Araştırmacılar, Plastiğin Yerine Kullanılacak Malzeme Ürettiler

Aalto Üniversitesi ve VTT (Finlandiyalı Teknik Araştırma Merkezi) bilim adamları, ahşap selüloz elyaflarını ve örümcek ağ ipliklerinde bulunan ipek proteinini birleştirerek yeni bir biyo-bazlı malzeme ürettiler.

Çok sağlam ve esnek olan bu malzeme, ileride biyo-bazlı kompozitlerin bir parçası olarak plastiğin yerine geçerek tıbbi uygulamalar, cerrahi elyaflar, tekstil endüstrisi ve ambalajlamada kullanılabilir.

Dayanılabilirlik ve uzayabilirlik elde etmek şu ana kadar malzeme mühendisliğinde en büyük zorluklardan biri oldu. Dayanıklılığın arttırılması, uzayabilirliği kaybetme ve bunun tersi anlamına geliyor. Yeni malzeme bu zorluğun üstesinden gelmeyi başardı.

Aalto Üniversitesi’nden Profesör Markus Linder’e göre doğa, bu araştırmada kullanılan sağlam ve kolayca elde edilebilir selüloz ile sert ve esnek ipek gibi yeni malzemeler geliştirmek için harika malzemeler sunuyor. Her iki malzemenin avantajı plastikten farklı olarak biyolojik olarak parçalanabilir olmaları ve mikro plastiklerin yaptığı gibi doğaya zarar vermemeleridir.

Araştırmaya liderlik eden Linder, “Araştırmacılarımızın tabiat varlıklarını yeniden üretebilmeleri gerekiyor.” dedi.

VTT’de görevli araştırmacı bilim adamı Pezhman Mohammadi, “Huş ağacı küspesi kullandık, selüloz nanofibrilleri parçaladık ve sert bir iskeleye dizdik. Aynı zamanda, selülozik ağa yumuşak ve enerji tüketen bir örümcek ipek yapışkan matrisi ile sızdık.” diye konuştu. 

İpek, ipekböceği gibi hayvanlar tarafından salgılanan ve aynı zamanda örümcek ağı ipliklerinde bulunan doğal bir proteindir. Ancak, Aalto Üniversitesi araştırmacıları tarafından kullanılan örümcek ağı ipeği, aslında örümcek ağlarından alınmamakta, bunun yerine sentetik DNA’lı bakteri kullanan araştırmacılar tarafından üretilmektedir.

Linder, “DNA’nın yapısını bildiğimiz için onu kopyalayabilir ve bunu örümcek ağı ipliklerinde bulunanlara kimyasal olarak benzeyen ipek protein moleküllerini üretmek için kullanabiliriz. DNA, içeriğinde tüm bu bilgilere sahip.” ifadelerini kullandı.

Mohammadi ise şunları söyledi: “Çalışmamız protein mühendisliği için yeni ve çok yönlü olanakları gösteriyor. Gelecekte, biraz farklı yapı taşlarıyla benzer kompozitler üretebilir ve diğer uygulamalar için farklı özellikler elde edebiliriz. Şu anda implant olarak yeni kompozit malzemeler üretmek, direnç nesneleri ve diğer ürünleri etkilemek için çalışıyoruz.”

Araştırma projesi Biyosentetik Hibrit Malzemelerin Moleküler Mühendisliği (HYBER) Merkezindeki çalışmaların bir parçasıdır. Araştırma Science Advances’te yayınlandı.

Dünyada İlk Kez Tamamen Özelleştirilebilen ve Sıfır Atık Sağlayan 3D Baskılı Eteği Üretildi

Moda teknolojisi öncüsü Julia Daviy, dünyanın ilk sıfır atık özelliğine sahip, dijital olarak özelleştirilebilir 3D baskılı eteğini piyasaya sürdü.

Bu teknoloji, sıfır atıklı ve hayvanlar üzerinde denenmemiş giysi üretiminin geniş formatlı profesyonel 3D baskı ile gerçeğe dönüşmesini sağlıyor.

2018 yılında New York Moda Haftası’nda başlatılan ‘Kurtuluş Koleksiyonu’’ndan sonra Julia Daviy, 3D baskılı kıyafetleri ticari olarak kullanılabilir hale getirme fikrini takıntı haline getirerek standardizasyon fikrini bozdu.

Daviy, “Dijital özelleştirmeyi ve 3D baskılı giyilebilir kıyafetleri esnek malzemelerle basitleştirmek çok önemliydi. Bunu başardık ve tüketicilerin buna hızlı tepki vereceğini düşünüyorum.” dedi. Daviy şunları ekledi. “Hedefimiz hiçbir zaman 3D baskılı giysilerin uygulanabilirliğini kanıtlamak değildi. Güzel, rahat, etik olarak üretilmiş ve çevre dostu giysi standardını yakaladığımızda başarılı olacağız.”

Daviy ve ekibi, yüzde 100 geri dönüştürülebilir filamentler kullanan patentli bir teknoloji ile en talepkâr müşteri isteklerini bile karşılayabilecek.

Ekip, tüketicilerin ihtiyaçlarına göre sadece özelleştirilebilir 3D baskılı giysiler oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda daha temiz ve daha sürdürülebilir bir dünya için sıfır atık üretiyor.

