Teknik Tekstil İhracatında Cumhuriyet Tarihinin Rekoru Kırıldı

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatı pandemi ile birlikte adeta uçuşa geçti. 2020 yılı Ocak-Aralık döneminde teknik tekstil ihracatı, yüzde 76 artarak 3 milyar dolara ulaştı. Ege Bölgesi’nin ise teknik tekstil ihracatı yüzde 98 artırarak 194 milyon dolara yükseldi.

Kalp atışlarını dinleyen yatak çarşafları, uyumak üzere olan sürücüleri uyandıran araba koltukları, oda sıcaklığına göre renk değiştiren dokumalar, çelikten 15 kat daha dayanıklı elyaflar, askeri kamuflajlar ve yanmayan, terletmeyen nanoteknolojik kumaşlar… Artık hayatımızda daha fazla yer almaya başlayan teknik tekstil ürünleri, ihracatın da parlayan yıldızı oldu. Yüksek katma değerli ihracatın öncülerinden olan teknik tekstil, pandeminin etkisiyle sağlık sektörüne yönelik ürünleri ve aktif spor giyim ürünleriyle birlikte atağa kalktı. 2019 yılını 1 milyar 724 milyon dolarlık ihracatla kapatan sektör, 2020 yılında ihracatını yüzde 76 artırarak 3 milyar dolara ulaştı. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birlikleri (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “Teknik tekstil ihracatının Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat verisine ulaşması gurur verici.” dedi.

2021’in ilk üç ayında da artış devam etti

2021 yılının ilk üç ayında Türkiye’nin teknik tekstil ihracatına bakıldığında Ocak-Mart döneminde toplam ihracatın yüzde 30,5’inin nonwoven mensucat ürün grubunun oluşturduğu gözlemleniyor. Bu dönemde Türkiye’nin nonwoven mensucat ihracatı yüzde 26,5 oranında artarak 199 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Teknik tekstil ihracatında en önemli ikinci ürün grubu ise toplam ihracattan aldığı yüzde 18,8’lik pay ile teknik tekstil materyalinden hazır giyim ürünleri oldu. Ocak-Mart döneminde Türkiye’nin ilgili ürün grubu ihracatı yüzde 699,0 oranında artarak 123 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında en önemli üçüncü ürün grubu ise Ocak-Mart döneminde toplam teknik tekstil ihracatından aldığı yüzde 14,4’lük pay ile teknik tekstilden mamul ambalaj için torba ve çantalar oldu. Türkiye’nin ilgili ürün grubu ihracatı Ocak-Mart döneminde yüzde 24,2 oranında artarak 94 milyon dolar değerine ulaştı.

En Çok Teknik Tekstil İhracatı Almanya’ya

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında ilk 10 ülkeye bakıldığında en büyük ihracat pazarının Almanya olduğu gözlemleniyor. Türkiye’nin toplam teknik tekstil ihracatından yüzde 9,5 oranında pay alan Almanya’ya Ocak-Mart döneminde teknik tekstil ihracatı yüzde 79,4 oranında artarak 62 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Ocak-Mart döneminde Türkiye’nin en fazla teknik tekstil ihracatı gerçekleştirdiği ikinci ülke ise toplam ihracattan aldığı yüzde 7,8’lik pay ile ABD oldu. ABD’ye bu dönemde teknik tekstil ihracatı yüzde 57,6 oranında artarak 51 milyon dolar değerine ulaştı.

İtalya ise Türkiye’nin en fazla teknik tekstil ihracatı gerçekleştirdiği üçüncü ülke konumunda yer alıyor. Türkiye’nin teknik tekstil ihracatından yüzde 7,8 oranında pay alan İtalya’ya Ocak-Mart döneminde ihracat yüzde 64,5 oranında artarak yaklaşık 51 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Türkiye Nonwoven Kumaş Üretiminde Dış Ticaret Fazlası Veriyor

Özellikle mart ayından itibaren tıbbi tekstile yönelik yoğun talebi karşılayan Türk üreticileri, bu alanda yeni yatırımlar için teşvikler de almış durumda. İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, Türkiye’nin nonwoven kumaş üretiminde dış ticaret fazlası verdiği için, maske ve koruyucu kıyafet üreticilerinin hammaddeye erişiminin oldukça kolay olduğunu, ülkenin bu alanda öne çıktığını belirtti. Öksüz, “Yüksek teknoloji isteyen yatırımlara hız veren şirketler, katma değerli ihracata imza atıyor. Tekstil ve hammaddeleri sektöründe ihracatta kg fiyatı 4.2 dolar iken teknik tekstilde kg fiyatı 20 dolara kadar çıkabiliyor.” diye konuştu.

