Teknik Tekstil İhracatında Cumhuriyet Tarihinin Rekoru Kırıldı

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatı pandemi ile birlikte adeta uçuşa geçti. 2020 yılı Ocak-Aralık döneminde teknik tekstil ihracatı, yüzde 76 artarak 3 milyar dolara ulaştı. Ege Bölgesi’nin ise teknik tekstil ihracatı yüzde 98 artırarak 194 milyon dolara yükseldi.

Kalp atışlarını dinleyen yatak çarşafları, uyumak üzere olan sürücüleri uyandıran araba koltukları, oda sıcaklığına göre renk değiştiren dokumalar, çelikten 15 kat daha dayanıklı elyaflar, askeri kamuflajlar ve yanmayan, terletmeyen nanoteknolojik kumaşlar… Artık hayatımızda daha fazla yer almaya başlayan teknik tekstil ürünleri, ihracatın da parlayan yıldızı oldu. Yüksek katma değerli ihracatın öncülerinden olan teknik tekstil, pandeminin etkisiyle sağlık sektörüne yönelik ürünleri ve aktif spor giyim ürünleriyle birlikte atağa kalktı. 2019 yılını 1 milyar 724 milyon dolarlık ihracatla kapatan sektör, 2020 yılında ihracatını yüzde 76 artırarak 3 milyar dolara ulaştı. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birlikleri (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “Teknik tekstil ihracatının Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat verisine ulaşması gurur verici.” dedi.

2021’in ilk üç ayında da artış devam etti

2021 yılının ilk üç ayında Türkiye’nin teknik tekstil ihracatına bakıldığında Ocak-Mart döneminde toplam ihracatın yüzde 30,5’inin nonwoven mensucat ürün grubunun oluşturduğu gözlemleniyor. Bu dönemde Türkiye’nin nonwoven mensucat ihracatı yüzde 26,5 oranında artarak 199 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Teknik tekstil ihracatında en önemli ikinci ürün grubu ise toplam ihracattan aldığı yüzde 18,8’lik pay ile teknik tekstil materyalinden hazır giyim ürünleri oldu. Ocak-Mart döneminde Türkiye’nin ilgili ürün grubu ihracatı yüzde 699,0 oranında artarak 123 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında en önemli üçüncü ürün grubu ise Ocak-Mart döneminde toplam teknik tekstil ihracatından aldığı yüzde 14,4’lük pay ile teknik tekstilden mamul ambalaj için torba ve çantalar oldu. Türkiye’nin ilgili ürün grubu ihracatı Ocak-Mart döneminde yüzde 24,2 oranında artarak 94 milyon dolar değerine ulaştı.

En Çok Teknik Tekstil İhracatı Almanya’ya

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında ilk 10 ülkeye bakıldığında en büyük ihracat pazarının Almanya olduğu gözlemleniyor. Türkiye’nin toplam teknik tekstil ihracatından yüzde 9,5 oranında pay alan Almanya’ya Ocak-Mart döneminde teknik tekstil ihracatı yüzde 79,4 oranında artarak 62 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Ocak-Mart döneminde Türkiye’nin en fazla teknik tekstil ihracatı gerçekleştirdiği ikinci ülke ise toplam ihracattan aldığı yüzde 7,8’lik pay ile ABD oldu. ABD’ye bu dönemde teknik tekstil ihracatı yüzde 57,6 oranında artarak 51 milyon dolar değerine ulaştı.

İtalya ise Türkiye’nin en fazla teknik tekstil ihracatı gerçekleştirdiği üçüncü ülke konumunda yer alıyor. Türkiye’nin teknik tekstil ihracatından yüzde 7,8 oranında pay alan İtalya’ya Ocak-Mart döneminde ihracat yüzde 64,5 oranında artarak yaklaşık 51 milyon dolar değerinde gerçekleşti.

