akustik ürünlerin yerine geçen akustik elyaf levha gibi, bunların hepsi sürdürülebilirlik ve çevrenin korunmasına büyük katkı sağlıyor.

Öte yandan, makine tasarımımız, sürdürülebilirlik için daha çevre dostu ve daha fazla enerji tasarrufu sağlıyor.

Dünya genelindeki mümessillikleriniz ve ağırlıklı olarak ihracat yaptığınız ülkeler hakkında bilgi verir misiniz?

30 yıldır faaliyetlerine devam eden YINGYANG, batı ülkeleri de dâhil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki 74 ülkede, ayrıca Orta Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya, Rusya ve Orta Asya gibi geleneksel pazarlarda binlerce komple yüksek kaliteli nonwoven teknoloji çözümleri seti sundu.

2020’deki hedefleriniz, projeleriniz ve yatırımlarınızdan bahseder misiniz?

Ar-Ge laboratuvarımıza yoğun yatırım yaptıktan sonra, 2020 yılında yeni ürün geliştirme için bir dizi Laboratuvar üretim hattı, yeni kaplama sistemi, üretimimiz için yeni lazer kesme sistemi ile Ar-Ge laboratuvarımıza sürekli yatırım yapacağız. Ayrıca personelimiz için her biri 300’den fazla odaya sahip yeni üretim salonları ve yeni apartmanlar yapacağız. Müşterilerimize sürekli olarak en iyi ekibimizle en son ürünlerimizi sunmak için uğraşacağız.

Son olarak, HIGHTEX 2020’de hangi makineleri sergileyeceksiniz? Özelliklerini bizimle paylaşmayı düşünür müsünüz?

YINGYANG, HIGHTEX 2020’de makine sunumu yapmayacak olsa da, müşterilerimizi ağırlayacağımız showroomumuz var. Fuarda ziyaretçilere 2000rpm iğne tezgâhları, son HIGHTEX fuarından bu yana geliştirdiğimiz diğer yeni ürünler ve firmamızın en son gelişimi hakkında bilgi vereceğiz.

Röportaj: Dilek HAYIRLI

2019 EDANA Nonwoven Kumaş İstatistikleri Yayınlandı

Son iki yıldaki düşük büyüme oranlarına rağmen, genişletilmiş Avrupa nonwoven kumaş üretimi son on yıl içerisinde %4,4 yıllık ortalama büyüme oranına ulaşmayı başardı.

Nonwoven ve ilgili endüstrilere hizmet veren uluslararası birlik olan EDANA, 2019 Avrupa yıllık istatistiklerini yayınladı.

Son dönemdeki ekonomik koşullar ve özellikle birçok son kullanıcı sektörlerinin ekonomik darboğaza girmeleri sonucunda, genişletilmiş Avrupa (Batı, Orta ve Doğu Avrupa, Türkiye, Belarus, Ukrayna ve Rusya) ülkelerine ait rakamlar, toplam nonwoven üretiminin 2018’e göre hem ağırlık açısından (+%0.3) hem de yüzey alanı bakımından (+%0.5) istikrarlı bir şekilde gerçekleşti.

EDANA uluslararası birliği tarafından toplanan ve tasnif edilen rakamlara göre, Avrupa’da nonwoven kumaş üretimi, 2.782.917 tona ulaştı. Bu, yıllık büyümenin %1.5 olarak gerçekleştiği 2018 yılı üretim miktarı olan 2.774.194 ton ile hemen hemen aynı seviyededir. Büyüme rakamlarının düşük gerçekleştiği iki yıla rağmen, Avrupa’da gerçekleştirilen nonwoven üretimi son on yılda ortalama %4,4 büyüme kaydetti.

Açıkça görülüyor ki, farklı Avrupa ülkelerinde, çeşitli üretim aşamalarında ve nonwoven kumaşların pazar büyüklükleri arasında farklılıklar gözlemlendiği için, kesin bir sonuç çıkarmak adına daha derinlemesine bir analiz gerekli olacak.

EDANA uluslararası birliğinin Pazar Analizi ve Ekonomik İlişkiler Direktörü Jacques Prigneaux konu ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Açıkça görülen büyüme oranları açısından bakıldığında hava ile işlenmiş (airlaid) nonwovenlar bu yıl içerisindeki uzun vadeli eğilim ile uyumludur. Ancak aslında en yüksek büyüme oranı %5,5’ten biraz daha fazla gerçekleştiren hidro-birleştirme sürecindedir. Bununla birlikte, kuru serme (drylaid) teknolojilerindeki (termal, hava yoluyla, kimyasal olarak bağlanmış ve neddled punched) diğer birleştirme işlemleri ve ayrıca ıslak serilmiş nonwovenlar 2019’da sabit veya negatif büyüme oranlarına tanık oldular. Spunmelt nonwoven üretiminde, 2018’deki performansına kıyasla %0,6’lık bir büyüme kaydedildi.”

Nonwovenların en yüksek miktarda kullanımı, 2019 yılında %1,5 artışla 792.620 ton olarak gerçekleşen, %29’luk payı ile hijyen piyasası olmaya devam ediyor. 2019 yılında yüzde olarak en önemli artışlar masa örtülerinde (+%12,3) ve elektronik malzemelerde (+%6,8) gerçekleşti. Buna karşılık, satılan hacimler açısından bakıldığında birçok önemli sektör sınırlı (bazen negatif) büyüme oranları gerçekleştirebildiler. Örneğin, kişisel bakım mendilleri (+%1,6), bina/çatı kaplama (%-0,3), inşaat mühendisliği (%-1,5) ve otomotiv iç mekânları (%-2,5), gibi. Ayrıca, tıbbi uygulamalar, giysiler, tela ve duvar kaplamaları uygulamalarında da büyük düşüşler gözlemlendi.