Yeni yatırımlar yolda

Türkiye’de teknik tekstiller, tekstil ve hammaddeleri sektörü ihracatının önemli bir kısmını oluşturuyor. Ahmet Öksüz, “Salgın döneminde teknik tekstil sektörümüz maske, önlük gibi kişisel koruyucu donanım ürünlerine ilişkin yaklaşık 3 milyar TL, dokunmamış kumaş yatırımları için ise yaklaşık 2.5 milyar TL yatırım teşvik belgesi aldı. Küresel teknik tekstil ihracatında 19. sırada olan sektörümüzün özellikle son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlar ile birlikte önümüzdeki yıllarda küresel ölçekteki sıralamasının daha yukarılara çıkacağını öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Teknik tekstillerin birçok sektörde kullanılması sayesinde geleneksel tekstillerden önemli bir pay alacağını belirten Öksüz, “Sistemin Ar-Ge ve inovasyonun ön planda olduğu teknik tekstillere doğru hızla evrileceğini gözlemliyoruz. Salgın döneminin de bu dönüşüm sürecini hızlandırdığını düşünüyoruz. Teknik tekstiller özellikle son 10 yılda küresel tekstil ve hammaddeleri ihracatı içerisinde payını her geçen yıl artırıyor.” yorumunu yaptı.

Dünya Genelinde Teknik Tekstil İhracatı 107 Milyar Dolar

Dünya genelinde teknik tekstil ihracatı 107 milyar doları buluyor. Ağırlıklı gelişmiş sanayilere sahip ülkelerin tekstil ihracatında yüksek katma değerli ürün olarak öne çıkan teknik tekstilin payı bir hayli yüksek. ABD, Japonya, Fransa, Belçika gibi ülkelerde bu pay yüzde 40’ları bulurken, Almanya tekstil ihracatında teknik tekstilin payı yüzde 65’lere ulaşıyor. Türkiye’nin geçen yıl itibari ile tekstil ihracatı 10 milyar dolara ulaşırken, teknik tekstilin payı da sürekli artıyor. İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, “Sektörümüz salgında dahi çok önemli teknik tekstil yatırım kararları almayı sürdürüyor.” dedi.

 

Tıbbi Uygulamalarda Nonwoven Kullanımı 255 Milyon Dolara Çıkacak

Tıbbi uygulamalarda nonwoven kumaş talebinin 2024 yılında yılda yüzde 3,9 artarak 255 milyon dolara çıkması bekleniyor.

Bu tahmin, tıbbi uygulamalarda kullanılan nonwovenların, 2019’daki taraklanmış nonwoven satışlarının yüzde 9’unu oluşturduğunu belirten Freedonia Group’un yeni raporunda yer alıyor.

Tıbbi pazarda, nonwoven kumaşlar, sağlık bakım bezleri, bandajlar ve yatak takımları gibi ürünler dâhil olmak üzere çeşitli tek kullanımlık ürünler üretmek için kullanılabiliyor. Yetişkin inkontinans (idrar kaçırma) ürünleri tüketici pazarına dâhildir. Talep, sağlık hizmeti faaliyetinin hacmi, cerrahi prosedürlerin sayısı, demografik modeller ve hastalıkların ve rahatsızlıkların görülme sıklığı gibi çeşitli değişkenlere bağlıdır.

Carded Nonwovens adlı rapor, 2024’e olan talebin, sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonlar ve dezenfektan mendiller gibi ürünler arasında sürekli büyümeyi destekleyecek enfeksiyon önleme protokollerinin etkinliği ile ilgili endişelerden kaynaklanacağını söylüyor.

Yaşlı popülasyonda da (65+ yaş) hızlı bir büyüme olacak. Bu da yaşlıların genel nüfusun diğer kısımlarına göre daha fazla sağlık bakımına ihtiyaç duyması nedeniyle tıbbi nonwoven kumaşların kullanımındaki artışa fayda sağlayacak.