Türkiye Nonwoven Kumaş Üretiminde Dış Ticaret Fazlası Veriyor

Özellikle mart ayından itibaren tıbbi tekstile yönelik yoğun talebi karşılayan Türk üreticileri, bu alanda yeni yatırımlar için teşvikler de almış durumda. İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, Türkiye’nin nonwoven kumaş üretiminde dış ticaret fazlası verdiği için, maske ve koruyucu kıyafet üreticilerinin hammaddeye erişiminin oldukça kolay olduğunu, ülkenin bu alanda öne çıktığını belirtti. Öksüz, “Yüksek teknoloji isteyen yatırımlara hız veren şirketler, katma değerli ihracata imza atıyor. Tekstil ve hammaddeleri sektöründe ihracatta kg fiyatı 4.2 dolar iken teknik tekstilde kg fiyatı 20 dolara kadar çıkabiliyor.” diye konuştu.

Yeni yatırımlar yolda

Türkiye’de teknik tekstiller, tekstil ve hammaddeleri sektörü ihracatının önemli bir kısmını oluşturuyor. Ahmet Öksüz, “Salgın döneminde teknik tekstil sektörümüz maske, önlük gibi kişisel koruyucu donanım ürünlerine ilişkin yaklaşık 3 milyar TL, dokunmamış kumaş yatırımları için ise yaklaşık 2.5 milyar TL yatırım teşvik belgesi aldı. Küresel teknik tekstil ihracatında 19. sırada olan sektörümüzün özellikle son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlar ile birlikte önümüzdeki yıllarda küresel ölçekteki sıralamasının daha yukarılara çıkacağını öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Teknik tekstillerin birçok sektörde kullanılması sayesinde geleneksel tekstillerden önemli bir pay alacağını belirten Öksüz, “Sistemin Ar-Ge ve inovasyonun ön planda olduğu teknik tekstillere doğru hızla evrileceğini gözlemliyoruz. Salgın döneminin de bu dönüşüm sürecini hızlandırdığını düşünüyoruz. Teknik tekstiller özellikle son 10 yılda küresel tekstil ve hammaddeleri ihracatı içerisinde payını her geçen yıl artırıyor.” yorumunu yaptı.

Dünya Genelinde Teknik Tekstil İhracatı 107 Milyar Dolar

Dünya genelinde teknik tekstil ihracatı 107 milyar doları buluyor. Ağırlıklı gelişmiş sanayilere sahip ülkelerin tekstil ihracatında yüksek katma değerli ürün olarak öne çıkan teknik tekstilin payı bir hayli yüksek. ABD, Japonya, Fransa, Belçika gibi ülkelerde bu pay yüzde 40’ları bulurken, Almanya tekstil ihracatında teknik tekstilin payı yüzde 65’lere ulaşıyor. Türkiye’nin geçen yıl itibari ile tekstil ihracatı 10 milyar dolara ulaşırken, teknik tekstilin payı da sürekli artıyor. İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, “Sektörümüz salgında dahi çok önemli teknik tekstil yatırım kararları almayı sürdürüyor.” dedi.

 

Tıbbi Uygulamalarda Nonwoven Kullanımı 255 Milyon Dolara Çıkacak

Tıbbi uygulamalarda nonwoven kumaş talebinin 2024 yılında yılda yüzde 3,9 artarak 255 milyon dolara çıkması bekleniyor.

Bu tahmin, tıbbi uygulamalarda kullanılan nonwovenların, 2019’daki taraklanmış nonwoven satışlarının yüzde 9’unu oluşturduğunu belirten Freedonia Group’un yeni raporunda yer alıyor.

Tıbbi pazarda, nonwoven kumaşlar, sağlık bakım bezleri, bandajlar ve yatak takımları gibi ürünler dâhil olmak üzere çeşitli tek kullanımlık ürünler üretmek için kullanılabiliyor. Yetişkin inkontinans (idrar kaçırma) ürünleri tüketici pazarına dâhildir. Talep, sağlık hizmeti faaliyetinin hacmi, cerrahi prosedürlerin sayısı, demografik modeller ve hastalıkların ve rahatsızlıkların görülme sıklığı gibi çeşitli değişkenlere bağlıdır.