Üretim Aşaması

Müşteriler bir kıyafetin desen, stil, renk, bel ve astar tercihlerini tamamladıktan sonra, Daviy ve ekibi, giysinin dijital modelini oluşturmak için bilgileri kullanarak modelleme yapıyor.

Modelleme sonrasında oluşan ürün, müşteri tarafından onaylanıyor ve 3D yazıcılara gönderiliyor. Nihai ürünün tamamlanması yaklaşık on gün sürüyor.

Andritz Dokuma Tezgahları: Kalite Performansında Öncü

Andritz önümüzdeki yıllarda nonwoven kumaş pazarı önemli ölçüde büyüyecek ve iğneli delme teknolojisi, nonwoven kumaş üretiminde güçlü ve dayanıklı son ürünler imal etme yeteneği sayesinde en önemli yapıştırma süreçlerinden biri olacak.

Andritz, bu alandaki uzun yıllara dayanan tecrübesi sayesinde, müşterilerinin özel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sağlam bir iğneli dokuma hattı oluşturacak uzmanlık bilgisine, teknik kabiliyete ve esnekliğe sahip.

İğne dokuma tezgahı teknolojisi hemen hemen tüm elyaflarda kullanılabilir ve farklı gerginlik mukavemeti ve ağırlık dağılımına sahip kumaşlar üretecek şekilde özelleştirilebilir. Bu yönüyle birçok uygulamada kullanıma uygundur. Bu teknoloji için en dinamik pazarlardan biri, dış seslere karşı yalıtım konusunda elektrikli araçlara yönelik talebin artmasıyla daha belirgin hale gelen hafif ve ağır uygulamaların giderek yaygınlaştığı otomotiv sektörüdür. Ayrıca jeotekstil, filtreleeme ürünleri, çatı ve döşeme malzemeleri ve mobilya alanlarında iğneli dokuma teknolojisi ile üretilen malzeme pazarı da sürekli büyüme kaydediyor.

Fransa’nın Normandiya bölgesinde Elbeuf kasabasında bulunan Asselin-Thibeau, küresel nonwoven kumaş pazarı için iğneli dokuma, termal yapıştırma ve kimyasal yapıştırma teknolojilerinin üretiminde adeta bir Yetkinlik Merkezi gibi çalışmaktadır. Nonwoven Kumaş Bölümü Satış Direktörü Jean-Philippe Dumon şunları söyledi: “Bu tesiste nonwoven malzeme konusunda iyi bir geçmişimiz var. Asselin şirketi ilk olarak 1950’lerde çapraz dokuma, iğneli dokuma ön işlemleri ve dokuma tezgahı süreçlerinde geliştirdiği çözümlerle nonwoven kumaş sektörünün oluşmasına öncülük etti.”

Bugüne geldiğimizde ise Elbeuf’teki tesis, Andritz’in nonwoven kumaş alanında önde gelen üretim yerlerinden biri konumundadır. Dumon sözlerine şöyle devam etti: “Geçmişteki öncü tutumumuzu burada da sürdürüyoruz ve her yıl işimizi büyütüyoruz, fakat aynı zamanda iğneli dokuma hatlarımızın ve geliştirdiğimiz teknolojinin pazar payı da büyümeye devam ediyor. Bu tesise sürekli yatırım yapmış olmaktan gurur duyuyoruz. Her yıl makine parkımıza yeni araçlar ekliyoruz. Geliştirdiğimiz en son yönetim ilkelerini de hayata geçirdik ve sürekli büyüme kaydetmemize rağmen aynı şekilde üretimi arttırmayı da başardık.”

Andritz Asselin-Thibeau’da üretilen iğneli dokuma tezgahları dünyanın her yerindeki nonwoven kumaş üreticilerine gönderiliyor. Bunların %40’ı Rusya ve Türkiye dâhil olmak üzere Avrupa ülkelerine,%25’i ABD’ye,%25’i ise Asya’ya gönderiliyor.

Dumon ayrıca şunları söyledi: “Andritz, halihazırda birçok farklı istikamette ilerleyen bir sektörde, orta ölçekli müstakil nonwoven kumaş üreticileri ile de işbirliği yapmakta ve optimal iğneli dokuma tezgâh hatlarının kurulumu ve çalıştırılmasında bilgi ve uzmanlığını paylaşmaktadır.” “Bu başarıyı Andritz tamamen kendi kontrolü ile ve nihai sonuçları garanti ederek sağlayabilir ya da teknolojileri entegre etme kabiliyeti ile mevcut bir hatta bağımsız makineler ekleyebilir.”

Andritz İğneli Dokuma Tezgahları: Sağlam, Çok Yönlü, Kullanımı Kolay

Nakış makine hattındaki önemli makinelerden biri olan iğneli dokuma tezgahının tasarımı büyük oranda Andritz’in Elbeuf’taki yenilikçi çalışmaları ile gerçekleştirildi. Şirket yüksek güvenilirlik, yüksek performans ve mümkün olan en düşük sahip olma maliyetini sunmaya odaklanmıştır. Andritz iğneli dokuma tezgahları oldukça dayanıklıdır ve farklı delme hızları ve çalışma genişliği boyutları sunmaktadır. İğne yoğunluğu, tüm kumaş kalınlıklarına uyacak şekilde ayarlanabilir ve tek ya da çift taraflı iğneleme yaparak geniş bir uygulama alanı için çok yönlü hale getirilebilir.