Jacques Prigneaux konu ile ilgili şunları ifade etti:

“Katılımcı firmaların yardımı olmadan bu rakamlar bir araya getirilip düzenlenemezdi. Özellikle 2020’nin ilk çeyreğinin fırtınalı döneminde bize verilerini gönderme gayretlerinden ötürü katılımcı firmalara tekrar teşekkür ediyoruz. Katılımcı şirketlerin çabalarının bir araya gelmesi, ISO standartlarında gelişmiş bir nonwoven tanımı ve EDANA personelinin süreci sürekli takibi sayesinde, bu istatistikler üye şirketlerdeki planlama ve ölçümleme amaçları için giderek daha önemli hale geldi.’’

EDANA Genel Müdürü Pierre Wiertz ise şu duyuruyu yaptı:

“Tüm dünya, Covid-19 salgını sırasında tıbbi maskeler ve solunum maskeleri, önlükler, perdeler, tulumlar gibi tıbbi cihazlar ve kişisel koruyucu ekipmanlarla sağlık personelinin ve hastaların korunmasında nonwovenların önemli rolünü keşfetmeye devam ediyor. Bizim de nonwoven üretim ve satış istatistiklerini ve ticaret sınıflandırma kuralları üzerindeki pozisyonumuzu uyumlu hale getirmek için dünya genelindeki paydaş kurumlarla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bunun, güncelleştirilmiş ve geliştirilmiş ISO nonwoven tanımıyla birlikte, tüm sektöre hak ettiği tanınırlığı sağlayacağına inanıyorum.”

KOVID-19 ile Mücadeleye Destek Olan Nonwoven Ürünler

Edana tarafından yayınlanan bildiride, Korona virüsünün (KOVID-19) neden olduğu mevcut küresel sağlık krizi, yüz maskelerinin, dezenfekte edici mendillerin ve kişisel koruyucu giysilerin öneminin yanı sıra, tedarik zincirinin bu ürünlerin üretimini ve tedarikini sağlayacak şekilde devam ettirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Bu bağlamda, pandemiye karşı savaşa katkıda bulunan diğer nonwoven bazlı ürünleri de içeren resme daha geniş bakmak gerekiyor.

  • Hızlı test kitleri için bileşenler

Dünya çapında birçok teşhis şirketi, koronavirüsün kolay ve hızlı bir şekilde tespit edilmesi için test kitlerinin geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Bu kitler, kandaki virüsü tespit edebilen lif bazlı bileşenler içeriyor.

  • Biyo-numune toplama kartları

Bu kartlar, bulaşıcı hastalıkların geniş ölçekte taranması için kullanılıyor. Daha geleneksel sıvı örneklemesine bir alternatif olabilirler: doğrudan karta toplanan kan veya tükürük örnekleri, analizden önce ortam sıcaklığında saklanabilir ve taşınabilir.

  • Suni solunum cihazları için filtreler

KOVID-19’dan etkilenen en ciddi vakalar suni solunuma ihtiyaç duyduğundan vantilatörlerin güvenliğini ve hastalara sağlanan havanın kalitesini sağlamak için kullanılan filtre ortamına güçlü bir talep oluyor.

  • Laboratuvar filtreleri

Sağlık kuruluşları, hastaneler ve laboratuvarlar, özellikle KOVID-19’un tedavisi ve aşılanmasına yönelik araştırmalar için analiz, numune hazırlama ve laboratuvar çalışmaları için yeni zorluklarla karşı karşıyalar. Laboratuvar filtreleri, laboratuvar ölçekli uygulamalarda numunelerden partiküllerin uzaklaştırılması için kullanılıyor.

Türkiye, Nonwoven ve Teknik Tekstiller Alanında Gelişmiş Bir Kapasiteye Sahip

Dünya, KOVID-19 pandemisi sırasında; tıbbi maskeler, solunum maskeleri, solunum cihazları, önlükler, perdeler, tulumlar gibi tıbbi cihazlar ve kişisel koruyucu ekipmanlarla sağlık personelinin ve hastaların korunmasında nonwovenların önemli rolünü keşfetmeye devam ediyor. Türkiye’de, nonwoven ve teknik tekstiller alanında faaliyet gösteren birçok firma, uluslararası pazarda da önemli rol oynayarak bu konudaki global başarısını kanıtlıyor. Firmalar, milli ve yerli üretimle sağlık çalışanları başta olmak üzere Türkiye genelinde maske ve dezenfektan ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalarına son hızla devam ediyor. Örneğin; 61 ihracatçı birliği, 27 sektörü ile 90 bin ihracatçısıyla Türkiye’de ihracatın tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), günlük 1 milyon maske üretimi ile başlayıp aylık 40 milyon adet maske üretimi kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye, kendi ülkesi için ürettiği tıbbi malzemelerin yanı sıra, bu konuda ihtiyacı bulunan ülkelere de gerekli desteği sağlıyor.

Kordsa Büyüme Hikâyesine Devam Ediyor

Güçlendirme lideri Kordsa kompozit teknolojileri alanında yatırımlarını sürdürürken, bir yılı daha başarılı finansal sonuçlarla kapadı. Kordsa’nın, 2019 yılında, bir önceki yıla göre cirosu %30,2 artarak 5,137 milyon TL’ye, net kârı ise %11,8’lik artışla 378 milyon TL’ye ulaştı.

Aynı dönemde faiz amortisman vergi öncesi karı ise 747 milyon TL oldu.