Diğer etkenler arasında, yumuşaklık ve emicilik potansiyelleri nedeniyle, nonwoven kumaşların birçok tıbbi uygulama ile uyumluluğu bulunuyor. Tıpkı tüketici ürünlerinde olduğu gibi, sağlık bakım ortamlarında kullanılan birçok kişisel hijyen ürünü, ürün performansını, güvenliğini ve sürdürülebilirliğini iyileştirmek için yeni araştırma ve geliştirmeden geçmeye devam ediyor. Bu, daha yüksek mukavemetli, düşük elyaf tüylenmesi ve daha güvenli kimyasal işlemlere sahip ürünler geliştirmeyi kapsıyor.

Raporda ayrıca, Covid-19 salgınının çeşitli tıbbi malzemeler için talep artışlarının yanı sıra yüzey dezenfektan mendilleri gibi virüsün bulaşmasını sınırlayan ürünlere talep artışlarını nasıl artırdığı da yer alıyor. Bununla birlikte, pandemi, tıbbi pazardaki nonwoven talebine de bazı sınırlamalar getirdi. Pek çok hastane, pandemi yayıldıkça hem virüsün potansiyel bulaşmasını sınırlamak hem de kaynakları hastalığın tedavisi ve sağlık personelini korumaya odaklamak için elektif (aciliyeti  olmayan) ameliyatları sınırlamayı seçti.

HIGHTEX Fuarı Ertelendi, Yeni Tarihler: 14-18 Haziran 2022

22- 26 Haziran 2021 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan HIGHTEX Uluslararası Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı, dünyada devam eden Covid-19 salgınının etkileri dikkate alınarak, 14- 18 Haziran 2022 tarihlerine ertelendi. Bu erteleme kararı, katılımcılar ve sektör temsilcileri ile yapılan yoğun görüşmeler ve değerlendirmeler sonucunda alındı.

HIGHTEX Organizasyon Ekibi yaptığı açıklamada; “Birincil önceliğimiz, ticari kazanımlarımız değil, siz değerli katılımcılarımız ve ziyaretçilerimizin, yatırımlarını ve tüm haklarını korumaktır. Bu nedenle, HIGHTEX Fuarı için alınan zorunlu erteleme kararını tüm katılımcı firmalarımızın haklı bulacağına ve anlayışla karşılayacağına inanıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

HIGHTEX 2022 Fuarı, ITM Fuarı ile eşzamanlı olarak 14- 18 Haziran 2022 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Türkiye’de konusunda ilk ve tek fuar olma özelliğini taşıyan HIGHTEX 2022 Fuarı; dünyanın lider teknik tekstil ve nonwoven üreticilerini 5 gün boyunca İstanbul’da ağırlayacak.

Yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda firmanın en son teknolojilerini ve ürünlerini sergileyeceği HIGHTEX 2022 Fuarı’nı; medikalden hazır giyime, dekorasyondan kozmetiğe, otomotivden savunmaya pek çok sektör profesyoneli ziyaret edecek.

Toray’dan Covid-19 ile Mücadelede Etkili Ürün: Makspec® V Antiviral Tekstil

Şirket, bu yüzde 100 polyester ürününü Mart 2020’de geliştirdi. Ürün, olağanüstü yıkanabilirlik ve rahatlık sağlıyor.

Toray, tekstil ürünleri için JISL 1922 antiviral testini kullandı. Örnekleri Covid-19’a maruz bıraktı ve iki saat sonra konsantrasyonları ölçtü. ATCC VR-1679 zarf türünün kullanıldığı önceki deneylerde olduğu gibi, şirket kumaşın tekstildeki Covid-19 virüslerinin yüzde 99,9’undan fazlasını azalttığını doğruladı. Kumaşın sağlam antiviral performansının altını çizerek 50 endüstriyel yıkamadan sonra bile aynı sonucu elde etti.

Son bulgular ışığında şirket, bu tekstili Covid-19’dan koruma talebinin yüksek olduğu müşteri hizmetleri, hemşirelik ve okul üniformaları için pazarlayacak. Ayrıca, bu tekstil için spor giyim, gündelik giyim, moda giyim ve çocuk kıyafetlerini de içerecek şekilde genişleyen uygulamalar öngörülüyor.

