INDA, World of Wipes Innovation Award® İçin Üç Finalisti Açıkladı

Bast Fiber Technologies’in plastik elyaflarının tamamen doğal bir alternatifi, Fitesa’nın çift dokulu 3D temizleme mendili ve Nice-Pak’ın çevre açısından güvenli, yıkanabilir mendili bu seneki World of Wipes Innovation Award® için yarışan üç ürün olacak.

 

27-30 Haziran tarihlerinde Chicago, Illinois’de bulunan Marriott Marquis’de 16. Geleneksel World of Wipes® Uluslararası Konferansında sunulacak olan World of Wipes Innovation Award® için bu yılki finalistlerin temaları sorunları çözen sürdürülebilir ürünler olarak belirlendi.

 

INDA’nın Teknik Danışma Kurulu, yaklaşık 20 başvuru arasından finalistleri yaratıcılıklarına, yenilikçiliklerine, benzersizliklerine, tüm nonwoven mendil değer zincirindeki teknik gelişmişlik seviyelerine ve nonwoven kullanımının genişlemesine önayak olmalarına göre seçti.

2022 World of Wipes (WOW) Uluslararası Konferansı katılımcıları, 28 Haziran’da şirket temsilcilerinin yapacağı sunumların ardından kazananı belirleme fırsatına sahip olacaklar. Kazanan 30 Haziran saat 11:00’de açıklanacak.

Bu yıl yüz yüze düzenlenecek olan WOW Uluslararası Konferansının, geçen yıl canlı ve çevrimiçi olarak düzenlenen ve 14 ülkeden 475 mendil profesyonelini Atlanta, GA’da ağırlayan güçlü etkinliğini tekrarlayarak, tüm mendil segmentlerinden 400’den fazla üst düzey mendil profesyonelini misafir etmesi bekleniyor.

 

Ödül için yarışan üç şirket ve geliştirdikleri ürünler şöyle:

  • Bast Fibre Technologies – Sero® Kenevir Lifleri: Bast Fiber Technologies’in sero® kenevir lifleri, nonwoven endüstrisinde plastik lifler yerine kullanılmak üzere tamamen doğal bir alternatif sunuyor. Avrupa Birliği (AB) ve ABD merkezli özel üretim tesislerinden birisi olan BFT, ham hasır liflerini tek kullanımlık ve dayanıklı mendillerden endüstriyel uygulamalara kadar çeşitli uygulamalarda kullanılacak ideal birinci sınıf doğal liflere dönüştürülüyor. Seyrek ya da yoğunluklu olarak kullanılarak hazırlanacak karışımlar için uygun olan sero® kenevir, endüstrinin dayanıklılık, homojenlik ve işleme verimliliği gereksinimlerini karşılayan kumaşlar üretilmesi adına standart dokunmamış liflerle kolayca birleşiyor.

 

  • Fitesa – Dual Textured 3D Islak Mendil: Fitesa, yüzeyleri temizlemek için geliştirilmiş kompozit malzeme ihtiyacına yanıt olarak yeni geliştirilmiş 3D kabartmalı, çift dokulu ıslak mendilleri piyasaya sürdü. İlginç özellikleri olan bu yeni nonwoven, olağanüstü temizleme kapasitesi, dayanıklılık, kir/artık yakalama ve sıvı toplama özelliklerine sahip. Üretiminde MSM (Meltblown SpunBond, Meltblown), MSMSM (Meltblown, SMS, Meltblown) ve daha fazlasını içeren çeşitli konfigürasyonlar sunuluyor. Tüm konfigürasyonlar fırçalanmış yüzeyler ve 3D kabartma seçeneklerinin yanı sıra polilaktik asit gibi “yeşil” seçeneklerle özelleştirilebiliyor. Özellikleri arasında, silme ömrünü uzatan olağanüstü aşınma direnci, önemli ölçüde geliştirilmiş kir/artık yakalama kapasitesi ve silme ömrünün rakiplerine göre dayanıklılığı sayılabilir. Mendil, pürüzlülüğü (ovalama tarafı) ve yumuşaklığı (rötuş tarafı) ön plana çıkaran iki farklı yüzey polimeri ile üretildi.

 

  • Nice-Pak – Nice’N CLEAN® SecureFLUSHTM Technology Klozete Atılabilen Islak Mendiller

Altı yıllık titiz test ve geliştirme sürecinin ardından Nice-Pak, güçlü ve dayanıklı olduğu kadar suyun içinde önde gelen iki katlı tuvalet kâğıdı markalarından beş kat daha hızlı parçalanan %100 selüloz nonwoven bir doku olan SecureFLUSH™ teknolojisine sahip klozete atılabilen ıslak mendilleri piyasaya sürdü. Bitki bazlı liflerin ve özel bir formülün birlikte ‘‘kilit ve anahtar’’ alegorisi ile tasarımı ürünü güçlü ve dayanıklı kılmak için patent başvurusu tamamlanmış bu teknolojiden yararlanırken, sıhhi tesisatta ve atık suyun giderilmesinde sorun çıkmaması adına suya atıldığında hızla parçalanıyor.