Carded Nonwovens adlı rapor, 2024’e olan talebin, sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonlar ve dezenfektan mendiller gibi ürünler arasında sürekli büyümeyi destekleyecek enfeksiyon önleme protokollerinin etkinliği ile ilgili endişelerden kaynaklanacağını söylüyor.

Yaşlı popülasyonda da (65+ yaş) hızlı bir büyüme olacak. Bu da yaşlıların genel nüfusun diğer kısımlarına göre daha fazla sağlık bakımına ihtiyaç duyması nedeniyle tıbbi nonwoven kumaşların kullanımındaki artışa fayda sağlayacak.

Diğer etkenler arasında, yumuşaklık ve emicilik potansiyelleri nedeniyle, nonwoven kumaşların birçok tıbbi uygulama ile uyumluluğu bulunuyor. Tıpkı tüketici ürünlerinde olduğu gibi, sağlık bakım ortamlarında kullanılan birçok kişisel hijyen ürünü, ürün performansını, güvenliğini ve sürdürülebilirliğini iyileştirmek için yeni araştırma ve geliştirmeden geçmeye devam ediyor. Bu, daha yüksek mukavemetli, düşük elyaf tüylenmesi ve daha güvenli kimyasal işlemlere sahip ürünler geliştirmeyi kapsıyor.

Raporda ayrıca, Covid-19 salgınının çeşitli tıbbi malzemeler için talep artışlarının yanı sıra yüzey dezenfektan mendilleri gibi virüsün bulaşmasını sınırlayan ürünlere talep artışlarını nasıl artırdığı da yer alıyor. Bununla birlikte, pandemi, tıbbi pazardaki nonwoven talebine de bazı sınırlamalar getirdi. Pek çok hastane, pandemi yayıldıkça hem virüsün potansiyel bulaşmasını sınırlamak hem de kaynakları hastalığın tedavisi ve sağlık personelini korumaya odaklamak için elektif (aciliyeti  olmayan) ameliyatları sınırlamayı seçti.

Mondi Gronau Almanya’da Medikal Yüz Maskeleri Üretimine Başladı

Ambalaj ve kağıtta dünya lideri olan Mondi, Covid 19’un yayılmasını azaltmak için Almanya’nın Gronau kentindeki tesisinde meltblown nonwoven kumaş ve medikal yüz maskeleri için yeni üretim hatları başlattı.

Mondi Gronau, hijyen ürünleri için film, nonwoven ve elastik bileşenlerin üretiminde ve işlenmesinde 50 yılı aşkın deneyime sahip. Mondi geçtiğimiz yıl, hem önemli temel malzeme olan meltblown nonwoven kumaşı hem de medikal yüz maskesini üretmek için üretim hatlarını başlatacağını duyurmuştu. Mondi yeni hatlarla birlikte, pandemi sürecinde doğan maske ihtiyaçlarını karşılamak için Almanya’da yerel bir zinciri oluşturuyor. Son derece otomatikleştirilmiş yüksek hızlı iki makineyle tam entegre üretim tesisi, dakikada 700 adet yüksek kaliteli medikal yüz maskesi üretimine izin veriyor. Bu, standart yüz maskesi üretim hattından yaklaşık yedi kat daha yüksek bir oran ve günde en az bir milyon medikal maske üretecek.

Maskeler, Alman Johner Enstitüsü tarafından tıbbi bir ürün olarak ve Alman standartları OEKO TEX ve Dermatest tarafından onaylandı. Bu üretimle Mondi Gronau, hastaneler, eczaneler ve uzman tıbbi perakendeciler dâhil olmak üzere Alman sağlık sektörünün ihtiyaçlarını doğrudan karşılayacak.