Andritz iğneli dokuma tezgahının önemli bir özelliği de kolay temizlenecek şekilde tasarlanmış olmasıdır. Bazı elyaflar, tezgahta, özellikle hatta farklı malzeme türleri oluşturmada kullanıldığında, çok fazla toz oluşturarak ürünü kirletir. Dumon bu gelişmeyi şu sözlerle açıkladı: “Andritz iğneli dokuma tezgahları, ürünle temas eden tüm alanların görülebileceği ve plaka üzerindeki bir alanın, plakadaki ve iğnelerdeki tozu emerek alabileceği kolay bir erişim imkanı verecek şekilde tasarlanmıştır.” “İstikarlı ürünler üreterek, temizlik ve bakım için gereken süreyi azaltarak ve operatör için daha güvenli bir ortam sağlayarak tezgahın verimliliğini büyük ölçüde artırıyor.”

Andritz iğneli dokuma tezgahlarının verimliliğine önemli katkısı olan bir diğer şey de en geniş ve dayanıklı rulmanların kullanılmasıdır. Bu da makineyi çok daha uzun ömürlü ve sağlam yapmaktadır. Bu rulmanlar yıllarca çalışır. Birçok durumda, iyi durumda olmalarına rağmen tedbir gereği 12 yıllık aralıksız kullanımdan sonra değiştirildiler. Uzun bir kullanım ömrü için rulmanların optimum çalışma sıcaklığında tutulması gerekir, bu nedenle Andritz iğneli dokuma tezgahlarında kayganlaştırma için yağ kullanılmakta, bu sayede rulmanların kullanım ömrü uzun olmaktadır. Büyük rulmanlar ve kayganlaştırıcı yağların kullanılması ile bakım için daha az durma süresi sağlanarak müşteri için çok daha büyük bir yatırım getirisi elde edilir.

Andritz Ismarlama tasarımlarda iğneli dokuma tezgahlarını müşterilerin ihtiyaçlarına uyarlayabilir. Örneğin, yüzey yönünün büyük önem taşıdığı daha hafif dokusuz kumaşlarda, kumaşla etkileşime giren iğneli dokuma tezgahının parçaları kontrolsüz çekimi asgariye indirecek ve üretim hattının daha hızlı çalışmasını sağlayacak şekilde ideal iğne dağıtım modelinine göre optimize edilmiştir. Andritz, ağır delme işlemi gerektiren kumaşlarda içinse, makineye zarar verme ihtimali olan daha sert iğneleme işlemlerinin yol açtığı titreşimleri bertaraf eden teknoloji olan Dinamik Harmonik Değiştiriciyi (DHS) tanıttı.

“Müşterilerimizi dikkatle dinliyoruz”

İğne delme işlemi, günümüzde Avrupa’da ve tüm dünyada nonwoven kumaş pazarında müşterilerin esneklik, düşük işletme maliyetleri ve nihai üründe kalite istikrarı istenen alanlarda giderek artıyor. Andritz, nihai ürünlere ve mevcut kaynaklara göre özel gereksinimlere dair birebir görüşmek amacıyla müşterilerle işbirliği halinde çalışıyor. Bu şekilde, müşteriye istikrarlı ürünler üretme ve uzun ömürlü sonuçlar elde imkanı sunmak için, en iyi yatırım getirisini sağlayacak katma değeri en üst seviyeye çıkararak, ne kadar iyi bir iğneli dokuma hattı ve dokuma makinesi tasarlanabileceği de açık şekilde anlaşılıyor. İğneli dokuma tezgahları, ihtiyaç halinde uzman kullanımı için özelleştirilebilir. Bunun en güzel örneklerinden biri, aynı fırçayla çalışan iki ayrı çerçevenin bulunduğu çift kadife makinesidir. Bu makine kaliteyi ve istikrarı artırıp üretim maliyetlerini düşürürken, süreç hızlarını azaltarak işlem hızını da iki katına çıkarır.

Andritz, tasarım sürecinin bir parçası olarak, müşteri gereksinimlerini belirlemek ve karşılamak amacıyla mümkün olan en iyi çözümü bulmak için farklı muhtemel hat kurulumlarını karşılaştırmak üzere neXmatrix simülatör aracını kullanmaktadır. Müşteriler ayrıca, SCADA izleme sistemi dahil olmak üzere en yeni Andritz teknolojilerinin hepsinin, pilot iğneli dokuma pilot hattında bir araya getirildiği, Elbeuf’taki son teknolojiye sahip deneme merkezinden de yararlanabilir.

Performans, elyafa göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle deneme merkezinde, tasarım ekibi makine performansını kaydederek müşteri ihtiyaçlarına göre en verimli hat ve en iyi ürün kalitesini elde etmek için uygun koşulları oluşturmaktadır. Bu tesis sayesinde müşteriler daha emin hareket edebilir ve operasyonel düzeyde çalışan dokusuz kumaş hatları ve ekipmanları için kendilerine gerçek çalışma ortamı gösterilir.

Dumon, “Müşterimizle gerçekten yakınlaşmak istiyoruz” diyor. “Ne durumda olduklarını, ürünlerini ve ne amaçla kullanıldığını dikkatle dinliyoruz. Buradaki Elbeuf’teki pilot hattımızda bir simülasyon tasarlıyoruz ve ürettikleri ürünlerin gerçek zamanlı olarak ilk elden tanıtımını yapıyoruz. Müşteriler, sadece ihtiyaçlarını simüle ettiğimiz için değil, gelecekte yeni ürünler için başka hangi imkanların bulunduğunu görebildikleri için de bu hizmetimizden memnun kalıyorlar.”