 

WOW 2022 Konferansında Öne Çıkacak Konular

Bu yılki WOW konferans oturumlarının odağında şunlar yer alıyor: Döngüsel ve Sürdürülebilir Mendiller, Mendillerde Tedarik Zinciri Zorlukları, Daha Sürdürülebilir Mendiller için Nonwoven Yüzeyler, Mendil Pazarındaki ve Tüketiciler Nezdindeki Trendler, Dezenfeksiyon Endişeleri ve Yeni Teknolojiler, Sürdürülebilir Mendil Paketleme Trendleri ve Klozete Atılabilirlikteki Gelişmeler.

İngiliz Bilim Adamlarından Dokunarak Oluşturulmuş Akıllı Tekstil Ekranı

Birleşik Krallık’taki Cambridge Üniversitesi tarafından desteklenen uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekip, aktif elektronik, algılama, enerji ve fotonik işlevleri entegre eden tamamen dokunarak oluşturulmuş akıllı bir tekstil ekranı üretti.

 

Fonksiyonlar, tekstil bazlı endüstriyel süreçler kullanılarak üretilen liflere ve ipliklere doğrudan yerleştirildi. Araştırmacılar, yaklaşımları sayesinde televizyon olan perdeler, enerji toplayan halılar ve etkileşimli, kendinden güç üreten giysiler ve kumaşlar elde edilebileceğini belirtiyor.

Bu, ölçeklenebilir geniş alanlı kompleks bir sistemin, tamamen elyaf bazlı bir üretim yaklaşımı kullanılarak tekstil ürünlerine ilk kez entegre edilmesi anlamına geliyor. Geliştirilen ürüne ait sonuçlar Nature Communications dergisinde bir makale ile yayınlandı.

 

Akıllı tekstillerin geliştirilmesinde elde edilen son ilerlemelere rağmen, işlevsellikleri, boyutları ve şekilleri mevcut üretim süreçleriyle sınırlı durumda.

Özel üretilen liflerin geleneksel dokuma veya örme işlemleriyle tekstillere entegre edilmesi, bunların günlük nesnelere dahil edilebilmesi anlamına geliyor ve bu da çok çeşitli potansiyel uygulamalara kapı açıyor. Bununla birlikte, bugüne kadar bu liflerin üretimi, boyutları sınırlıydı ya da üretim teknolojisi, tekstil ve dokuma süreçleri ile uyumlu değildi.

 

Çoklu Fiber Bileşenleri Birbirine Bağladılar

 

Teknolojiyi dokumayla uyumlu hale getirmek için araştırmacılar, her bir fiber bileşeni, tekstil üretim ekipmanlarında kullanılabilecekleri şekilde, yeterince esnemeye dayanabilecek malzemelerle kapladılar. Ekip ayrıca bazı fiber bazlı bileşenleri güvenilirliklerini ve dayanıklılıklarını artırmak için ördü. Son olarak, iletken yapıştırıcılar ve lazer kaynak teknikleri kullanarak çoklu fiber bileşenleri birbirine bağladılar.

 

Bu teknikleri bir arada kullanarak, çok sayıda işlevi standart, ölçeklenebilir tekstil üretim süreçleriyle büyük bir dokuma kumaş parçasına entegre edilebildiler. Ortaya çıkan kumaş bir ekran olarak çalışabiliyor, çeşitli girdileri izleyebiliyor veya daha sonra kullanmak üzere enerji depolayabiliyor. Radyo frekans sinyallerini, dokunmayı, ışığı ve sıcaklığı algılayabiliyor. Aynı zamanda rulo şeklinde sarılabilir ve ticari tekstil üretim teknikleri kullanılarak yapıldığı için büyük fonksiyonel kumaş ruloları bu şekilde elde edilebiliyor.

 

Araştırmacılar, prototip ekranların kendi enerjisini üretip depolayabilen akıllı ve enerji verimli binalar, nesnelerin interneti (IoT), dağıtık sensör ağları ve kumaşlarla bütünleştiğinde esnek ve giyilebilir olan etkileşimli ekranlar gibi sektörlerde yeni nesil e-tekstil uygulamalarının önünü açtığını söylüyor.