Mondi Gronau Genel Müdürü Jürgen Schneider, “Geçen yıl salgının başlarında Almanya’da meltblownlu nonwoven kumaş kıtlığını tespit ettik ve hızlı bir şekilde yüksek kaliteli medikal yüz maskeleri üretimine başladık. Mondi Gronau, yüksek hızlı üretim kurulumumuz ve sertifikalarımızla, takıldıkları andan çıkarıldıkları ana kadar güvenilir koruma ve yüksek konfor sunan kaliteli medikal maskeler sağlamak için ideal bir konumdadır. ” dedi.

Koronavirüs Salgını, Medikal Tekstil İhracatını 22 Kat Arttırdı

Pandemi döneminde en çok ihtiyaç duyulan cerrahi maske, koruyucu önlük ve tulumlar medikal tekstil ürünlerine olan talebi arttırdı. 2020 yılında Türkiye geneli medikal teknik tekstil ihracatı yüzde 2204 artarak 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin tek kullanımlık tıbbi maske ihracatı da 22 kat arttı.

2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına koronavirüs salgını; 150 milyon kişinin hastalanmasına ve 3 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Pandemi döneminde en çok ihtiyaç duyulan cerrahi maskeler, koruyucu önlük ve tulumlar medikal tekstil ürünlerine olan talebi arttırdı.

2020 Yılında Medikal Tekstil İhracatı Yüzde 2204 Arttı

2020 yılında Türkiye geneli medikal teknik tekstil ihracatı yüzde 2204 artarak 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ege’nin medikal teknik tekstil ihracatı ise yüzde 4582 artarak 92 milyon dolara ulaştı. Medikal teknik tekstil ihracatının artışında özellikle cerrahi elbiseler ve maskeler asıl payını oluşturdu.

En çok Cerrahi Maske İhracatı Almanya’ya

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye 2020 yılında 135 ülkeye tek kullanımlık cerrahi maske ihraç etti. 31,4 milyon dolarlık cerrahi maske satışının gerçekleştiği Almanya, ihracat sıralamasında ilk sırada yer aldı.

Tıbbi maske ihracatında Almanya’yı takip eden ülkeler sırasıyla Fransa, Libya, Çin ve Romanya oldu.

2021’in İlk Çeyreğinde Medikal Tekstil İhracatı Yüzde 192 Arttı   

Türkiye geneli 2021 yılı ilk üç ayda medikal tekstil ihracatı yüzde 192 artışla 70 milyon dolar oldu. Ege’den yapılan medikal tekstil ihracatımız ise yüzde 178 artışla 3 milyon dolara ulaştı.

Türkiye tedarikte öne çıkıyor

Pandemi sürecinde tüm dünyada maske ve koruyucu giysi sıkıntısı yaşanırken, nonwoven  alanında güçlü bir alt yapıya sahip olan Türkiye, bir yandan kendi ihtiyaçlarını karşılarken bir yandan da dünyaya kişisel koruyucu ekipmanlar tedarik etmeyi başardı. Aynı zamanda firmalar bu alanda yeni yatırımlar için teşvikler aldı.

Korona süreci, küresel ticarette tedarik zincirini de değiştirdi. Çin ve Güneydoğu Asya ülkeleri özellikle Avrupa ve ABD merkezli küresel markalar için yıllardır ucuz üretim merkeziydi. Ancak salgın süreci uzaktan tedarikin her zaman avantaj olmadığını ortaya koydu. Markalar, uzaktan tedarik ve uzun dönemli stok bulundurma zorunluluğu nedeniyle salgın döneminde ağır maliyetlerle karşı karşıya kaldı. Birçok marka uzak coğrafyalar yerine ihtiyacı olan ürünü en yakın noktadan tedarik etmek istiyor.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, işte bu yeni durumun Çin’e alternatif arayan Avrupa merkezli markalar için Türkiye’yi en önemli seçenek olarak öne çıkardığını söyledi. Gültepe, “Her şeyden önce Türkiye Çin ile birlikte hazır giyimde entegre altyapıya sahip iki ülkeden biri. Uçtan uca tedarik zincirinin tüm halkalarında büyük bir potansiyelimiz var. Her segmentte ve her kalitede üretim yapabiliyoruz. Coğrafi olarak Avrupa’ya çok yakınız. Kısa termin süremiz ile rakiplerimizden ayrışıyoruz. Daha da önemlisi sosyal sorumlulukta AB standartlarında üretim yapıyoruz. Ürün kalitemizle, sürdürülebilir ve çevreci üretim kapasitemizle yeni döneme en hazır ülkeler arasında yer alıyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