Sabancı Holding iştiraklerinden Kordsa, 2018 ve 2019 yıllarında bünyesine kattığı Amerika’daki 4 kompozit şirketi ile bu yıl da büyümesini sürdürdü. Kompozit sektöründe geliştirdiği teknolojilerle söz sahibi olmak ve yatırımlarının ciroya yansımasını hızlı görmek isteyen Kordsa, kompozit pazarının ve havacılık sektörünün merkezi olan ABD’de yerleşik ve onay süreçlerini tamamlamış şirketlere yatırım yaparak büyümesini sürdürdü. ABD’deki bu yatırımlarının ciroya olan 737 milyon TL’lik katkısı 2019 sene sonu finansal göstergelerine pozitif yansıdı. 2019 yılında, toplam cirosu önceki yıla göre %30,2 artış göstererek 5,1 milyar TL’ye ulaşan şirketin, dönem kârı %11,8 artışla 378 milyon TL’ye yükseldi; esas faaliyet kârı ise %16,9 artışla 614 milyon TL olarak gerçekleşti. 2019 yılında 38 ülkeye ihracat yapan Kordsa, toplam ihracat tutarını %14,6 oranında artırdı.

2019 yılında gösterdikleri büyümeden ve imza attıkları sürdürülebilir teknolojilerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kordsa CEO’su Ali Çalışkan yılsonu sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Kordsa olarak “Tutkumuz Yaşamı Güçlendirmek”. Ülkemize, paydaşlarımıza ve yatırımcılarımıza değer katmak için büyümeye ve büyürken de içinde bulunduğumuz sektörlere yön vermek için sürdürülebilir teknolojiler geliştirmeye çalışıyoruz. Kordsa Güçlendiricileri olarak bilgi birikimimizi ve yetkinliklerimizi daha farklı alanlarda kullanmak üzere, Sabancı Üniversitesi ortaklığında, yeni nesil esnek giyilebilir sensörler geliştirmek için “Esnek Elektronikler” Ar-Ge platformunu oluşturduk. Lastik güçlendirme ile başladığımız yolculuğumuzu, 2018 ve 2019 yılında yaptığımız yatırımlarımızla uzaya taşıdık, şimdi bu yeni ar-ge platformuyla teknolojik genişliğimizi daha öteye taşımaya ve geleceğin teknolojisini üretmek için çalışmaya hazırız. Tüm başarılarımıza katkısı olan çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ederim.”

2019’un üçüncü çeyreğinin başında, ileri kompozit teknolojileri ve havacılık sektöründe önemli bir yeri olan ve orjinal parça üreticisi onay süreçlerini tamamlamış olan ABD’li Axiom Materials’ı bünyesine katarak ikinci bir Kordsa yaratma yolculuğunda önemli bir adım kaydeden şirket, uçak motorlarında kullanılan yüksek ısıya dayanıklı Oksit-Oksit seramik kompozit pazarının önemli bir tedarikçisi haline geldi. Dünyada her üç otomobil lastiğinden birini ve her üç uçak lastiğinden ikisini güçlendiren Kordsa, bugün lastiklerini güçlendirdiği uçakların kanatları, gövdeleri ve iç aksamlarından sonra artık motorlarını da güçlendirir konuma geldi.

Kompozit alanındaki büyümesinin yanı sıra lastik güçlendirme sektöründeki liderliğini de koruyan Kordsa, bu iş kolunda artan talebe cevap vermek amacıyla yatırım kararını 2016 yılında aldığı ve İzmit tesisinde 7 bin ton ek polyester iplik kapasitesi sağlayacak yeni hattını 2019 yılında devreye aldı. Bu yeni hat ile Kordsa, standart HMLS polyester ipliğine ilave olarak çok yüksek mukavemetli ve daha iyi boyutsal kararlılığa sahip yeni nesil polyester iplik ürünleri üretme yetkinliğine sahip oldu.

Yaşamı güçlendirme hedefiyle çıktığı yolda attığı her adımda ve her yatırımında ‘‘sürdürülebilir teknolojiler’’ üretmeye çalışan Kordsa, 2019 yılında açık inovasyon anlayışıyla lastik sektörüne yön verecek bir inovasyona imza attı. Lastik üreticisi Continental ile Ar-Ge güçlerini birleştirerek kauçuk esaslı bileşiklerle tekstil güçlendirme malzemelerini yapıştırmak için CoKoon adı verilen resorsinol ve formaldehit içermeyen yeni ve çevreci bir yapıştırıcı standardı geliştiren Kordsa, bu yeni formüle erişim için ücretsiz bir lisans havuzu oluşturarak, bir asra yakındır sektör standardı olan teknolojiye alternatif olmasını hedefliyor. CoKoon yapıştırma teknolojisi kullanılan ilk 250.000 lastiğin üretimi de 2019’un son çeyreğinde başladı.

Brückner, Dinarsu ile Büyük Bir Proje İçin Sözleşme İmzaladı

Tekstil terbiyesine dönük 70 yıllık başarılı bir geçmişe sahip olan Brückner, ağ yapılı malzemelerin kurutma, kaplama ve terbiye işlerinde çalışan tüm şirketler için dünya çapında bir teknoloji partneri olarak biliniyor.

Giyim kumaşlarından nonwovenlara halıdan, cam veya kaplamalara kadar Brückner teknolojileri ile işlenecek malzeme çeşitliliği hiçbir zaman sınırlı kalmadı.

Brückner sürekli boyama alanında yeni konseptler sunuyor. Çok katmanlı ramlar alanında da yeni çözümlere sahip olan Brückner, denim sektörüne çok yatırım yaptı ve personelini de arttırdı. Alman Pazar lideri, pigment, boyama, sentetik reçine terbiye ve kaplama için entegre terbiye sistemleri sunuyor.

Brückner firması Reklam ve Pazarlama Bölüm Başkanı Verena Ruckh

Brückner firması Reklam ve Pazarlama Bölüm Başkanı Verena Ruckh ile Tekstil Teknoloji dergimizin ‘Almanya Özel Bölümü’ için bir röportaj gerçekleştirdik. “Türkiye uzun yıllardır en önemli pazarlarımızdan biri” diyen Ruckh, şöyle devam etti. “Dünyaca ünlü halı üreticisi Dinarsu ile büyük bir proje için sözleşme imzaladık.”

2019 yılı firmanız açısından nasıl geçit, 2020 için planlarınız neler? Büyüme planlarınız var mı?