 

Cambridge Mühendislik Fakültesinden Profesör Jong min Kim, ‘‘Yaklaşımımız mikro ve nanoteknolojinin, gelişmiş ekranların, sensörlerin, enerji ve teknik tekstil üretiminin bir araya getirilmesi üzerine inşa edilmiştir. Bu yaklaşım, günlük uygulamalarda sürdürülebilir, kullanışlı e-liflerin ve e-tekstillerin tam olarak kullanılmasına yönelik bir adımdır. Ve bu sadece başlangıç.’’ dedi.

 

Yine Cambridge Mühendislik Fakültesinden Profesör Luigi Occhipinti, ‘‘Fiber tabanlı elektronik, fotonik, algılama ve enerji işlevlerini entegre ederek yepyeni bir akıllı sistem ve cihaz sınıfı elde edebiliriz. Tekstil üretiminin tüm potansiyelini açığa çıkararak, günlük nesnelere ve diğer birçok sektör uygulamasına sorunsuz bir şekilde uyum sağlayan akıllı ve enerjiden bağımsız Nesnelerin İnterneti cihazlarını yakında yanı başımızda görebiliriz.’’ değerlendirmesinde bulundu.

 

Araştırmacılar, teknolojiyi günlük nesneler için sürdürülebilir ve kullanılabilir hale getirmek adına Avrupalı süreç ortakları ile birlikte çalışıyor. Ayrıca, yeni bir enerji tekstil sistemleri sınıfı oluşturarak, sürdürülebilir malzemeleri elyaf bileşenler halinde entegre etmek için çalışıyor. Esnek ve işlevsel akıllı yapıları sonunda pillere, süper kapasitörlere, güneş panellerine ve diğer cihazlara dönüştürülebilmeyi umuyor.

Araştırma; kısmen Avrupa Komisyonu ve Birleşik Krallık Araştırma ve İnovasyon (UKRI) departmanının bir parçası olan Mühendislik ve Fizik Bilimleri Araştırma Konseyi (EPSRC) tarafından finanse edildi.

 

Dâhili Ultrason Teknolojisine Sahip Akıllı Sutyen, Meme Kanserinin Erken Belirtilerini Tespit Edebiliyor

 

Akıllı gözlüklerden dokunsal eldivenlere kadar, giyilebilir teknolojiler son yıllarda büyük ilerleme kaydetti. Günümüzde Nijerya’daki araştırmacılar, meme kanserini erken tespit edebildiğini söyledikleri akıllı bir sutyen geliştirdiler. Prototip sutyen, göğüsleri tarayan ve herhangi bir tümörün yerini ortaya çıkaran küçük ultrason sensörleri içeriyor.

 

Akıllı Sutyen, Nextwear Technology Tarafından Geliştirildi

Akıllı Sutyeni geliştiren ekip, kadınların kanser tarama hizmetlerine erişmek için uzun yolculuklar yaptığı Sahra Altı Afrika’da, sutyenin meme kanseri teşhisini daha kolay ve iyi hale getireceğini umuyor.

Akıllı sutyen, Abuja, Nijerya merkezli giyilebilir teknolojiler geliştiren bir firma olan Nextwear Technology tarafından geliştirildi.

Akıllı sutyeni geliştiren robotik mühendisi Kemisola Bolarinwa, SciDev.Net’e şu açıklamaları yaptı: ‘‘Sevgili annem, geç teşhis edildiği için Nijerya’nın İbadan kentindeki Üniversite Koleji Hastanesinde 2017 yılında meme kanserinden öldü. Hastanedeki koğuşunda, farklı yaş gruplarından, hatta gençlerden, meme kanseri ağrısıyla inleyen kadınlar gördüm. İşte o zaman bu hastalıkla savaşmak için üzerime düşeni yapmam gerektiğini hissettim.’’

Sutyen, pille çalışan küçük ultrason sensörleri içeriyor ve bir mobil veya web uygulamasıyla eşleşebiliyor. Bolarinwa, ‘‘Sonuç, tümörün iyi huylu [zararsız] veya kötü huylu [zararlı] olup olmadığını gösterecek.’’ dedi. Sonucun ortaya çıkabilmesi için akıllı sutyen göğüslere 30 dakika kadar giyilmeli. Sutyen ile eşleşen mobil uygulama ayrıca sonucun doktora iletilmesi için bir ara yüze de sahip.

Cihaz Evde Rahatlıkla Kullanılabiliyor

Kadınlar şu anda meme kanseri taraması için doktora gitmek zorundayken, Bolarinwa, kadınların cihazı evlerinin rahatlığında güvenle kullanabileceğini ifade ediyor. Bolarinwa sözlerine şunu ekledi: ‘‘Kanser olduklarını erken tespit edebilirlerse, güvende olacaklar ve birçoğunun ölmesi gerekmeyecek.’’