Andritz‘de bu yaklaşımla müşterilerin iş planına uygun teklifler oluşturabiliyor. Ardından yeni, yenilikçi ve kalitesi kanıtlanmış ekipmanlar kısa bir süre içinde kurularak çalıştırılıyor ve yüksek verimlilik için en baştan itibaren daha fazla potansiyel sağlanıyor. Andritz bu yöntem sayesinde istikrarlı ve yüksek kalitede bir ürünün en uygun hacimle, düşük maliyetli ve verimli bir şekilde üreterek müşterinin yatırımlarını optimize etmek için ihtiyaç duyulan yenilikleri sağlayacak uygun ekipman yelpazesini müşterilerine sunuyor.

LENZING™ ECOVERO™ ve Mehtap Elaidi, “Doğanın Renkleri Kaybolmasın” diye Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’da bir arada!

Tasarımcı Mehtap Elaidi

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un (MBFWI) resmi sponsorları arasında yer alan LENZING™ ECOVERO™, etkinlik kapsamında çok özel bir projeye imza attı. Doğaya saygılı üretim ve sürdürülebilir bir yaşam tarzına dikkat çekmek üzere başlattığı “Doğanın Renkleri Kaybolmasın” kampanyasını tasarımın gücü ile birleştirmeyi hedefleyen LENZING™ ECOVERO™, bu doğrultuda ünlü tasarımcı Mehtap Elaidi ile bir iş birliği gerçekleştirdi.

‘See now, Buy now’ ile ÇEKÜL Vakfı’na destek

Mehtap Elaidi’nin çevre dostu yöntemlerle üretilen LENZING™ ECOVERO™ Viskon elyafı içeren kumaşlar kullanarak hazırladığı “MEHTAP ELAİDİ x LENZING™ ECOVERO™ Kapsül Koleksiyonu”, 10 Ekim 2019 Perşembe Günü Sakıp Sabancı Müzesi içindeki the Seed’de düzenlenen prezantasyonla davetlilere tanıtıldı. Türkiye’nin nadir ve endemik bitkilerinden  ilham alan Elaidi’nin ‘sezonsuz’ tasarımları, davetlilerin büyük beğenisini kazandı. Cansız mankenler ile tanıtılan koleksiyon için ‘See now, Buy now’ uygulaması yapıldı ve giysilerin etiketinde bulunan QR kodu okutanlar, diledikleri parçaları satın aldı. Koleksiyonun satışından elde edilen gelirin bir kısmının ÇEKÜL Vakfı’nın Eğitim Birimi olan Bilgi Ağacı’nın Ekim-Kasım-Aralık aylarında yürüteceği doğal ve kültürel miras eğitimlerine aktarılması ise davetliler tarafından büyük takdirle karşılandı.

Miray Demirer Acar: Doğaya saygılı ve sürdürülebilir bir üretim gerçekleştiriyoruz

“Doğanın Renkleri Kaybolmasın” kampanyası hakkında bilgi veren Lenzing Türkiye&Orta Doğu ve Afrika Pazarlama İletişim&Markalama Departmanı Müdürü Miray Demirer Acar, “Lenzing Grubu olarak, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı koşullarda elyaflarımızı üretiyoruz. Yüksek ve katı çevre standartlarını karşılayarak üretilen ve sıradan viskona göre yüzde 50 daha düşük emisyon ve su etkisine sahip LENZING™ ECOVERO™ Viskon elyafımız aynı zamanda, AB Eko-Etiketine (EU Ecolabel) sahip. Viskon üretimi daha temiz şartlarda yapılabilir, bu konuya dikkat çekmek için “Doğanın Renkleri Kaybolmasın” isimli bir kampanya başlattık. Çünkü inanıyoruz ki, herkes kendi payına düşen hassasiyeti gösterebilirse daha temiz bir çevre mümkün. Bu sebeple Mehtap Elaidi ile bir araya geldik. Kendisi de projemize destek vererek LENZING™ ECOVERO™ Viskon elyafımızı içeren kumaşlara tasarımlarıyla hayat verdi. Doğanın büyüleyici güzelliğini yansıtan bu tasarımlardan elde edilecek gelirin bir kısmının, bu bitki ve çiçekleri koruyacak nesillerin doğa ve kültürel miras eğitimi alması için kullanılacak olması da koleksiyonu daha etkileyici kılıyor” dedi.

Mehtap Elaidi: Koleksiyon ile sürdürülebilirliğe her anlamda vurgu yaptık

 “LENZING™ ECOVERO™ ile bu özel ve anlamlı koleksiyon için bir araya gelmekten dolayı mutluluk duyduğunu dile getiren Mehtap Elaidi ise “Günümüzün en önemli konularından biri olan sürdürülebilirliğe her anlamda vurgu yaptığımız bu koleksiyon ile çevre duyarlığına ve çevresel etkiler nedeniyle doğada gün geçtikçe kaybettiğimiz pek çok renge dikkat çekmek istedik” şeklinde düşüncelerini dile getirdi.