Sektör Temsilcileri Hibe Şartının Kaldırılmasını İstiyor

 Medikal ürün grubunda rekabeti zayıflatan faktörlerin başında hibe şartı geliyor. 5 adet cerrahi maske ihracatı için 1 adet cerrahi maske hibe, 10 adet koruyucu tulum ihracatı için 1 adet koruyucu tulum ya da 3 adet koruyucu tulum ihracatı için 20 adet cerrahi maske hibe şartı bulunuyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, “Maske ve medikal kıyafetlerdeki hibe şartı da kaldırılırsa 19 milyar $’ın üzerine çıkar, yıllık ihracat rekorumuzu kırabiliriz.” diyor.

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “Medikal ürünlerde hibe şartını kaldırdığımız takdirde küresel talebin yoğun olduğu bu ürün grubunda yıllık ihracatımıza yaklaşık 5 milyar dolar katkı sağlayacağını tahmin ediyorum.” diye konuşuyor.

 

Avrupa Nonwoven Üretimi 2020’de 3 Milyon Tonu Aştı

Nonwovenlara ve ilgili endüstrilere hizmet veren lider küresel dernek olan Edana, Avrupa nonwoven üretimine ilişkin yıllık araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Edana sekreterliği tarafından toplanan ve derlenen rakamlara göre, Büyük Avrupa’da nonwoven üretimi 2020’de yüzde 7,2 artarak 3.075.615 tona (ve 85.9 milyar metrekareye) ulaştı ve toplam tahmini ciro 9.555 milyon Euro oldu. 27 Avrupa Birliği ülkesinin toplam üretimi şu anda 2.15 milyon tonun üzerindedir.

Sektöre kapsamlı bir genel bakış sağlayan araştırma; en son istatistikler, talep etkenleri ve tedarik zincirlerinde benzeri görülmemiş bir değişim dönemi boyunca endüstrinin hareketliliğini ve dayanıklılığını gösteriyor.

“Pandemi Nonwoven Ürün Kullanımını Artırdı”

Edana’nın Pazar Analizi ve Ekonomik İşler Direktörü Jacques Prigneaux, son on yılda yüzde 4,0’lık yıllık ortalama büyüme oranını oldukça geride bırakan etkileyici büyüme oranının ana itici güçlerini şöyle açıkladı: “Pandemiyle savaşmak için yoğun olarak kullanılan malzemelere olan yüksek talep üretimi etkiledi. Spunmelt ve Drylaid-Hydroentangled nonwovenlar hem ağırlıkta hem de yüzey alanında iki haneli büyüme oranlarına tanık oldu. Benzer uygulamalardaki gelişmeler sayesinde, Wetlaid nonwovenlardaki büyüme de geçen yıl önemliydi. Farklı uygulamalarda zıt trendlerin görüldüğü Airlaid üretimi, bir yıl öncesine göre stabil kaldı.

Nonwovenlar için ana nihai kullanım, 2020’da yüzde 9,6’lık bir büyüme ile 857 bin 940 tona ulaşan yüzde 28’lik teslimat payıyla hijyen pazarı olmaya devam ediyor. Açık nedenlerden dolayı, 2020’de nonwovenlar için en önemli büyüme alanları tıbbi (+% 118,0) ve ıslak mendil / kişisel mendiller (+% 22,0) ve ardından giysiler (+% 32,6) olarak gözlendi.”