2019 bizim için bir bölünme yılıydı. Yılın ilk yarısı önceki yıllara göre çok daha sakin geçti. Küresel ekonomik durum nedeniyle, birçok müşteri yeni yatırımlar konusunda temkinli davrandı. O dönem en sabit şey belirsizlikti, bu da uygun bir planlama yapmayı bizim için neredeyse imkânsız hale getirdi. Haziran ayında Barselona’da gerçekleştirilen ITMA’dan umutluyduk. Fuar gerçekten bizim açımızdan yine itici bir güç oldu. Birçok ziyaretçi yeni ve özel projelerle geldi, diğerleri mevcut makineleri modernleştirmek veya yükseltmek istediklerini belirtti. Herkes yeniliklerimiz ve ön plana çıkardığımız konularla ilgilendi. Bu arada, biz daha da büyümek için yolumuza devam ediyoruz ve 2020 yılına güvenle bakıyoruz.

İki yıl önce, güney Almanya’daki Tittmoning’deki yeni üretim tesisimiz açıldı. Burada eskisine göre çok daha ağır ve çok daha büyük makine parçaları üretme imkânımız var. Genişletilmiş alan, araştırma ve geliştirme amaçlı makineler üretmemize ve müşteri sistemlerini fabrikamızdan çıkmadan önce test etmemize olanak tanıyor. Ayrıca, giderek artan özel müşteri gereksinimlerine çok daha esnek cevap verebiliyoruz ve bu da bize önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.

Türkiye pazarı firmanız açısından ne kadar önemli ve burada ne kadarlık bir iş hacmine sahipsiniz?

Türkiye uzun yıllardır en önemli pazarlarımızdan biri. İstanbul’da uzun süredir faaliyet gösteren acentemiz İnter Tekstil ile bu pazarda kendimizi çok iyi temsil ediyoruz. Ayrıca yerel bir montaj ekibimiz ve büyük bir yedek parça depomuz var. Bu nedenle, bir müşterinin desteğe ihtiyacı olduğunda veya eskiyen makine parçalarının hızlı bir şekilde değiştirilmesi gerektiğinde her zaman hazırız. 2020 yılı henüz başında olmamıza rağmen, Türkiye’ye bazı makineler sattık. Diğerlerinin yanı sıra dünyaca ünlü halı üreticisi Dinarsu ile büyük bir proje için sözleşme imzaladık. 1955 yılında İstanbul‘da kurulan Dinarsu günümüzde Türk halı sektörünün lideridir. Hedeflenen yatırımlar ve geniş ürün yelpazesi ile firma bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Dinarsu Türkiye’de CE belgesine sahip ilk tufting halı üreticisi olmakla birlikte 400 dpi çözünürlüklü üretim kalitesi sunan ilk ve tek üretici firmadır.

Alman bir aile işletmesi olan makine üreticisi Brückner geçtiğimiz yıllarda Dinarsu’ya bazı hatlar tedarik etti. Son zamanlarda birçok hatta lateks kaplamalı tufted halı için verilen sipariş tamamlanmış olup güncel programa göre; ilk hattın teslimatı 2020 yazı, diğerleri ise 2020 yılsonu ve 2021’in ilk aylarında olacak şekilde planlanıyor.

Şu anda tekstil makineleri endüstrisinde hangi trendlere tanıklık ediyorsunuz?

Küresel ekonomi geçen yıl önemli ölçüde zayıfladıktan sonra, şu anda tekstil sektöründe yükseliş eğilimi görüyoruz. Gelecekte, özellikle teknik tekstiller veya nonwoven kumaşlar alanında, bu sektörde sürekli olarak yeni malzemeler ve teknolojiler geliştirildiği için çok fazla hareket olacak. Tekstillerin kaplanması veya işlevselleştirilmesi de gelecekte önemli bir konu olacak. Endüstri 4.0 terimi de şu anda herkesin dilinde. Bu alanda birçok yeni özellik geliştirdik ve ilk kez ITMA 2019’da sunduk. Burada bahsetmeye değer gördüğüm bir diğer şey ise, makinelerimizin kullanıcı dostu yeni bir görselleştirmesi, bakım aralıklarını izlemek için akıllı yardım sistemleri veya enerji optimizasyonlu üretim için yeni geliştirilen simülasyon aracıdır.

Şu anda firmanız hangi endüstriyel ve ekonomik zorluklardan etkileniyor ve bunlara nasıl cevap veriyor?

Üstesinden gelinmesi gereken birkaç zorluk var; en sonuncusu elbette korona virüsünün yayılması oldu. Artık bu sadece Çin’in sorun değil, aynı zamanda tüm küresel ekonomi için bir sorun, çünkü Çin küresel tekstil endüstrisi için büyük bir pazar. Seyahat esnekliğimiz şu anda sınırlı, Asya’daki ticaret fuarları erteleniyor veya iptal ediliyor. Bu nedenle görüşmeler ve ticari işlemler de belirsiz bir zamana erteleniyor.

Diğer bir zorluk, müşterilerimizin gereksinimlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesidir. Hemen hemen her sipariş çok özel ve bireysel bir projedir. Burada müşteri ile çok yakın çalışmak ve sonunda ihtiyaçlarına mükemmel bir çözüm sunmak gerekiyor. Neyse ki, teknolojik uzmanlığa ve onlarca yıllık deneyime katkıda bulunan çok sayıda uzun soluklu çalışanımız var. Bu nedenle geleceğe iyi hazırlanıyoruz ve gelecek zorlukları bekliyoruz.

Röportaj: Dilek HAYIRLI

Ajman Üniversitesi Otizmli Kişiler için Giysi Sistemi Geliştirdi

Ajman Üniversitesi’nde (AU) iki öğretim üyesi, bunaltıcı durumları ve duyguları anlamaya ve daha iyi kontrol etmeye yardımcı olmak için kullanıcının stres seviyesini belirleyebilen, kıyafet ve aksesuarların işlevlerini tetikleyebilen akıllı bir giysi ekosistemi geliştirdi.