Toray, konfor ve güvenliği birleştirerek üstün performans ve katma değer sağlayan ve böylece sosyal ilerlemeye katkıda bulunan tekstiller oluşturmak için istisnai işlevsellik gerektiren üniformalar için malzeme geliştirmede biriktirdiği tekstil işleme teknolojisinden yararlanacak.

Mondi Gronau Almanya’da Medikal Yüz Maskeleri Üretimine Başladı

Ambalaj ve kağıtta dünya lideri olan Mondi, Covid 19’un yayılmasını azaltmak için Almanya’nın Gronau kentindeki tesisinde meltblown nonwoven kumaş ve medikal yüz maskeleri için yeni üretim hatları başlattı.

Mondi Gronau, hijyen ürünleri için film, nonwoven ve elastik bileşenlerin üretiminde ve işlenmesinde 50 yılı aşkın deneyime sahip. Mondi geçtiğimiz yıl, hem önemli temel malzeme olan meltblown nonwoven kumaşı hem de medikal yüz maskesini üretmek için üretim hatlarını başlatacağını duyurmuştu. Mondi yeni hatlarla birlikte, pandemi sürecinde doğan maske ihtiyaçlarını karşılamak için Almanya’da yerel bir zinciri oluşturuyor. Son derece otomatikleştirilmiş yüksek hızlı iki makineyle tam entegre üretim tesisi, dakikada 700 adet yüksek kaliteli medikal yüz maskesi üretimine izin veriyor. Bu, standart yüz maskesi üretim hattından yaklaşık yedi kat daha yüksek bir oran ve günde en az bir milyon medikal maske üretecek.

Maskeler, Alman Johner Enstitüsü tarafından tıbbi bir ürün olarak ve Alman standartları OEKO TEX ve Dermatest tarafından onaylandı. Bu üretimle Mondi Gronau, hastaneler, eczaneler ve uzman tıbbi perakendeciler dâhil olmak üzere Alman sağlık sektörünün ihtiyaçlarını doğrudan karşılayacak.

Mondi Gronau Genel Müdürü Jürgen Schneider, “Geçen yıl salgının başlarında Almanya’da meltblownlu nonwoven kumaş kıtlığını tespit ettik ve hızlı bir şekilde yüksek kaliteli medikal yüz maskeleri üretimine başladık. Mondi Gronau, yüksek hızlı üretim kurulumumuz ve sertifikalarımızla, takıldıkları andan çıkarıldıkları ana kadar güvenilir koruma ve yüksek konfor sunan kaliteli medikal maskeler sağlamak için ideal bir konumdadır. ” dedi.

Wolf PVG, Oerlikon Nonwoven’ın Meltblown Teknolojisine Güveniyor

Günümüzde oldukça rağbet gören bu filtre malzemesinin yanı sıra medikal ve endüstriyel filtre uygulamaları için yüksek kaliteli Meltblown nonwoven kumaşlar da üretilebiliyor. Tesis şu anda birkaç haftadır stabil üretim koşullarında en yüksek standartlarda ideal nonwoven kumaş kalitesinde faaliyet gösteriyor.

Korona pandemisinin başlamasıyla ve ardından patlak veren koruyucu maske kıtlığı ile birlikte Melitta grubunun yüzde 100 iştiraki olan Wolf PVG, üretiminin bir bölümünü nonwoven kumaş maske üretimine geçirdi. Elektrikli süpürgeler ve endüstriyel filtre teknolojisi konusunda uzmanlaşmış bir sistem tedarikçisi olan Doğu Vestfalya’lı şirket, kapsamlı ve uzun yıllara dayanan bilgi birikimine sahip.

Wolf PVG, Oerlikon Nonwoven’ın Meltblown sistemi ile üretim kapasitesini daha da geliştirdi. Tesis,nonwoven kumaş maske üretimi için çift kirişi ve ecuTEC+elektro şarj ünitesi ile optimum donanıma sahip. Başka nonwoven kumaş filtreler de en iyi şekilde üretilebiliyor. Wolf PVG’nin COO’su Markus Seele, “Bir Oerlikon Nonwoven sistemine yatırım yapmak için belirleyici unsur sistemin olası ürün portföyü bakımından esnekliği ve üreticinin yeterliliği oldu.” diyor. Oerlikon Nonwoven Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı Dr. Ingo Mählmann da şunları ekliyor: “Elektrostatik yüklemede sayısız ayarlama yapma imkânı sayesinde ecuTEC+ ile filtre uygulamasına göre en optimum yükleme durumu ayarlanabiliyor.”