Doğanın ruhunu yansıtan tasarımlar

Türkiye’nin nadir ve endemik bitkilerinin desen ve renklerinin ön planda olduğu MEHTAP ELAİDİ x LENZING™ ECOVERO™ Kapsül Koleksiyonu’nda kullanılan rengârenk yaprak desenleriyle doğanın bolluğuna ve bereketine atıfta bulunulurken hardal, kiremit ve petrol mavisi ile de sonbahar ruhu yansıtılıyor. Büzgü ve drape detaylarının ön plana çıktığı koleksiyonda kullanılan düğmeler ise LENZING™ ECOVERO™  kumaşlarıyla kaplanmış olarak yepyeni bir form oluşturuyor.  

İstanbul’un nadir ve endemik bitkileri paylaşıldı

Kampanya kapsamında ayrıca ÇEKÜL Vakfı’nın içerik desteğiyle İstanbul’un nadir ve endemik bitkilerinden örneklerin yer aldığı bir broşür, davetlilerle paylaşıldı. Prof. Dr. Ünal Akkemik’in fotoğraflayıp yazdığı, ÇEKÜL Yayınlarından çıkan İstanbul’un Doğal Bitkileri kitabı referans alınarak hazırlanan broşürde İstanbul Kardeleni, Kum Belumotu, Sultan Pelemiri gibi bitkilere yer verildi. 

Dilo’dan Devrim Yaratan Yenilikçi Teknoloji: H Alpha Dokuma Tezgâhı

DiloGroup, 117 yıllık tarihinde makine performansı ve verimliliği konusunda daima yeni standartlar belirledi. DI-LOUR, DI-LOOP ve Hyperpunch gibi yenilikçi teknolojiler, Nonwoven kumaş sektörü için yeni pazarlar yaratarak sürekli büyümeye katkıda bulunuyor.

DiloSpinnbau, DiloTemafa, DiloMachines ve DiloSystems’i bünyesinde barındıran DiloGroup, elyaf hazırlamadan taraklamaya, çapraz bağlamadan aerodinamik’e ağ biçimlendirmeden iğnelemeye ve her türlü birleştirme malzemesi için konsolidasyon teknolojilerine kadar tüm elyaf işleme işlemlerini yapan tam kapsamlı süreçler için makineler geliştiriyor.

Dilo, son gelişmeleriyle bu yüksek kaliteli mühendislik ve devrim yaratan yenilikçi teknoloji stratejisini sürdürüyor.

H Alpha dokuma tezgâhı, Hyperpunch teknolojisinin yeni bir versiyonudur. Zararlı armürleri azaltarak, işlem hızını artırarak ve maliyetleri düşürerek, evrensel uygulamalar için önemli çözümler sunuyor.

Nonwoven kumaşlarda yüzey kalitesi önemli bir parametre olduğundan, iğne yapısı büyük etkiye sahip. Yeni “8000X” iğne kalıbı, farklı hat hızlarında oldukça düzgün dikiş dağılımları gerçekleştirmede büyük bir yenilik olarak görülüyor. Aynı seriden bir diğer makine “6000X” ise Hyperpunch iğne dokuma tezgâhlarına da uygundur.

Hypertex teknolojisi, kesintisiz elyaf ve nonwoven kumaştan oluşan ızgara sistemini, dikiş işlemiyle katmanlı olarak birleştiriyor. Böylece ek dokuma işlemine gerek kalmıyor. Izgara, filtre ya da çatı kaplamaları gibi ürünlerde gerilme mukavemetini artırarak maliyetleri ve üretim süresini azaltıyor.

“3D-Lofter”, “tekstil katkı maddesi imalatı” alanında; otomotiv sektöründe ve diğer uygulamalarda kullanılan iğne keçeleri için daha fazla elyaf tasarrufu sağlıyor. Çünkü topolojik olarak dağıtılan elyaf kütleleri, keçede “bireysel ağ biçimlendirme” denilen noktalara yerleştirilebiliyor.

“Diloline 4.0”, Siemens işbirliği ile imalat sürecini daha da basitleştirme, ağ şekillendirmede şeffaflığı arttırma ve bu sayede verimliliği arttırma amacıyla oldukça çeşitli “akıllı üretim” sistemlerine de sahip. Üretim verileri saklanıyor, belgeleniyor ve karşılaştırılıyor. Bir “alarm monitörü” ile düzensiz davranışlar izleniyor. Üretim analiziyle, bekleme sürelerinin nedenleri belgeleniyor. Bu veriler, düzensiz davranışların önüne geçmede kullanılabiliyor. Mobil uygulamalar ve bulut verileri (mindSpheres) üzerinden çok sayıda bilgi modülü geri çağırılabiliyor. Makinelerin kontrolünde ve üretim verilerinin elde edilmesinde kullanılan tüm bu yöntemler, üretim sistemindeki karmaşık fonksiyonları personel ve vardiyadan bağımsız olarak daha güvenli hale getirmeye yardımcı oluyor.

DiloGroup, Techtextil Hindistan fuarında C50 numaralı stantta ürünlerini sergileyecek.

Revolutionary Innovative Technology from DiloGroup: The H Alpha Loom

In its 117 year history, DiloGroup has always set new standards in regard to machine performance and efficiency. Innovative technologies like DI-LOUR, DI-LOOP and Hyperpunch have created new markets for the nonwovens industry and have contributed to continuous growth.