Bu sistem, otistik kişilerde stresi gösteren fizyolojik parametrelerin izlenmesine yardımcı olabiliyor.

‘Sensewear’ sistemi, Ajman Üniversitesi Mimarlık, Sanat ve Tasarım Fakültesi İç Tasarım Bölümü öğretim görevlileri Emanuela Corti ve Ivan Parati tarafından geliştirildi.

Corti, “Tekstil sensörlerini yerleştiren rahat, giyilebilir ve özelleştirilebilir bir teknoloji çözümü sayesinde, stresli durumu ortaya koyan seçilmiş fizyolojik parametreleri sürekli olarak izleyebileceğiz.” dedi.

Sistem, bir algılama birimi, akıllı tişört, elektronik cihaza bağlı tekstil sensörleri ve terapötik işlevselliklerin yerleştirildiği uydu giysilerini kapsıyor. Corti, “Akıllı telefon ve tablet için geliştirilen uygulama, farklı durumlarla karşılaşan kullanıcının durumunu görselleştirmeye, verileri kaydetmeye ve kullanıcıyı izleme kapsamıyla ilerlemeye yardımcı olacaktır.” şeklinde konuştu.

Corti ve Parati, bu çığır açan ürün ile Gitex Future Starts’ta birincilik ödülüne layık görüldü.

AU öğretim görevlileri, dış dünya ile olan doğal ara bağı bozan ve insanlar ve çevre ile düzenli etkileşimi önleyen otizmde yaygın bir durum olan Duyusal İşlem Bozukluklarına (SPD) uygulanan duyular ve terapilerden ilham aldı. Corti, anksiyete, stres ve panik atak gibi bazı otizm belirtilerinin – engelli olmayan insanları etkilediğini söyledi. Corti, “Giysilerin daha büyük bir kitle üzerinde olumlu bir etkisi olabileceğini fark ettik.” ifadelerini kullandı. Ürünün otizmli çocuklar, aileleri ve terapistleriyle iş birliği içinde sürekli geliştirildiğini ve geliştirilmeye devam edeceğini söyleyen Corti, “Otizmli çocuklar bir sürü duygu taşıyor, ancak çoğu zaman duygularını kontrol etmekte ve onları önemseyen insanlar için anlaşılır hale getirmekte zorlanıyorlar.” yorumunu yaptı.

Fizyolojik parametrelerin göze batmayan ölçümü, veliler ve terapist acil durum tespit etmesi halinde, gerçek zamanlı alarmda bireyin stres seviyesinin göstergesini verecek. Terapistler ayrıca terapilerin faydalarını anında değerlendirebilecek.

Zorlu Tekstil, Akıllı Tekstil Pazarına Yönelik Yatırımlarında Yeni Hedefler Belirledi

Zorlu Tekstil, ‘Akıllı Hayat 2030’ vizyonuyla 2025’te tekstil cirosunun yüzde 50’sinin akıllı tekstilden gelmesini hedefliyor.

Tekstil sektörüyle çıktıkları yolda adım adım büyüyen bir grup olan Zorlu Ailesi, Zorlu Tekstil çatısı altında akıllı tekstille büyüme stratejilerine hız verdi. Zorlu Tekstil’in Bursa’daki Korteks fabrikasında, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Eş Başkanı Zeki Zorlu, firmada başlatılan döngüsel ekonomi tabanlı akıllı dönüşümle ‘Akıllı Hayat 2030’ vizyonlarını ekibiyle birlikte anlattı. Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, Zorlu Tekstil Grup Başkanı Necat Altın ve Korteks Genel Müdürü Barış Mert’in de bulunduğu ekipte yeni hedefler konuşuldu.

Dünyada 160 milyar dolara ulaşan akıllı tekstil pazarının, 2025 yılında 475 milyar dolara, 2030’da ise 3 trilyon dolara ulaşması hedefleniyor. 2019’da cirosunun yüzde 20’sini akıllı tekstilden elde eden Zorlu Tekstil, 2025’te cirosunun yarısını akıllı tekstilden geleceğini öngörüyor.

Zorlu, Akıllı Tekstile Yaptığı Yatırımları Arttırarak Sürdürecek

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Eş Başkanı Zeki Zorlu, Türkiye’de sanayi üretimindeki tüm zorluklara rağmen, yeni teknolojileri takip ederek üretime devam edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, sektörlerinde en çok istihdam yaratan şirket olduklarını, fabrikalarındaki akıllı yatırımlar sayesinde çalışan sayısı düşerken ek yatırımlarla yeni istihdam alanları açtıklarını anlattı.

Yüngül, “Geleceği odağına alan ve bu anlamda dünyadaki yenilikleri takip eden bir grup olarak tüm yeniliklerin beşiği, çıkış noktası olarak gördüğümüz Silikon Vadisi’ni ve daha başka merkezleri sıkı takip ediyoruz. Hatta burada bir şirketimiz de var. Özellikle tekstilin bu konuda çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Çünkü tekstil iletken kumaşlardan teknik tekstile, giyilebilir teknolojiden enerjiye, güvenlikten sağlık endüstrisine kadar her alanla ortak kesişim kümeleri oluşturan çözümlerin merkezinde yer alıyor. 2008-2009 yılı global ekonomik krizinden önce 60 milyar dolar civarında olan küresel akıllı tekstil pazarı, bugün 160 milyar dolara koşuyor. Çin, ABD ve Almanya’nın sürükleyici gücü oluşturduğu bu pazarda, ülke olarak geçen yıl 1.7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Fakat pazarın potansiyelini ve kaydettiği gelişimi düşündüğümüzde bu konuda daha gidebileceğimiz çok yol var. Sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi olarak ele alan ve teknolojiden beslenen yenilikçi bir grup olarak Silikon Vadisi’nden aldığımız ilham ve yaptığımız araştırmalar neticesinde akıllı tekstile uzun süredir yaptığımız yatırımları arttırarak sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu.