Nextwear Technology firması, dört yıldır akıllı sutyen üzerinde çalışıyor ve bu yılın temmuz ayına kadar piyasaya sunulacağını umuyor.

Bolarinwa şöyle devam etti: ‘‘Geliştirdiğimiz akıllı sutyen ile yerel bir deneme yaptık ve yaklaşık yüzde 70 doğruluk oranı elde ettik. Yüzde 95-97 doğruluk için çalışıyoruz.’’

Sutyenin fiyatı henüz belirlenmedi

Meme kanseri, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2020’de teşhis edilen 129.000 yeni vaka ile Sahra Altı Afrika’da şu anda kadınlar arasında en yaygın kanser türü. Dünya Sağlık Örgütü açıklamasında; ‘‘Bu bölgede 5 yıllık hayatta kalma tahminleri yüzde 50’ye yakın veya yüzde 50’nin altında.’’ ifadelerini kullandı.

ABD’de meme kanserine bağlı ölüm oranı Siyah kadınlar için beşte bir ve Beyaz kadınlar için her 10 kadından biri iken Sahra Altı Afrika’da hastalık teşhisi konan her iki kadından biri, tanıdan sonraki beş yıl içinde öldü.

Motosiklet Kazalarında Yaralanmaları Azaltmak İçin Hava Yastıklı Kot Pantolon

Göteborg merkezli yenilikçi bir hava yastığı ve tasarım şirketi olan Airbag Inside Sweden AB, hava yastıklı kot pantolonu hem hayat kurtarmak hem de toplumsal maliyetleri azaltmak için geliştirdi.

Smart Textiles Proje Lideri Marie Widén

Biz tüketiciler son birkaç yıldır bisiklet kasklarında uygulanan hava yastığı teknolojisine sahip ürünleri veya benzerlerini satın alıp kullanabiliyoruz. Aynı tür teknoloji, diğer koruma aksesuarlarının yanı sıra binicilik sporları için güvenlik yeleklerinde de kullanılabilir. Günümüzde geleneksel motosiklet güvenlik donanımları yerine her gün kullandığımız kot pantolonlar yollarda kullanılmak üzere tasarlanmış yerleşik hava yastıklarıyla geliştiriliyor.

Göteborg merkezli yenilikçi bir hava yastığı ve tasarım şirketi olan Airbag Inside Sweden AB, hava yastıklı kot pantolonu hem hayat kurtarmak hem de toplumsal maliyetleri azaltmak için geliştirdi. Airbag Inside Sweden AB, yazılım, donanım, kot pantolon üretimi ve hava yastığı inovasyonunda uzmanları bir araya getiren bir konsorsiyumun parçası. Konsorsiyum, Science Park Borås’ın bir parçası olan Smart Textiles’ın ortak olduğu Avrupa Birliği tarafından finanse edilen SmartX hızlandırma programı kapsamında hava yastıklı kot pantolonları geliştiriyor.

Geliştirici ve Tasarımcı Moses Shahrivar

Piyasa Yeni Hava Yastıklı Kotları Heyecanla Bekliyor

Smart Textiles Proje Lideri Marie Widén geliştirilen ürün ile ilgili şunları söyledi: ‘‘Smart Textiles olarak biz Airbag Inside ile 2020’nin başında tanıştık ve proje fikirlerini duyduk. Fikirlerinde büyük bir potansiyel ve inovasyon gördüğümüz için SmartX aracılığıyla finansman başvurusunda bulunma fırsatını hemen kullandık. Başarılarını an be an izlemek çok eğlenceliydi ve görünüşe göre piyasa bu yeni hava yastıklı kotlarının piyasaya çıkmasını sabırsızlıkla bekliyor.’’

Geliştirici ve tasarımcı Moses Shahrivar ise projeden çok memnun olduğunu belirtti. Shahrivar, “Hedefimiz 1.000 motosikletçiye ulaşmaktı ve şimdiden 5.000 kişi kaydoldu. Umudumuz, bu yılın ilerleyen günlerinde veya gelecek yılın başında lansman yapabilmek. Geriye, hava yastığını etkinleştirmede kullanılan algoritmayı optimize etmek, prototip testleri ve çarpışma testleri gerçekleştirmek ve kot pantolonun CE onaylı olması için çalışmak var.” şeklinde konuştu.