DiloGroup, consisting of DiloSpinnbau, DiloTemafa, DiloMachines and DiloSystems, offers production machinery for complete processes to make needled staple fibre nonwovens, from fibre preparation, to carding, crosslapping or aerodynamic webforming, needlepunching or other consolidation technologies for any fibre material.

With its recent developments DILO is continuing this strategy of high-quality engineering and revolutionary innovative technology.

The H Alpha loom is a new variation of Hyperpunch technology. By reducing detrimental draft, increasing throughput speed and lowering costs, it is of interest for universal applications.

The surface quality of nonwovens is an important parameter and highly influenced by the needle pattern. The new needle pattern “8000X” can be considered a breakthrough for realizing very uniform stitch distributions over a wide range of line speed. The related “6000X” is suitable for Hyperpunch needle looms.

The Hypertex technology combines a grid of endless fibres and nonwoven fabric as a sandwich using the needlepunch process. An additional weaving process becomes unnecessary. The grid improves the tensile strength of products such as filters or roof sheets and will lower costs and production time.

In the field of “textile additive manufacturing” the “3D-Lofter” will offer further chances of fibre savings for needlefelts used in the automotive and other applications because topologically distributed fibre masses can be positioned in the felt where needed by so called “individual webforming spots”.

“diloline 4.0” includes a wide variety of “smart manufacturing” actions in collaboration with Siemens which all aim at further simplifying operation, increasing transparency in web forming and consolidation thereby increasing efficiency. Production data are stored, documented and compared. An “alarm monitor” indicates irregular behaviour. A production analysis documents the reasons for standstill times. This data can be used to avoid irregular behaviour. Numerous information modules can be recalled via mobile apps and cloud data (mindSpheres). All these methods to control the machines and to generate production data will be helpful to further secure the complex functions within the production system independently of personnel and shift.

DiloGroup will showcase its products at booth C50 at Techtextil India.

The Trützschler Card TC 19i: İlk Akıllı Tarak

Tarak geliştirmede yeni bir dönem: Trützschler’den akıllı taraklar. Önemli ayarları tamamen bağımsız olarak ve insan eliyle yapılması mümkün olmayan bir hassaslıkla gerçekleştirerek, benzeri görülmemiş bir kalite elde ediliyor.

Tarak geliştirmede yeni bir dönem: Trützschler’den akıllı taraklar. Önemli ayarları tamamen bağımsız olarak ve insan eliyle yapılması mümkün olmayan bir hassaslıkla gerçekleştirerek, benzeri görülmemiş bir kalite elde ediliyor.

Başarılı inovasyonun bir formülü var mıdır? Kesinlikle hayır. Öyle ise Trützschler, taraklama teknolojisindeki çıtayı sürekli yükseltebiliyor? Trützschler Card TC15’in kalite ve performansı nasıl aşılabilir?

Satış Direktörü Markus Wurster şöyle açıklıyor: “Müşterilerimizle aramızdaki diyalog, geliştirme çalışmalarımızda belirleyici bir unsur. Çözüm bulamadıkları sorunlarını anlattıkları zaman onları dikkatle dinliyoruz. Yüksek hammadde maliyetleri, personel darboğazları ve daima yüksek kalite gerektiren hammadde kalitesindeki dalgalanmalar, üstesinden gelinmesi gereken konulardan bazıları. Trützschler’in bu gereksinimleri karşılayacak teknik yeterliliğe sahip olduğunu ITMA 2019 fuarında bir kez daha göstermiş olduk.”

Satış Müdürü Ralf Müller, “Bu yılki ITMA’da standa gelen ziyaretçilerden en çok “İşte gelecek bu!” ve “İşte ihtiyacımız olan gelişme!” gibi yorumlarla karşılaştı. “T-GO ya da Wastecontrol gibi özellikleri sayesinde kalite ve verimliliği arttırma ihtimalinin yanı sıra personel sorunlarını da çözen bu sistem, müşterilerimizi büyüledi.” dedi.

TC 19i‘nin ana özellikleri:

Kendi kendini optimize eden hassaslık ayarı

Pamuk taraklamada, silindir ile düz kumaş giysi arasındaki taraklama boşluğunun mümkün olduğunca küçük olması gerekir. Birçok pamuk türü için en uygun aralık 3/1000 inçtir (0,075 mm). Karşılaştırma için örnek vermek gerekirse, aralarına bir yaprak kâğıt bile sığdırılamaz. Deneyimli bir teknik uzman bile tarak soğukken böylesine ince bir ayar yapamaz. Çalışma sırasında, merkezkaç kuvveti ve sıcaklık artışları bu ayarlar üzerinde önemli oranda etkiye sahiptir.

Trützschler Card TC 19i‘de bulunan Gap Optimizer T-GO sayesinde uzmanlarımız tarafından yalnızca bir kez temel seviyede bir düz ayarlama yapılmaktadır. Bunun ardından T-GO ile giysinin taşlanmasından sonra, giysi değiştirildikten sonra bile, tarak ister soğuk ister sıcak olsun, daima ideal bir taraklama boşluğu bırakılır. Bu işlem, üretimde duraklama olmaksızın, kalıcı ve kendi kendini optimize eden akıllı bir işlemdir.

İplik fabrikalarında kârlılığının anahtarı, hammaddenin maksimum seviyede kullanılmasıdır. TC 19i‘de bulunan optik sensör emme sürecinde atıkları izler, bu sayede Wastecontrol’e veri sağlar. Çok fazla miktarda iyi elyaf atık haline geldiğinde, sistem servo motorla Webfeed üzerindeki toz bıçağı ayarını ayarlar.