200 Milyon Dolar İhracat Hedefi

ZORLU Holding Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, Zorlu Tekstil’in geçen yıl toplam 605 milyon dolar ciroya ulaşırken 186 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini aktardı. 2020’de 620 milyon dolar ciro ve 200 milyon dolar ihracat hedeflediklerini söyleyen Altın, “Önümüzdeki dönemde ticaret kanalımızı daha da akıllandıracağız. Başlattığımız akıllı dönüşüm ile 2025’e kadar ciromuzu 2 kattan fazla artırmayı hedefliyoruz.” dedi.

Yerli Otomobilin İplikleri Korteks’ten

Türkiye’nin yerli otomobili projesindeki ‘5 babayiğitten biri’ olan Zorlu’nun tekstil bölümü, aynı zamanda dünyanın önde gelen otomotiv şirketlerinin tedarikçisi konumunda bulunuyor. Araçların tavan iplikleri konusunda uzmanlaştıklarını ifade eden Yüngül, “Yerli otomobilin tavan ipliklerini de Korteks verir, o iş de bize yakışır.” dedi. Korteks Genel Müdürü Barış Mert de otomotivde dünya markaları ile çalıştıklarını yaklaşık 5 bin ton otomotiv ipliği ihracatıyla Avrupa’daki tüketimin yüzde 15’ini tek başlarına karşıladıklarını söyledi. Audi, Mercedes, BMW’nin araç tavan ipliklerini Korteks’in verdiğini dile getiren Mert, “5-6 yıldır da dolma kalem ipliği yapıyoruz. Eylül 2020’de fabrikada geri dönüşüm makinesi faaliyete geçecek. Pet şişeler ipliğe dönüşecek. İlk başta günlük 600 kilo ile başlayacağız. Bu iş için 5 milyon dolarlık bir yatırım yaptık.” bilgisini verdi.

VEOCEL™ Markası, ‘Bizim Elimizde’ İnisiyatifi İle Islak Mendillerdeki Gizli Plastiklere Dikkat Çekiyor

Lenzing Grup tarafından çevre konusunda duyarlılığı artırmak amacıyla düzenlenen basın toplantısında, günlük yaşamda sık kullanılan ıslak mendillerin içerisine gizlenen plastikler hakkında çarpıcı bilgiler paylaşıldı.

Buna göre tüketicilerin yüzde 10’undan daha azı ıslak mendillerin çoğunun ciddi oranda plastik maddeler içerdiğini biliyor. Sürdürülebilir ve çevreye duyarlı bir alışveriş kararı almak isteyen tüketicilere rehber olmak için VEOCEL™ markalı elyaflarını anlatan Lenzing, tüketicileri doğada çözünür ürünleri satın almalarını teşvik etmek amacıyla “Bizim Elimizde” inisiyatifini de başlattı.

Yenilenebilir ağaç ham maddesinden çevreye duyarlı özel elyaflar üreten Lenzing Grup, daha sürdürülebilir ham maddelerin kullanımını teşvik etmek için çevre bilincini artırmaya yönelik bir basın toplantısı düzenledi.

Çevre konusunda duyarlılığı artırmak amacıyla günlük yaşamda her gün kullanılan ürünlerin içerisine gizlenen plastikler hakkında çarpıcı bilgilerin de paylaşıldığı toplantıda konuşan Lenzing Global Nonwovens İş Yönetimi Başkan Yardımcısı Jurgen Eizinger, çevre dostu ve yenilikçi teknolojilerle özel elyaflar ürettiklerini ayrıca sektörün ve tüketicilerin çevre konusunda bilinçlenmesine katkı yaptıklarını söyledi.

Bu amaç doğrultusunda, VEOCEL™ markasını Lenzing Grubu’nun yeni nonwoven markası olarak piyasaya sürdüklerini belirten Eizinger, “Günlük hayatta giderek daha fazla kişi ıslak mendil kullanıyor çünkü pratik, hijyenik ve kullanıma hazırlar. Ancak araştırmalara göre çok az kişi, bu ıslak mendillerin çoğunun ciddi oranda plastik maddeler içerdiğini ve uygun olmayan şartlarda imha edildiğinde çevreye zararlı olabileceğini biliyor. Sektör verilerine göre, tüketicilerin yüzde 10’undan daha azı ıslak mendillerde fosil bazlı plastikler hakkında bilgi sahibi. Bununla birlikte, 10 kişiden 9’u sürdürülebilir ve doğada çözünür bir alternatifi kullanmayı tercih edeceğini belirtiyor.“ dedi.

Yasa koyucuların plastik atıkları azaltmak için dünya genelinde gösterdikleri çabalara paralel olarak, Avrupa Birliği’nin (AB) kısa bir süre önce tek kullanımlık plastik ürünlerle ilgili bir direktif çıkardığını da hatırlatan Eizinger açıklamasının devamında şunları söyledi: “Bu yeni AB inisiyatifine göre ıslak mendillerin içeriğinde bulunan plastik maddeler, uygun ürün imha yöntemleri ve ürünün çevreye verebileceği olumsuz etkilere dair etiketlenme zorunluluğu getirildi. Lenzing Grubu’un ağaç bazlı botanik kökenli elyafları, ıslak mendillerde bulunan fosil bazlı plastik maddelere bir alternatif sunuyor. Çevreye duyarlı bir üretim süreciyle yenilenebilir ağaç malzemeden elde edilen bu botanik kökenli elyaflar denizde ve toprakta tamamen çözünerek doğaya geri dönüyor.”