ecuTEC+ elektro şarj ünitesi, nonwoven filtre kumaş sistemlerini tamamlıyor

Oerlikon Nonwoven’ın Meltblown teknolojisi, plastik elyaflardan üretilen yüksek etkili filtre malzemeleri üretimi alanında teknik olarak en verimli proses olarak kabul ediliyor. ecuTEC+elektro şarj ünitesi de buna önemli bir katkı sunuyor. Bu patentli proses sayesinde Spunbond ve Meltblown materyalleri elektrostatik olarak yüklenebiliyor ve filtre performansını önemli ölçüde artırılabiliyor. En küçük parçacıklar bile güvenli bir şekilde filtreleniyor. Bununla birlikte Nonwoven üreticileri büyük ölçüde seçim yapma şansına sahip ve filtre uygulamaları için en uygun yükleme yöntemini ve yoğunluğu ayarlayabiliyorlar.

Voith ve Trützschler’den, Papel Aralar’a Sürdürülebilir Islak Mendiller İçin PM 5 Hattı

Başarılı bir şekilde kurulan PM 5,  geleneksel ıslak mendillerin sahip olmadığı bir özellik olan, tamamen plastik içermeyen, suyla yıkanabilen ve biyolojik olarak parçalanabilen yetişkin ve bebek ıslak mendillerini istikrarlı bir şekilde üretiyor. Son yatırımla birlikte Aralar, toplam 45.000 ton / yıl üretim kapasitesine sahip iki adet WLS (ıslak serme- su jetli spunlace) hattına sahip oldu.

Papel Aralar CEO’su Senén Amunarriz, “PM 5’in başarılı bir şekilde kurulması, şirketimizin sürdürülebilirlik stratejisinde ileriye doğru atılan önemli bir adımdır. Bu başarıya katkıda bulunan, Voith’in yenilikçi kağıt yapımı çözümleri ve teknik bilgisidir. Bu son teknoloji ürünü üretim hattına yatırım yapma kararımız, ıslak mendil üretimi için biyolojik olarak parçalanabilir alt tabakalara yönelik talebin artmasından kaynaklandı.” dedi.

Voith Paper İspanya Genel Müdürü Marcos Garcia de la Torre, “Papel Aralar ile ortak olmaktan ve onlara Trützschler ile birlikte verimli ve sürdürülebilir kağıt yapma teknolojilerimizi sunmaktan mutluluk ve gurur duyuyoruz. “Aralar-Trützschler-Voith ekibi ve yakın işbirliği sayesinde sorunsuz ve zamanında bir kurulum gerçekleştirebildik.” diye konuştu.

Yüksek performanslı Islak Serme Spunlacing için HydroFormer ve AquaJet

Tam hat tedarikçisi olarak Voith, BlueLine hamur hazırlama, XcelLine kağıt makinesinin ana bileşenlerini ve tek bir kaynaktan kapsamlı bir otomasyon ve kontrol paketini tedarik etti. Yeni sistemin ana bileşenlerinden biri olan HydroFormer, Voith’in kağıt yapımı ve kağıt hamuru endüstrilerindeki kapsamlı deneyiminden yararlanıyor. Bu teknoloji ile süspansiyon, yenilenebilir bir kaynak olan tamamen selülozdan yapılmış nonwoven malzemeler üretmek için yoğun bir şekilde seyreltiliyor. HydroFormer’ın yanı sıra Voith, yeni sistem için BlueLine hamur hazırlama, bir Master Reel (bobin makarası) ve wet-end prosesini sağladı.

Trützschler Nonwovens, üretim hattını su ile iğnelemeye (spunlacing) yönelik kendini kanıtlamış olan AquaJet’in yenilikçi bir konfigürasyondaki versiyonu ve enerji tasarruflu çok tamburlu kurutucu ile üretim hattını tamamlıyor. Trützschler şirketinin uzun yıllara dayanan uzmanlığı ve deneyimi, ıslak serme işleminin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış tülbent bağlama ve kurutma bileşenlerinin temelini oluşturuyor.