Kalıcı kalite kontrolü

Trützschler Nep Sensor NCT (ayırma seçeneği), dofer üzerindeki tülbenti sürekli olarak izler. Bir kamera nepsleri, çöp parçacıklarını ve tohum kabuğu parçalarını kaydederek ayırır. Veriler tarak ekranında görüntülenir ve Trützschler fabrika izleme sistemi My Mill’e aktarılır. Bu şekilde, kaliteli teslimat için birden fazla tarak izlenebilir ve tüm sapmalar derhal tespit edilir.

Akıllı ve kolay kullanım

TC 19i‘de akıllı telefon gibi kolay ve sezgisel olarak kullanılabilen çok dokunuşlu bir ekran mevcuttur. RFID çipi ile bağımsız operatör tanıma ve yetkilendirme mümkündür. Ayrıca, uzaktan tarak izleme ekranı T-LED ile önemli makine bilgileri kolayca görselleştirilir ve operatörlerin her bir makinenin durumundan haberdar olmaları sağlanır.

Trützschler ‘de Taraklama Uzmanı Jürgen März, ITMA fuarında çok sayıda ziyaretçiden olumlu geribildirimler aldı. März, “Müşterilerimizle fabrikalarındaki sorunlar hakkında konuşarak, yetenekli personele olan ihtiyaçlarından haberdar olduk. Düz ayarın hassaslığı büyük ölçüde operatöre bağlıdır, fakat bugünlerde güvenilir ve iyi eğitimli personel bulmak oldukça zor. Müşteriler, oldukça ince ayarların tamamen bağımsız olarak yapılmasından çok etkilendi. Taraklama boşluğu artık teknisyenler tarafından değil akıllı sistem tarafından yapılıyor. Trützschler makineleri bu noktada insan gözünün hassasiyet sınırlarını aşmış bulunuyor.” diye konuştu.

Lenzing ™ Elyafları; Suda, Toprakta ve Kompostta Tamamen Biyoçözünür Özelliğe Sahip

Lenzing Grubu, bağımsız araştırma laboratuvarı Organik Atık Sistemleri (OWS) tarafından elyaflarının, tatlı suda tamamen biyoçözünür olduğunun teyidini aldı.

OWS tarafından yürütülen ve TÜV Austria tarafından verilen yeni uluslararası sertifikalar, Lenzing ™ Viskoz, Lenzing ™ Modal ve Lenzing ™ Lyocell elyaflarının; toprak, tatlı su, kompost, deniz suyu gibi tüm doğal ve endüstriyel ortamlarda biyolojik olarak parçalanabildiğini doğruladı.

OWS’de, selülozik ürünlerin ve sentetik elyaf polyesterin biyoçözünürlüğü, tatlı su içinde ISO 14851 gibi geçerli uluslararası standartlara göre test edildi. Deneme süresinin sonunda, Lenzing ™ odun esaslı selülozik elyaflarının, pamuk ve kâğıt hamuru ile sentetik polyester elyafların aksine, tatlı suda tamamen biyobozunur olduğu ispatlandı.

Sentetik malzemelerin biyolojik olarak çözünmez olması, atık su arıtma tesislerinde ve potansiyel olarak deniz çöpünde büyük sorunlara yol açıyor. Lenzing Grubu İcra Kurulu Başkanı Stefan Doboczky, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Lenzing Grubu, kullanımdan sonra doğaya geri dönen biyoçözünür elyaflar üretmek için yenilenebilir hammadde odununa dayalı döngüsel bir iş modeli işletiyor. Bu tam döngü, şirket stratejimiz sCore TEN’e dâhil edilen sürdürülebilirliğin temel değerinin başlangıç noktasını şirketimizin ‘varlık sebebini’ oluşturuyor. Bu pozisyona ayak uydurarak sadece tedarikçilerimizin, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın değer zincirindeki işlerini geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda tüm tekstil ve nonwoven endüstrilerin durumunu iyileştiriyoruz.”

Hem tekstil hem de nonwoven endüstrisi, çöp konusunda büyük zorluklarla karşı karşıya bulunuyor. Mevcut eğilimler devam ederse okyanuslar, 2050 yılına kadar balıktan daha fazla plastik içerme sorunuyla karşı karşıya kalacak. Bu nedenle, dünya çapındaki yasama organları artık konuyu görmezden gelemiyor ve büyük miktarda atığı sınırlandırmayı amaçlayan plastik mevzuatına yöneliyor.

Bunun üzerine, Avrupalı milletvekilleri şu anda AB üye ülkelerinde ulusal mevzuata aktarılmakta olan Tek Kullanımlık Plastik Direktifini yayınladı. Geleneksel ıslak mendiller ve hijyen ürünleri çoğunlukla plastik içeriyor ve bu nedenle seçilecek ürün kategorilerinden biri olarak tanımlanıyor. Genellikle STK’lar ve yasa koyucular tarafından, biyolojik olarak parçalanabilen ahşap esaslı selülozik elyaflardan üretilen mamul ürünler, daha az kirletici alternatifler arasında bulunuyor. Mikro plastik içeren plastik atıklar, yüzyıllarca çevrede kalabiliyor. Buna karşılık, biyoçözünür malzemeler tek kullanımlık plastiklerin en iyi alternatifi olarak görülüyor. Çünkü bunlar, tanım gereği tamamen doğaya karışabiliyor ve bu nedenle geri dönüşüme ihtiyaç duymuyorlar.