Islak mendil üzerinde VEOCEL™ logosu varsa ürün %100 doğada çözünebilir

Toplantıda konuşan Lenzing Türkiye & Orta Doğu ve Afrika Pazarlama İletişim ve Markalama Departmanı Müdürü Miray Demirer Acar ise tüketicilerin doğada çözünür ürünleri tercih ederek denizlerdeki plastik atıkları azaltmak için bir adım atabileceklerini ve bu nedenle “Bizim Elimizde” inisiyatifini başlattıklarını söyledi. “Bizim Elimizde” inisiyatifiyle daha sürdürülebilir ve çevreye duyarlı ham maddelerin kullanımını teşvik etmek için çevre bilincine sahip ıslak mendil tüketicileri, sürdürülebilirlik uzmanları ve benzer görüşte olan kişiler arasında bir diyalog başlatmayı hedeflediklerini belirten Acar, şunları söyledi: “Bu inisiyatif ile günlük hayatımızın bir parçası olan ıslak mendillerdeki gizli plastiklere dikkat çekmek istedik. Gün geçtikçe denizlerdeki plastik oranı artıyor, bu hem insan sağlığını hem de doğayı tehdit eden bir durum. Kullandığımız ürünlerin içeriğine dikkat edip çevreye duyarlı ve sürdürülebilir olan ürünleri tercih edersek gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakabiliriz. Biz sektör olarak sürdürülebilir ve çevreye duyarlı ham maddeler üreterek sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Tüketiciler de kararlarının belirleyici olduğunun farkında olarak doğaya duyarlı seçimlere yönelirlerse daha iyi bir gelecek mümkün olacak. Çünkü karar Bizim Elimizde.”

Sürdürülebilir bir alışveriş kararı almak isteyen tüketicilerin, bu süreçte iyi bir rehberliğe ve güvenceye ihtiyaç duyduğuna da dikkat çeken Acar, “Bu nedenle Lenzing Grup olarak bu yılın başlarında, VEOCEL™ markamız için yeni sertifikalandırma kriterlerimizi açıkladık. Buna göre VEOCEL™ markalı ıslak mendillerde sadece doğada çözünür botanik kökenli elyaflar kullanılabilecek. Tüketiciler, bir ‘Güven Markası’ olarak VEOCEL™ logosunu gördüklerinde satın aldıkları ürünün sürdürülebilir ve çevreye duyarlı olduğundan emin olacak.” dedi.

IITD, İşlevsel Tekstil Ve Giyim Konferansına Ev Sahipliği Yapacak

İşlevsel Tekstil ve Konfeksiyon konulu ikinci uluslararası konferans, Hindistan Delhi Teknoloji Enstitüsü (IITD) tarafından 7-9 Şubat 2020 tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenlenecek. Etkinlik, Hindistan’ın yıldızı yeni parlayan tasarım okulu olan Haryana Dünya Tasarım Üniversitesi ve PSG Tech ile ortaklaşa gerçekleştirilecek.

İki yılda bir düzenlenen uluslararası bir etkinlik olan İşlevsel Tekstil ve Konfeksiyon Konferansı, önde gelen bilim insanları, araştırmacılar, tasarımcılar ve girişimciler için en son bilimsel gelişmeler, en son teknolojiler, yenilikler, trendler, sektördeki kaygılar ve zorluklar ile işlevsel tekstil alanındaki fırsatlar hakkında derinlemesine bilgi alışverişinde bulunmak için ideal bir platform.

İşlevsel giysiler, kullanıcılara normal işlevlerin üstünde ve ötesinde bir takım işlevler sunacak şekilde tasarlanan giysilerden oluşuyor. İşlevsel giyim eşyaları arasında koruyucu giysiler, spor giyim, tıbbi kıyafetler, moda kıyafetleri ve çoklu işlevler barındıran askeri uygulamalara yönelik kıyafetler sayılabilir. Vücut parametrelerinin takibi için sensörler ve işlemcilerle donatılmış akıllı giyim ürünleri bu pazarda hızla büyüyen bir segment haline geldi. Etkinliğin organizatörleri, yaptıkları basın açıklamasında işlevsel giyim pazarının 2025 yılına kadar 244,6 milyar dolara ulaşacağının tahmin edildiğini söyledi.

İşlevsel giyime, tekstil malzemeleri ve hazır giyim üretimindeki gelişmeler yön veriyor. İletken tekstiller, kompozitler ve membranlar, yeni kumaşlar, yüzey işlevselleştirme teknikleri, yenilikçi terbiye işlemleri ve kaplamalar ile nanoteknoloji ürünleri gelişmekte olan alanlardır. 3D ve 4D gövde ölçümü dâhil olmak üzere desen tasarımı, uygunluk testi ve toplu kişiselleştirme, giyim konforu, özel gruplara yönelik giyim ve yenilikçi moda tasarımında kullanılan CAD CAM teknolojileri de büyüyen alanlar arasında. Organizatörler; nesnelerin interneti, yapay zekâ, derin öğrenme ve sanal gerçeklik araçları ile akıllı, duyarlı ve kullanıcı ihtiyaçlarına daha yakın kıyafetler tasarlandığını ifade etti.

Hindistan, dünyadaki en büyük giyim üreticileri ve tüketicileri arasında yer alıyor. Büyük bir nüfus ve hammadde imkânı, ülkenin konfeksiyon üretimine katkı sağlıyor. Orta sınıfın artan istekleri, gelir oranı ve Hintli tüketiciler arasındaki piyasa eğilimlerinde farkındalığın artması, bu pazar segmentine güçlü bir ivme kazandırıyor. İstihdam yaratma, inovasyon, ürün geliştirme, girişimcilik ve geleneksel tekstil ve el sanatlarının çağdaş imkânlarla bütünleştirilmesi büyümenin itici güçlerindendir. Sürdürülebilirlik de tekstil ve hazır giyim değer zincirindeki tüm sektörler için önemli bir husustur.