Mikrofiber Ürünler, Covid-19 Hastalarında Akciğerlerin İyileşmesini Durdurabilir

Araştırmacılar, hem naylon hem de polyesterin hava yolu dokusunun gelişmesini ve onarımını olumsuz yönde etkilediğini belirterek, mikrofiber ürünlerin Covid-19 geçirenlerin akciğerlerinin onarılmasını daha zor hale getirebileceğini söyledi. The Plastic Health Channel’da konuşan araştırmacılar, tekstil ürünler içerisinde bulunan mikrofiberlerin akciğerin büyümesine, gelişimine ve onarımına zarar verebileceğini ortaya çıkaran yeni bulguları açıklayacaklar.

Bilim adamları, her gün düzenli olarak mikroplastik elyaflara maruz kalan insanlarla birlikte, çocuklar gibi akciğerleri gelişmekte olan kişiler için potansiyel sağlık riskleri konusunda da uyarılarda bulundu. Araştırmanın Baş Müfettişi Profesör Barbro Melgert şunları ifade etti: ‘‘Bir virüs akciğerlere zarar verir, bu nedenle onarıma ihtiyaç duyarsınız ve eğer akciğerleriniz bu onarımı engelleyen liflerle doluysa, Covid-19’a ek olarak başka bir sorunla karşı karşıya kalırsınız.’’

Araştırmacılar, solunum yolu ve hava kesesi organoidlerini (minyatür akciğerler), solunabilecek kadar küçük lifler kullanarak, bu ürünlerin etkilerini belirlemek için 14 gün boyunca naylon ve polyester mikrofiberlere maruz bıraktılar. Elde edilen veriler, mikroplastik tekstil elyafının özellikle gelişmekte olan veya onarıma ihtiyaç duyan hava yollarına zarar verebileceğini ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, insanların zamanlarının çoğunu geçirdikleri iç mekânlarda en bol bulunan malzemeler oldukları için polyester ve naylon üzerinde yoğunlaştılar. Bulgular, Dr. Fransien van Dijk ve meslektaşlarının mikro plastiklerin akciğerler üzerindeki etkisine dair 2019’daki Plastik Sağlık Zirvesi’nde açıklanan araştırmalarına dayanıyor.

The Plastic Health Channel’da yayınlanacak ikinci bir çalışma, havadaki nanoplastiklerin hamile sıçanların akciğerlerinden fetüslerine doğru ilerlediğini tespit etti. Gerçekleştirilen çalışma, bilim adamlarının hem maternal hem de fetal dokulardaki plastik miktarını ölçmelerinden önce soluma yoluyla nanoplastiklere maruz kalan hamile fareler ile ilgiliydi. Nanoplastikler, hamile sıçanın akciğerlerinde ve kalbinde bulunurken, fetüsün karaciğeri, akciğerleri, kalbi, böbreği ve beyninde de tespit edildiler.

Araştırmayı yürüten Rutgers Üniversitesi’nden Dr. Phoebe Stapleton, durumun insan akciğerleri için de geçerli olabileceği konusunda uyarılarda bulundu, ‘‘Başlangıçta genel olarak insanların nanoplastiklere maruz kalma durumlarını daha iyi ele almalıyız. Bu nanoplastiklerdeki kimyasalları tanımlamamız gerekiyor.’’

Her iki çalışma da vücuda giren mikroplastiklerin etkisi hakkında ciddi endişeler uyandırırken The Plastic Health Channel’daki uzmanlar,  bu durumun Covid-19’dan muzdarip olan hastaları nasıl etkilediği konusunda endişelerini ifade ettiler.

Ontex’ten Yetişkinler İçin Akıllı Alt Bezi

Yeni geliştirilen bu çözüm, baskılı sensörlü yüksek kaliteli bir alt bezi, beze tutturulmuş bir verici ve mobil cihazlar için bir uygulamayı kapsıyor. Kombinasyon, alt bezinin doygunluk seviyesini ve sızıntı riskini doğru bir şekilde belirliyor ve bezin değiştirilmesi gerektiğinde bakıcıları uyarıyor. Bu çözüm; hastaların, kullanıcıların ailelerinin ve aynı şekilde bakıcıların rahat etmesine katkıda bulunan kişiye özel, bireysel kontinans desteği sağlıyor. Akıllı alt bezi, gereksiz bez kullanımını ve çamaşırdan tasarruf sağlayarak bakım evlerinin çevre üzerindeki etkisini de azaltıyor.