Andritz Yeni Stratapresstm SX Tek Dikişli Baskı Keçe Teknolojisini Piyasaya Sundu

Uluslararası teknoloji grubu Andritz, patentli, tek dikiş teknolojisiyle entegre yeni nesil “StrataPress ™ SX” i piyasaya sürdü.

StrataPress SX, karton / ambalajlama, grafik ve kağıt hamuru makinelerinde en talepkâr pozisyonlar için özel olarak tasarlandı. Patentli, entegre dikişi, hızlı ve güvenli kurulum sağlarken güç ve dayanıklılık sunuyor.

En yüksek levha kalitesini, daha hızlı makine hızını, düşük enerji tüketimini ve daha uzun ömür potansiyeline sahip olan makine, oyun değiştiren bir malzeme kombinasyonu, temel kumaş yapıları ve eşsiz keçe konseptleri ile özel olarak tasarlandı.

Andritz Fabrics and Rolls Genel Müdür Yardımcısı ve Başkan Yardımcısı Bill Butterfield, “StrataPress SX ile müşteriler, endüstride ilk kez daha önce sadece birinci sınıf sonsuz baskı keçelerinden elde edilebilecek üstün makine performansı ile birlikte dikiş keçelerinin rahatlığının ve güvenliğinin tadını çıkarabilecekler. StrataPress SX, benzersiz sıkıştırılabilirliği ve nip nemlendirme özellikleriyle, en zorlu baskı nip uygulamalarında ve düşük işletme maliyetlerinde bile üstün kurutma performansı sağlar.” dedi.

STRATAPRESS SX- ÜÇ ÜRÜN SINIFI

StrataPress SX teknolojisi üç ayrı çözgü sistemi kullanılarak inşa edildiğinden, grafik, karton, ambalaj ve kağıt hamuru kalitelerinde makine performansını en üst seviyeye çıkarmak için özel olarak tasarlanmış tam bir ürün spesifikasyonuna sahiptir.

StrataPress SX, Andritz’in özel “QS” Hızlı Satürasyon teknolojisi ile de sunuluyor. Baz kumaş yapısına gömülü hidrofilik bileşenler, gelişmiş başlatma davranışı, geliştirilmiş profiller ve tüm hizmet ömrü boyunca daha iyi NIP kurutma sağlamak için optimize edilmiş su yönetimi sağlıyor.

Yeni StrataPress SX teknolojisi ile Andritz, yenilikçi kumaşların, baskı keçelerinin ve rulo teknolojisi çözümlerinin tedarikinde küresel pazar liderlerinden biri olarak konumunu bir kez daha kanıtlamış oldu.

Sivrisineklerle Mücadele Etmek İçin Yeni Bir Yaklaşım: Akıllı Tekstiller

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan bir raporda, sivrisineklerin insan ölümleri açısından gezegendeki en ölümcül ve en tehlikeli tür olduğu iddia edildi. 2015 yılında, dünya genelinde 438 bin kişinin ölümünün sıtmaya bağlı olduğu bildirildi. Ayrıca dang humması oranının son otuz yılda 30 kat arttığı açıklandı. Bazı ülkelerde; zika, dang, chikungunya ve sarı humma gibi sivrisinek kaynaklı salgın hastalıklar ilk sırada geliyor.

Sivrisineklerin sineksavarlara karşı gittikçe artan direnç vakalarıyla birlikte bazı gruplar, kumaşlara yeni sineksavarlar eklemeyi denedi. Sivrisinek ısırıklarını önleyebilecek akıllı tekstiller tasarlama yönünde birçok çaba oldu. Mikro kapsülleme yaygın olarak kullanıldı. Ancak, bu yöntemler sürdürülebilirlik ve yeniden kullanılabilirlik gibi sakıncalara yol açtı. Başka bir yaklaşımda yine pahalı ve sıkıcı olan mikro boncuklar kullanıldı. Bu, günlük pratik uygulamalar için geleneksel mikro boncukların ve mikro kapsüllerin kullanımını kısıtladı.

Araştırma ekibi tarafından önerilen çözüm, trend mikro kapsülleme tekniğinin gerekli avantajlarını alıp, dezavantajları bertaraf etmeyi kapsıyor.

Önerilen fikir, hareket halindeyken kullanıcı tarafından kontrol edilebilen sineksavarlarla birçok kez yeniden yüklenebilen yeniden doldurulabilir bir mekanizma içeren akıllı bir tekstil sistemi kullanmayı gerektiriyor. Bu çalışma, sineksavar teknolojisinde bir platform olarak kullanılacak sürdürülebilir akıllı tekstillerin üstünlüğünü gösteriyor.

Şekil hafızalı polimerleri (SMP’ler) kullanan konsept yenidir ve kullanıcıya ihtiyaca bağlı olarak sineksavar salınımını defalarca kontrol etme avantajı veriyor. SMP’ler ısı, manyetik veya elektrik alan gibi dış uyaranlara maruz kaldığında, ya da uyaran kaldırıldığında değişen ve kendi ‘hafıza’ şekline geri dönen özel bir şekle sahip akıllı tekstillerdir.