Buna karşılık, otomotiv iç mekânlarında (% 23 düşüş), yer döşemelerinde, masa örtülerinde ve telalarda büyük düşüşler görüldü. Ayrıca, inşaat pazarları ve sıvı filtreleme gibi satış hacimleri açısından bazı dayanıklı sektörler sınırlı büyüme gösterdi. Tarımsal uygulamalarda ise negatif büyüme gözlemlendi.

Jacques Prigneaux şunları söyledi: “Bu sonuçlar, katılımcı şirketlerin ve Edana personelinin son birkaç yıldaki çabaları sayesinde,  artan sayıda şirketten gerçek verilerin toplanmasına dayanıyor. Bu araştırma için en az 118 şirket/tesis, 2020 getirilerini doğrudan bildirdi. Giderek daha doğru rakamlar elde edilecek ve bu istatistikleri, üye şirketlerdeki planlama ve kıyaslama amaçları için kesinlikle daha uygun hale getirecektir.”

Edana Genel Müdürü Pierre Wiertz, “Bu rakamların ardında, her şeyden önce, amacı her zaman insanların varlığı ve sağlığını korumak olan, şimdi her zamankinden daha iyi tanınan şirketler için çalışmaktan gurur duyabilecek binlerce kadın ve erkeğin çabalarını ve emeğini görüyoruz.” dedi.

FPInnovations Dünyanın Biyolojik Olarak Parçalanabilir Tıbbi Olmayan İlk Maskesini Üretti

Kanadalı bir araştırma ve geliştirme merkezi olan FPInnovations, üretilmeye ve halkın kullanımına hazır, biyolojik olarak parçalanabilir bir maskeyi Kanada’da başarıyla geliştirdi.

Biyolojik olarak parçalanabilen bu maske artık Kanadalı üreticiler tarafından ticarileştirilmeye hazır durumda. Kanada Doğal Kaynaklar Bakanı Seamus O’Regan, FPInovations’a emanet edilen 3,3 milyon dolarlık maske projesinin başarılı sonuçlarını açıkladı.

Bu maskenin üretiminde benzersiz bir pilot ölçekli kâğıt makinesini kullandı. Maske filtreleme malzemelerine ek olarak, biyolojik olarak parçalanabilen elastik kulak askıları ve burun telleri, geliştirilen maskeye başarıyla entegre edildi. Geliştirilen maskenin en önemli başarılarından biri de, bileşenlerinin, mevcut ticari maske üretim makinelerinde kolayca üretilebilecek olmasıdır.

Yeşil Kişisel Koruyucu Ekipman (PPE) maskesi, uluslararası normlara göre bağımsız laboratuvarlar tarafından test edildi ve değerlendirildi. Bu maske, filtrasyon, nefes alabilirlik ve biyolojik olarak parçalanabilirlik açısından tıbbi olmayan maskeler için standardı belirleyecek. FPInnovations, eşsiz ürün tasarımı ile, medikal maskelerde bulunması zorunlu olan ve üretimi titizlik ve emek isteyen ASTM filtrasyon verimliliği ve nefes alabilirlik normlarına da ulaşmış durumdadır.

FPInovations Başkanı ve CEO’su Stéphane Renou, ‘‘Biyolojik olarak parçalanabilir bir maskenin geliştirilmesi, biyoekonomiyi teşvik etmenin Kanada’da daha temiz bir çevreye katkıda bulunabileceğini de açıkça gösteriyor. Orman sektörünün olağanüstü kolektif bilimsel ve teknolojik uzmanlığı, bu projenin başarısının ve hızının kilit noktası oldu. Birlikte, çevre dostu biyo-kaynaklı ürünleri ortak çalışmalar aracılığıyla araştırma aşamasından pazara sadece aylar içerisinde sunabiliyoruz!’’ dedi.