Ontex Sağlık Hizmetleri Bölümü Başkanı Xavier Lambrecht, “Bu akıllı alt bezi ile amacımız, daha iyi kontinans yönetimi geliştirmek, teşvik etmek ve bu durumdan muzdarip olanların yaşam kalitesini iyileştirmektir. Aynı zamanda bakıcılara da çok yardımcı olacaktır. Yeni akıllı bebek bezi, yetişkin bakımı için Ar-Ge merkezimizde uzun süredir devam eden inovasyon programımızın bir sonucudur. Hastane ve bakım evi personelinin kontinans bakımına harcadığı zamanı azaltacak, diğer temel bakım görevleri için zaman ve bütçe tasarrufu sağlayacaktır.” dedi.

Yeni Ontex akıllı alt bezi, Belçika’daki bir yaşlı bakım evinde normal kullanım koşullarında altı haftalık testin ardından onayın ilk aşamasını başarıyla geçti. Sonuçlar, giysilerdeki ve çamaşırlardaki idrar sızıntısı vakalarını yüzde 50’ye kadar azaltma potansiyelini gösteriyor ve bu da kurumlardaki en külfetli ve maliyetli görevlerden birini hafifletiyor.

İdrar kaçırma hastalığı çok yaygın bir durumdur. Belçika’da neredeyse her on kişiden biri bu hastalıktan muzdarip. İdrar kaçırma en çok yaşlılarda görülse de her yaş grubunu etkiliyor. Bu hastalık utanç verici bir durum olarak algılanıyor ve doğru desteği ve kişisel hijyen ürününü bulmak, bundan muzdarip insanlar için zor olabiliyor. Dahası, hastaneler ve yaşlı bakım tesisleri, hastalara bakmak için muazzam zaman ve bütçe baskısıyla karşı karşıya kalıyor.

Suominen İçin Rekor Yılı

Şirket, 2019 yılındaki 411 milyon Euro’luk net satışını yüzde 11,5 artışla 458,9 milyon Euro’ya çıkardı. Bu arada işletme kârı, artan üretim ve satış hacimleri, uygun hammadde fiyatları, artan üretim ve hammadde verimliliği nedeniyle 8,1 milyon Euro’dan 39,5 milyon Euro’ya çıktı.

Suominen Başkanı ve CEO’su Petri Helsky, “Yıl boyunca, İsveç’te Ställdalen’deki Ahlstrom-Munksjö fabrikası ile bir işbirliği anlaşmasının yanı sıra, ikisi İtalya’da ve biri ABD’de olmak üzere stratejimizi destekleyen üç kapasite yatırımını duyurduk. Ayrıca biyolojik olarak parçalanabilir, kompostlanabilir ve yenilenebilir bitki bazlı elyaflardan yapılmış birkaç yeni sürdürülebilir ürün piyasaya sürdük.” dedi.

Ayrıca Suominen, Rockline Industries’den 2020 Tedarikçi Yenilik Ödülü’nü aldı ve nemli tuvalet kağıtları için tasarlanmış dağılabilir bir nonwoven malzeme olan Hydraspun Royal için Water UK’den Fine to Flush sertifikasını alan ilk nonwoven üreticisi oldu.

Helsky şunları söyledi: “Pandemi, tüm pazarlarımızda nonwoven tüketimini artırdı ve talebin yüksek bir seviyede devam etmesi bekleniyor. Covid-19, uzun vadede temizlik ve dezenfeksiyon ürünleri için nonwoven kullanımında sürekli bir artışa yol açabilir. Bununla birlikte, olası hammadde kıtlığı ve lojistikle bağlantılı sorunlar gibi salgınla ilgili risklerin yanı sıra virüs enfeksiyonları veya yetkililerin alacağı kararlar nedeniyle tesislerin olası kapanması gibi riskler de geçerliliğini koruyor. Hammadde ve nakliye maliyetlerinde ve bulunabilirliğinde olağanüstü dalgalanma yaşamaya başladık.

Birincil odak noktamız, operasyonlarımızı mümkün olduğunca az etkiyle sürdürürken çalışanlarımızın sağlık ve güvenliğini korumak oldu ve olmaya devam ediyor.”