İşlevsel Tekstil ve Konfeksiyon Konferansı organizasyon heyeti, tebliğ sunmaları için sözlü ve poster sunumları ile öğrenci ve araştırmacılarına çağrıda bulunuyor. Bunun için yazarların, bir sayfalık bir tebliğ özeti sunması gerekiyor.

Konferans öncesinde “Antropometri, Desencilik ve Uygun Kıyafet” başlıklı 5 günlük özel bir atölye çalışması da 2-6 Şubat 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Atölye çalışması, 2002 yılında Avustralya Ulusal Ebat ve Şekil Araştırması’nı yöneten deneyimli antropometrist ve kalıp uzmanı Daisy Veitch tarafından gerçekleştirilecek.

Organizatörler ayrıca öğrenciler ve genç girişimciler arasında tasarım, yenilik ve ürün geliştirme çalışmalarını teşvik etmek için özel olarak planlanan bazı etkinlikler düzenleyecek. Tekstil ürünleri/ süreçleri inovasyon yarışması, dünyanın dört bir yanından katılan öğrencileri tıp, spor, savunma ya da diğer alanlardaki yenilikçi tekstil uygulama ürünlerini sergilemeye davet ediyor. Yenilikçi bir teknoloji içeren ya da yenilikçi bir işlev gerçekleştiren moda ürünleri/kıyafetleri sunan yarışmacılar için moda ürünü inovasyon yarışması düzenlenecek. İşlevsel tekstil ve giyimin farklı alanlarındaki öğrenciler ise poster yarışması için afiş çalışma özetleri gönderebilirler.

Aalto Üniversitesi Suya Dayanıklılık İçin Karnauba Balmumu Kullanıyor

Tekstilleri su geçirmez hale getirme amaçlı kullanılan toksik kimyasalların kullanımına ilişkin endişeler artarken Aalto Üniversitesi’nden bilim adamları Brezilya palmiye ağacı yapraklarından elde edilen balmumu ile giysileri suya dayanıklı hale getirmek için ekolojik bir yöntem kullandılar. İşlem toksik olmayıp nefes almaya zarar vermiyor.

Aalto Üniversitesi araştırmacıları, ahşap selüloz elyaflara uygun ve aynı zamanda kumaşın nefes alma özelliğini ve doğal dokunuşu koruyan ekolojik ve su geçirmez bir balmumu parçacık kaplaması geliştirdiler. Kaplamada ilaçlar, gıda maddeleri, meyveler ve oto cilasının yüzey işlemlerinde de kullanılan karnauba mumu kullanılıyor. Yeni kaplama sadece tekstillere değil selüloz bazlı diğer malzemelere de uygun.

İşleme sırasında, balmumu eritiliyor ve su içinde selüloz gibi anyonik (negatif yüklü) balmumu parçacıklarına ayrıştırılıyor. Balmumu parçacıklarının selüloz yüzeyine iyice yapışması için, karşıt olarak yüklü parçacıklar birbirini çektiğinden tampon olarak katyonik (pozitif yüklü) bir madde gerekiyor. Önceki araştırmalarda, bu amaçla polilisin denilen doğal bir protein kullanılmıştı.

Fakat Aalto Üniversitesi Doktora öğrencisi Nina Forsman’ın şöyle belirtiyor: “Polilisin çok pahalı bir madde. Bu yüzden bu çalışmamızda, piyasada bulunan çok daha ucuz ve katyonik bir nişasta kullandık.” Katyonik nişasta, polilisin kadar etkili olmasa da iki balmumu parçacığı ile karıştırılan iki nişasta tabakası tekstili su geçirmez hale getirmek için yeterli oluyor.”

Araştırmacılar, doğal balmumu ile işlenen tekstillerin nefes alma özelliğini, ticari ürünlerle işlenen tekstillerle karşılaştırdılar. Ekolojik balmumu partikülleri tekstilleri su geçirmez hale getirdiği gibi, bir yandan nefes alma özelliklerini korurken ticari kontrollerde işlem görmüş tekstillerin nefes alma özelliği ise azaldı.

Multidisipliner araştırma ekibinde ayrıca Aalto Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Okulu’ndan tasarımcı Matilda Tuure da yer aldı. Tuure, yüksek lisans tezinin bir parçası olarak balmumu kaplamasının test edildiği üç tabaka tasarlayıp üretti.

Balmumu; kaplama, daldırma, püskürtme veya fırçalama yoluyla tekstil yüzeyine uygulanabilmekte olup her üç yöntem de test edildi. Daldırma işleminin küçük giysilere uygun olduğu ve püskürtme ya da fırçalamanın ise büyük giysilerde daha verimli sonuçlar verdiğini tespit edildi. Balmumu işlemi endüstriyel üretimde, boyama ve su geçirmezliği mümkün kılan balmumu renk pigmentasyonu ile birlikte tekstil terbiye işlemlerinin bir parçası olabilir.

Ekip, balmumu kaplamanın deterjanla yıkamaya dirençli olmadığını ve bu yüzden ürünün ceket gibi daha az yıkanan dış giysilerde en iyi sonuçları verdiğini tespit etti. Tüketiciler, kullanım kolaylığı bakımından her bir yıkamanın ardından kaplamayı kendileri tekstil üzerinde uygulayabilir. Ancak bunun için daha fazla araştırma ve geliştirme gerekiyor.

Balmumu işleminden sonra kurutma sıcaklığının su yalıtımı üzerindeki etkisi de gözlenmiş olup kurutma sıcaklığı balmumunun erime sıcaklığından düşük olduğunda en iyi su direncinin elde edildiği sonucuna varıldı.

Forsman, “Kaplamayı viskon, tencel, pamuk, kenevir ve pamuklu triko gibi farklı tekstil malzemeleri üzerinde test ettik ve tekstillerde yüzey pürüzlülüğü arttıkça suyu daha fazla itebildiğini tespit ettik. Bunun nedeni, pürüzlü yüzeylerde su damlacıklarının tekstil yüzeyine daha küçük bir alanda temas etmesidir.” dedi.