 

Trafik ölümlerini azaltıyor

Hava yastığı kotlarının ölümcül trafik kazalarının azaltılmasına katkıda bulunacağı umuluyor. ABD Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi Araştırması’na göre; şiddetli motosiklet kazalarında vücudun alt kısmı üst kısmına göre daha fazla yaralanıyor. Vücudun alt kısmındaki yaralanmalar daha az hayati tehlike arz ediyor, ancak sürücü hayatta kalsa bile yaralanmalar büyük ölçüde kalıcı olma eğilimi gösteriyor. Bu durum; vücudun alt kısımlarında meydana gelen yaralanmaların topluma uzun vadeli maliyetinin üst vücuda göre çok daha yüksek olabileceği anlamına geliyor.

 

Marie Widén, “Akıllı Tekstiller her zaman yenilikçi niteliklere sahip proje fikirleri arıyor. Bu proje aynı zamanda hayat kurtaran bir fonksiyon ekleyebilirseniz, çok daha özel bir şey olur. Toplumsal tasarrufa katkıda bulunabilecek ve aynı zamanda tekstilde yenilikçi teknolojiler yaratabilecek bir ürünle, başarılı olmak için her fırsatın olduğuna inanıyorum.” dedi.

Baldwin’den Meksika Tekstil Endüstrisine Hizmet İçin Blutec S.A. de C.V ile İş Birliği

Baldwin Technology Company Inc., Meksika’da dokuma, örme ve nonwoven endüstrileri için Baldwin’in tüm yenilikçi püskürtme sistemlerini ve korona/plazma sistemlerinin temsili için Blutec S.A. de C.V. ile yeni bir ortaklık kurdu.

Blutec, tekstil sektöründe dünya çapında en saygın tekstil makine üreticilerinden birçoğunu temsil eden lider bir ajanstır. 25 yılı aşkın bir süredir Meksika pazarında bulunan Blutec; Brückner, Mahlo, EFI Reggiani, Ferraro ve şimdi Baldwin dâhil olmak üzere tekstil üretim teknolojisinin ön saflarında yer alan şirketlerle iş birliği yapmaya devam ediyor.

Baldwin’in Tekstil Küresel İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Rick Stanford, “Meksika’da Blutec ile ortak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Baldwin ve ürün hatlarımız için mükemmel bir sinerji sağlayan  makine sistemleri portföyü ile bu organizasyonun Meksika tekstil endüstrisinde mükemmel bir itibara sahip olduğunu görüyoruz.” dedi.

Blutec’in Genel Müdürü Daniele Uslenghi şunları söyledi: “Meksika’daki tekstil endüstrisi, üretim maliyetlerini düşürmeye yardımcı olacak çözümler arıyor. Baldwin’in hassas püskürtme teknolojisi enerji, su ve kimyada tasarruf sağlıyor.”

Baldwin’in terbiye ve yeniden nemlendirme için hassas püskürtme sistemleri, kumaşın belirli özelliklerini elde etmek için gereken sıvı miktarının optimal kontrolünü sağlamak için temassız püskürtme teknolojisini kullanıyor; bu da müşterilerin zaman, para ve değerli kaynaklardan tasarruf etmesini sağlıyor. Sadece gerekli miktarda su ve kimyasal uygulandığından, su tüketimi %50’ye kadar azaltılabiliyor ve terbiye prosesinde önemli ölçüde iyileştirilmiş üretkenliğe katkıda bulunuyor.

Bu çözümler ayrıca; dokuma kumaşlar, örme tekstiller ve nonwoven kumaşlar için yumuşatıcılar, antimikrobiyal maddeler, dayanıklı su iticiler, alev geciktiriciler gibi çok çeşitli düşük viskoziteli su bazlı kimyasalları içeriyor.

adidas, Spinnova Elyaflarından Yapılan İlk Ürününü Tanıttı

Dünyaca ünlü spor markası adidas, Finli tekstil malzemesi şirketi Spinnova ile ortaklığını duyurmasından sekiz ay sonra, kısmen Spinnova elyaflarından yapılan ilk ürününü tanıttı.

Ürünlerinde kullandığı sürdürülebilir malzemelerin oranını artırmayı hedefleyen Alman spor giyim firması adidas, ağaç veya tarımsal atıklardan tekstil elyafı üreten Finlandiyalı Spinnova şirketine yatırım yapmıştı.

Minimum %25 ağaç bazlı elyaf ve %75 organik pamuktan oluşan adidas Terrex HS1, adidas’ın daha sürdürülebilir bir tekstil çözümü keşfettiğini gören yürüyüşçüler için bir ara kat giysi.

adidas, geri dönüştürülmüş malzemeler, tamamen yeni ürünlere dönüştürülebilen malzemeler ve ‘Made with Nature’ söz konusu olduğunda, adidas Terrex HS1 gibi kısmen doğal içeriklerle oluşturulmuş ürünler içeren üç döngülü bir stratejiyle plastik atıkların sona ermesine yardımcı olmaya kararlı. Dış giyim markası adidas Terrex, doğada maceraperestler için daha iyi ürün çözümleri sağlamaya yardımcı olurken, stil veya performanstan hiçbir ödün verilmemesini sağlamak amacıyla teknik malzemelerin inovasyonuna öncülük ediyor.