Kanada Doğal Kaynaklar Bakanı, Seamus O’Regan ise şunları söyledi: “Kanada’nın sürdürülebilir biçimde yönetilen ormanlarından elde edilen biyolojik olarak parçalanabilir maskeler: Kanada’nın orman sektörünün yaratıcılığının en güzel örneği. Kanadalıları güvende tutuyor ve aynı zamanda çevremizi koruyor.’’

BendShape Quartz ™’dan ASTM Seviye 3 Standartlarını Karşılayan İlk Şeffaf Maske

BendShape Mask ™, Quartz ASTM3 Tek Kullanımlık Cerrahi Maske adıyla ASTM seviye 3 standardını karşılayan endüstrinin ilk şeffaf, sızdırmaz cerrahi maskesini piyasaya sürdü.

BendShape’in ilk şeffaf maske serisinin başarısının ardından, son derece yetenekli Amerikalı mühendislerden oluşan ekip, daha iyi bir uyum, rahatlık ve sızdırmazlık için birden fazla boyuta sahip ilk şeffaf cerrahi maske olacak şekilde geliştirilmiş ikinci nesil maskeyi yaptı. Quartz, ≥% 98 bakteriyel filtrasyon mukavemeti (BFE) ve ≥% 98 partikül filtrasyon mukavemeti (PFE) sunan ilk sızdrımaz, şeffaf maske olarak pazarda lider konumda bulunuyor.

BendShape Mask CEO’su Steven Sanders, “Quartz, ABD malzeme bilimcilerinden, kimyagerlerinden ve tekstil mühendislerinden oluşan bir ekip tarafından, en yüksek çift yönlü filtreleme performansı ve  ile şeffaf maske pazarına liderlik etmek için üretildi. “Quartz’ın günlük yaşam üzerindeki etkisini en üst düzeye çıkarmak için Quartz, kitlesel pazar ihtiyaçlarını karşılamak, bertaraf etmek ve kullanım için tıbbi normlara uyum sağlamak amacıyla benzersiz birinci sınıf malzemelerden ve üretim süreçlerinden yararlanıyor. ”

Doctor and patient both wearing the BendShape Quartz mask

Quartz ASTM3 Tek Kullanımlık Cerrahi Maske, şeffaf iletişim sağlayan sızdırmaz bir ASTM3 maskesine ihtiyaç duyan profesyoneller ve sıradan insanlar için hayat değiştirici oldu. Bu etki özellikle acil servisler, öğretmenler, diş hekimleri, pediatristler, odyologlar, işçiler ve kuryeler, konuşma terapistleri, ağrı yönetimi uzmanları, işitme engelliler topluluğu ve hastaneye yatış için geçerlidir.

Ünlü SDNY Dental ekibinin bir parçası olan ve New York Üniversitesi Diş Hekimliği Bölümü’nde  öğretmenlik yapan Dr. Guido O. Sarnachiaro, “Quartz hasta konsültasyonlarından ameliyatlara kadar tüm iş günümün ihtiyaçlarını karşılayan ilk şeffaf maskedir. Geniş, saydam yüzey, hastalarla duygusal olarak bağlantı kurmama ve prosedürler sırasında maskelenmiş haldeyken iş arkadaşlarımla daha etkili iletişim kurmama olanak tanıyor.” ifadelerini kullandı.

Bu toplulukların güvenli bir şekilde çalışabilmesi için şeffaf iletişim,  yüz ifadesinin görülmesi, dudak okuma ve hızlı yüz tanıma sağlayan sızdırmaz ASTM seviye 3 cerrahi maske gereklidir.

