Artan Nanoteknoloji Yatırımları Salgından Korumayı Artırıyor

Polimer nanopartiküller içinde ilaç iletimi, 3D illüstrasyon

 

Pitchbook’un derlediği son verilere göre, Covid-19 salgını, nanoteknoloji tabanlı sağlık şirketlerine yapılan yüksek miktardaki yatırımlarla aynı zamana denk geldi. Yatırım izleme platformu, sektörün 2020’de bir önceki yıla göre 1,1 milyar sterlin artarak 1,7 milyar sterlin yatırım aldığını açıkladı.

Nanoteknoloji sağlık hizmeti ortalama anlaşma boyutları da 2019’a kıyasla iki katına çıkarak 2021’de 1 milyon sterlinden 2 milyon sterline yükseldi. 2020’deki anlaşma sayısı her zamankinden daha fazla gerçekleşti ve tek bir yıl içerisinde ilk kez 100 anlaşmayı geçti.

Nanotıp, 2020’de yatırım alan en önemli sektörlerin başında geliyordu; sadece bu sektöre yapılan yatırım son beş yılda %250 arttı.

Dünya Nano Vakfı ve Nano Dergisi ortak yaptıkları bir tahminde küresel nanoteknoloji pazarının 2027 yılına kadar 8 milyar dolara ulaşacağını düşünüyorlar. Bu, Pitchbook’un sağlık teknolojisi yatırımlarının 2022 yılına kadar toplam 10 trilyon doları aşacağı tahminine paralel bir düşünce.

Nanoteknoloji araştırmacıları ve bilim adamlarının, protezler gibi biyomedikal cihazları geliştirmek, yeni kanser tedavileri sağlamak ve küresel sağlık hizmetlerini değiştirebilecek daha fazla yenilikle birlikte kemik iyileştirme terapileri geliştirmek için yaptıkları çalışmalar, yatırımların inovasyona yardımcı olduğunun açık göstergesi durumunda.

Nanoteknoloji araştırmacıları, Covid-19’u ve potansiyel olarak diğer koronavirüslerin hücrelere girmesini engelleyen nano cisimler buldu ve nano ölçekte maske tasarımları geliştirerek onları hem daha ucuz hem de daha etkili hale getirdi.

Pandemiye karşı geliştirilen hızlı küresel yanıt da nanoteknoloji sayesinde sağlandı. Bu teknoloji Pfizer ve AstraZeneca aşı geliştirmesinde ve Innova Medical Group’un %99,99 doğruluk oranına sahip, 30 dakikada sonuç veren lateral akışlı COVID testlerinde de kullanıldı.

Dünya Nano Vakfı kurucu ortağı Paul Stannard, Covid-19’un Avrupa’daki sağlık sistemlerindeki zayıflıkların açığa çıkmasını sağlayarak, teknolojimizi yükseltmek ve gelecekteki salgınları önlemek için uzun vadeli, yenilikçi çözümlere ihtiyaç olduğunu kanıtladığını ve nanoteknolojinin bunu başarmada kilit bir oyuncu olduğunu söyledi.

Stannard, nanoteknoloji sektöründeki artan yatırımlardan ve dünya çapında tanınırlıktan hoşnut olduğu halde, bu trendde herhangi bir düşüşe karşı uyarılarda bulundu:

‘‘Nanoteknoloji sadece mevcut sağlık sistemlerimiz için çok önemli bir konumda olmasının yanı sıra bu alandaki araştırmacılar ve bilim adamları, bu teknolojiyi kullanarak nasıl ilerleyeceğimiz konusunda devrim yaratacak terapiler, cihazlar ve yeniliklerin zirvesindeler.’’

‘‘Salgınlara en iyi şekilde hazırlıklı olabilmek, yüksek kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek ve uzun bir ömür yaşayabilmek için nano sağlık teknolojisine ve bakım inovasyonlarına yatırım yapmalıyız.’’

Bu mesaj, yakın zamanda pandemi koruması ve hazırlıkları için 300 milyon dolar toplayan bir alt fon başlatan Lüksemburg merkezli Vektör İnovasyon Fonu’nun genel ortağı olan Kojo Annan (merhum BM eski genel sekreteri Kofi Annan’ın oğlu) tarafından destek gördü.

Annan düşüncelerini şu şekilde ifade etti: ‘‘Yapılan yatırımlar ve sağlık teknolojisi arasında verimli bir döngü gelişiyor. Son zamanlarda, çoklu aşıların geliştirilmesine, genom kodunun çözülmesiyle bağlantılı teknolojilerin hızlanmasına, nanotıbbın yükselişine ve bulaşıcı hastalıkları ve yeni patojenleri izlemek için yapay zekânın kullanımına şahit olduk.’’

‘‘Sürdürülebilir sağlık teknolojisi finansmanına yapılacak yatırımlar, sağlık hizmetlerinin daha adil olmasına ve homojen küresel dağılımına, daha fazla satın alınabilirliğe ve önleyici ve erken müdahale sağlık hizmetlerine olanak tanıyarak bu eğilimi devam ettirebilir ve bunların tümü nihayetinde yaşam ömrünü uzatacak gelişmelerdir.’’

‘‘Pandemi ayrıca teletıp yatırımlarını büyük ölçüde hızlandırdı ve nanobilim ve inovasyonun sağlık hizmetleri açısından kendini daha çabuk toparlayabilen toplumlar ve ekosistemler sağlayabileceğini gösterdi.’’