2025 yılına kadar 10 adidas ürününden dokuzu daha sürdürülebilir bir teknoloji, malzeme, tasarım veya üretim yöntemine dönüştürülecek. adidas’ın Spinnova ile ortaklığı bu yolculuğun önemli bir parçası olacak.

adidas Terrex Genel Müdürü Carla Murphy, Spinnova ile ortaklığın neden bu kadar önemli olduğunu şöyle açıkladı: “adidas’ın sürdürülebilirliğe olan bağlılığı uzun süredir devam ediyor. İlerleme; öğrenmek ve sürekli ilerlemekle ilgili bir durum ve adidas için bu aynı zamanda yenilik yapmak için ortak olmak anlamına geliyor. Terrex’te teknik giysilerimizde daha fazla sürdürülebilirlik sağlamak için bir yolculuğa çıkıyoruz ve sürekli olarak plastik atıkların sona ermesine yardımcı olacak yeni yollar arıyoruz. Bu yolculukta adımlardan biri de Spinnova ile çalışmak.”

Kısmen Spinnova teknolojisi ile üretilen adidas Terrex HS1’deki kumaşın minimum %25’i, zararlı kimyasalların kullanımını önlemek için mekanik olarak öğütülmüş ağaç bazlı elyaflardan oluşuyor. Malzemenin doğal rengiyle ve herhangi bir boyama veya ağartma kimyasalı kullanmadan üretilen Terrex HS1, standart boyama işlemine göre daha az su kullanıyor.

Spinnova’nın CEO’su ve kurucu ortağı Janne Poranen, “Spinnova, radikal olarak sürdürülebilir ve yüksek performanslı tekstil malzemeleri sağlayarak küresel tekstil endüstrisinin hammadde tabanını dönüştürme misyonunu üstleniyor. Ekiplerimizin birlikte elde ettiği devrim niteliğindeki sonuçlardan gurur duyuyoruz. Bugünkü lansman, ortak ticari yolculuğumuzda önemli bir kilometre taşıdır.” diye konuştu.

 

 

Livinguard ve Textilcolor’dan Virüslere Karşı Hijyenik Çözümler

İsviçre merkezli hijyen teknolojisi şirketi Livinguard AG, yine İsviçre merkezli tekstil uzmanı Textilcolor AG ile ortaklık yaptığını duyurdu. Bu ortaklık kapsamında, Livinguard teknolojilerinin 50’den fazla ülkeye ulaştırılması hedefleniyor.

Tüketicilerin sağlık ve hijyene her zamankinden daha çok önem verdiği dönemde bu ortaklık, Livinguard’ın koku kontrolü için sunduğu inovatif antibakteriyel ve antiviral çözümlerini Textilcolor’ın global erişim gücü ve tekstil uzmanlığıyla birleştirerek tekstil endüstrisinde yeni bir standart yaratıyor.

Livinguard, kokulara neden olan ve hastalıkların bulaşmasını sağlayan bakteri, virüs ve diğer mikroorganizmaların önlenmesi için sürdürülebilir ve patentli çözümlerin üreticisi olarak biliniyor. Portföyü, kalıcı koruma sağlayan dünyanın ilk biyosit içermeyen teknolojisini içeriyor. Gelişmiş teknolojisinin SARS-Cov-2 virüsünü yüzde 99,9 oranında yok ettiği kanıtlanan Livinguard, sürekli olarak kendini dezenfekte etme özelliğine sahip inovatif, yüksek kaliteli hijyen ürünlerin üreticisi olarak itibarını artırmaya devam ediyor.

İsviçre merkezli, tekstil kimyası alanında uzman Textilcolor, dünyada 50’yi aşkın ülkede tekstil endüstrisine yardımcı maddeler, boyar madde çözümleri, danışmanlık ve ileriye yönelik tekstil ürün geliştirme hizmetleri sunuyor. Textilcolor bu yeni ortaklıkla, Livinguard öncülüğünde geliştirilen antiviral, antibakteriyel ve kokusuz çözümlerle tekstil alanındaki bilgi birikimini artırmayı ve dağıtım ağını genişletmeyi hedefliyor. Böylece tekstil üreticileri için sıra dışı performans sağlayan teknolojilerle yeni fırsatlar yakalamayı amaçlıyor.

Livinguard CEO’su Sanjeev Swamy, bu ortaklıkla ilgili çok heyecanlı olduklarını dile getirerek şunları paylaştı: “Bu ortaklık, iki şirketin uzmanlığını bir sinerji içinde birleştirerek büyük bir avantaj sağlıyor. Bizim inovatif teknolojilerimiz, Ar-Ge çalışmalarımız ve teknik bilgimiz, Textilcolor’ın tekstil alanındaki tecrübesi ve global erişim ağıyla birleşiyor. Güçlü ortaklığımız sayesinde tüm dünyadaki müşterilerimize kapsayıcı ve son teknoloji tekstil çözümleri sunmayı amaçlıyoruz.”

Textilcolor CEO’su Detlef Fischer ise ortaklıkla ilgili şunları söyledi: “Tekstil endüstrisinde tanınmış bir partner olarak, Livinguard’ın başarılı ekibini desteklemekten gurur duyuyoruz. Teknoloji odaklı, daha güvenli ve daha hijyenik bir ortam için ihtiyaç duyulan sürdürülebilir, çevre dostu ve modern tekstil kimyasal çözümlerini hep birlikte sağlayacağız. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak ve sağlıklı bir gelecek sunmak için her iki şirketin güçlü yönlerini birleştiriyoruz.”

Livinguard teknolojisi sürekli artan kirlilik, patojen ve benzeri tehditler karşısında çeşitli endüstrilerin yanı sıra medikal sektörde de yüz maskeleri, kişisel ve meslekî koruyucu giysiler, su filtreleri gibi donanımların üretiminde kullanılıyor.

 

Antimikrobiyal Kaplama Pazarı 2027’ye Kadar 7,5 Milyar Doları Aşacak

Küresel antimikrobiyal kaplama pazarı 2021’de 4,16 milyar ABD Doları değerine ulaştı. İleriye dönük olarak, pazarın 2022-2027 döneminde %10,2’lik bir yıllık bileşik büyüme oranı sergileyerek 2027 yılına kadar 7,52 milyar ABD Dolarına ulaşması bekleniyor.

“Antimikrobiyal Kaplamalar Pazarı: Küresel Endüstri Eğilimleri, Pay, Boyut, Büyüme, Fırsat ve Tahmin 2022-2027” raporu ResearchAndMarkets.com’un sitesinde yayınlandı.

Raporda; “Covid-19’un belirsizliklerini akılda tutarak, pandeminin farklı son kullanım endüstrileri üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkisini sürekli olarak izliyor ve değerlendiriyoruz. Bu öngörüler, önemli bir pazar katkısı olarak rapora dâhil edildi” ifadelerine yer verildi.

Antimikrobiyal kaplamaların uygulanması, yalnızca bir yüzeyin dayanıklılığını ve görünümünü iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda yüzeyi mikropların saldırısından korumaya da yardımcı olur. Sonuç olarak, bu kaplamalar Ebola, grip, kabakulak, kızamık, su çiçeği ve kızamıkçık gibi bulaşıcı hastalıklara neden olabilecek patojenlerin filizlenmesini ortadan kaldırmak için yaygın olarak kullanılıyor.

Bunun dışında, bina sakinlerinin kötüleşen hava kalitesi nedeniyle akut sağlık sorunları yaşadığı hasta bina sendromu hakkında dünya genelinde farkındalık artıyor. Bu, bina içlerinde kullanılmak üzere antimikrobiyal kaplamalara olan talebin artmasına neden oldu.

Buna ek olarak, üreticiler yenilikçi ürünler geliştirmek, pazar konumlarını sürdürmek ve genel tüketici tabanlarını genişletmek için araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yatırım yapıyor.

AMSilk’ten, Sürdürülebilir Biyo-Bazlı Ürün için Mercedes-Benz ile Ortaklık

Yenilikçi yüksek performanslı biyo bazlı ipek malzemeleriN tedarikinde dünya lideri olan AMSilk GmbH (“AMSilk”), otomobil üreticisi Mercedes-Benz ile en son teknolojisi olan VISION EQXX’in bir parçası olarak yeni, sürdürülebilir araba kapı kollarının geliştirilmesi için ortaklık yaptığını açıkladı.

Yeni konsept otomobil VISION EQXX, kaynakları koruyan ve doğa ile denge içinde olan lüks tasarım için ileriye dönük bir yol ortaya koyan yenilikçi iç malzemelere sahip. Organik iç tasarım özellikleri arasında AMSilk’in Biosteel® elyafından yapılan yeni kapı kolları yer alıyor. Bu yüksek mukavemetli, sertifikalı vegan, ipek benzeri kumaş, AMSilk’in tescilli biyoteknoloji uzmanlığı kullanılarak üretildi. AMSilk, %100 biyolojik olarak parçalanabilen, geri dönüştürülebilir, yenilenebilir ve sıfır atık olan vegan ipek biyopolimerlerinin dünyada ilk endüstriyel tedarikçisidir.

Otomotiv sektöründe bir ilke imza atan AMSilk’in Biosteel® ürünü, petrol bazlı içeriği, doğal biyo bazlı malzemelerle değiştirme ihtiyacı giderek artan otomobil endüstrisine bir çözüm sunuyor.

Bu yeni proje, Mercedes-Benz’in şimdiye kadar ürettiği en verimli elektrikli araç ve iç tasarımda verimlilik ve sürdürülebilirliğin yeni bir ifadesini işaret ediyor.

AMSilk CEO’su Ulrich Scherbel şunları söyledi: “Sınıfının en iyisi biyo bazlı elyaflarımızdan sürdürülebilir iç tasarım çözümleri sunan VISION EQXX teknoloji programında Mercedes-Benz ile ortak olmaktan son derece gurur duyuyoruz. Yeni bir iddialı iklim taahhütleri dalgasının ortasında, sıfır atıklı gelecek için çözümler sağlamada lider bir rol oynadığımız için mutluyuz.”

 

 

Aksa Akrilik Net Kârında Yüzde 165’lik Artış

Aksa Akrilik, 2021’deki başarılı finansal performansını, yılın son çeyreğinde de sürdürdü. Açıklanan sonuçlara göre şirket, net kârlılıkta yüzde 165’lik artışla 1 milyar 167 milyon TL seviyesini geride bırakırken hisse başına 1,85 TL brüt kâr payı ile rekor temettü dağıtacak.

50. yılını kutlayan Türkiye’nin tek akrilik elyaf üreticisi Aksa Akrilik, 2021 yılı finansal sonuçlarını duyurdu. Açıklanan tabloya göre şirket, sene boyunca devam eden başarılı performansını koruyarak ciro, FAVÖK ve net kârlılıkta bir kez daha yükseliş kaydetti.

Cirosu 8 Milyar TL’yi Geçti

Açıklanan sonuçlara göre Aksa Akrilik’in cirosu, 8 milyar 348 milyon 157 bin TL’ye yükselerek bir önceki yıla kıyasla yüzde 103 artış gösterdi. Şirketin FAVÖK seviyesi de yüzde 85’lik rekor artışla 1 milyar 701 milyon 541 bin TL oldu. Aksa Akrilik’in 2021 yılı net kârlılık rakamı ise 1 milyar 167 milyon 208 bin TL’ye ulaştı ve yüzde 165’lik rekor tırmanışa imza attı. Yüzde 90’lık kapasite kullanımı gerçekleştiren şirketin yatırım harcaması ise 627 milyon TL olarak kayıtlara geçti.

DowAksa, 2021’de kârlılığa katkısını en üst seviyeye çıkardı

Aksa Akrilik’in yüzde 50 sahiplik oranı ile müşterek yönetime tabi ortaklığı DowAksa, 2021 yılında şirketin net kârlılığına rekor seviyede katkı sağladı. Türkiye’nin ilk ve tek karbon elyaf üreticisi DowAksa, Aksa Akrilik konsolide sonuçlarına yüzde 498’lik artışla 44 milyon 863 bin TL net kârlılık katkısı sunarken cirosunu ise yüzde 68 yükselişle 981 milyon 357 bin TL’ye çıkarmayı başardı. DowAksa’nın yeni yatırımlarıyla birlikte, ilerleyen yıllarda Aksa sonuçlarına pozitif etkisinin katlanarak devam etmesi bekleniyor.

Hissedarlara rekor temettü dağıtılacağı duyuruldu

Aksa Akrilik Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Cengiz Taş, pozitif finansal sonuçlarda katma değerli ürün ihracatının etkili olduğunu söyledi. Türkiye’nin stratejik konumu sayesinde tekstil ve teknik ürünlerde akrilik elyafın tercih sebebi olduğunu ifade eden Taş, üretimdeki çeşitlilik ile yeni yatırımlarının geri dönüşlerini aldıklarını belirtti. Taş, sözlerinin devamında şunları dile getirdi; “Belirsizliklerle dolu 2021, Türk sanayisi için güçlü rakamlara ulaşılan bir yıl oldu. Girdi fiyatlarında artış yaşanmış olsa da Aksa Akrilik olarak maliyetlerimizi kontrol altında tutmayı başardık. İhracatımız sayesinde yılın son çeyreği itibarıyla da rakamlarımızı rekor seviyede yukarıya çektik. Paydaşlarımıza değer yaratma vizyonumuz doğrultusunda hisse başına 1,85 TL brüt temettü dağıtacağız. 2022’de de sürdürülebilir büyüme ve yüksek karlılık hedeflerimize doğru kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz”.