Sollis Medikal Direktör Yardımcısı Dr. Avi Ravilla, maske ile ilgili şunları söylüyor. “Standart bir kumaş maske hatta N95 maske kullandığınızda, konuşurken maskenin çok sık yukarı aşağı hareket ettiğini ve yeniden ayarlamak için maskeye dokunmanız gerektiğini görürsünüz. BendShape Maskesi yüzünüzde hareket etmeden kalır. Karşılaştığımız son virüs, gelecekte maske takmaya devam edeceğimizi gösteriyor.  Yani, yıllarca dayanabilecek bir ürüne sahip olmak istiyorsunuz. BendShape’in daha çok sadece doktorların ve sağlık çalışanlarının kullanmak isteyeceği bir ürüne değil, aynı zamanda genel halkın kullanmak isteyeceği bir ürün odaklandığını düşünüyorum.”

Bangladeş, Kişisel Koruyucu Ekipman Üretiminde Çin’e Rakip Olacak

Bangladeş, Beximco firması tarafından yapılan 100 milyon dolarlık tesisin açılışının ardından Çin’e rakip olacak önemli bir kişisel koruyucu ekipman (KKD) üreticisi ve ihracatçısı olmayı hedefliyor.

Bangladeş’teki en büyük çok uluslu holding şirketi olan Beximco, yeni 25 dönümlük arsa üzerine, dikey olarak entegre edilmiş KKD Park adı verilen tesiste, farklı ağırlıklarda meltblown nonwoven ve lamine kumaşlar üretecek. Bunlar izolasyon ve ameliyat önlüklerine, N95 yüz maskelerine, tek kullanımlık fırçalara, dokuma ve örme ayakkabı kılıflarına ve baş örtülerine dönüştürülecek.

Dakka’nın 24 kilometre kuzeybatısındaki Savar’da bulunan yeni fabrika hem iç hem de dış pazarlara hizmet verecek. Tesis herhangi bir ülkeye tamamen bağımlı olmamasını sağlayarak KKD tedarikinin çeşitliliğini artırmayı amaçlıyor.

Tesisin açılış töreninde konuşan Beximco CEO’su Syed Naved Husain, “Yeni tesis üreticilere, alıcılara, perakendecilere, markalara ve hükümete gerekli hizmetler konusunda yardımcı olacak, çünkü tüm hizmetler Avrupa, Amerika ve diğer küresel düzenleyicilerin standartlarını kapsayacak şekilde tek bir çatı altında sunulacak.” dedi. Husain şöyle devam etti: “Beximco, Güney Asya’da bir üretim merkezi olarak Bangladeş’in hızlı yükselişine istikrarlı bir şekilde katkıda bulundu ve bu yeni gelişmeden çok memnunum. Ülkeyi dünyanın KKD üretim haritasına yerleştirecek.”

Şirketin hali hazırda yeni Beximco Sağlık bölümü aracılığıyla, önde gelen ABD sağlık hizmeti sağlayıcılarına maskeler ve koruyucu önlükler dâhil olmak üzere KKD tedarik etme anlaşmaları bulunuyor.

İngiltere merkezli ürün test ve sertifikasyon şirketi Intertek, KKD Park’ta bir Mükemmellik Merkezi geliştirmek için Beximco ile birlikte çalıştı.

Geçtiğimiz yıl, Covid-19 salgınının ilk dalgasının zirvesi yaşanırken Beximco, birkaç hafta içinde giysi üretiminden koruyucu ekipmana dönüş yaparak, özel üretim tekniklerini öğrendi, üretim hatları kurdu ve 6,5 milyon önlük üretti. Ürettiği bu önlükleri, ABD Federal Acil Durum Yönetimi Ajansı aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne dağıttı.

En son tahminlere göre, Bangladeş Amerika’ya yılda 6,7 milyar dolarlık ürün gönderiyor ve bu oran- on yıl öncesine göre neredeyse iki kat fazla.

Capture Coating Covid-19’u İç Mekânlarda Etkili Şekilde Öldürüyor

Covid-19 virüsünün yayılması ve kalıcı etkileri, nonwoven filtre kumaşlarına uygulanan yeni bir hidrofobik nano kaplama ile etkili ve ucuz bir şekilde durdurulabiliyor.

Houston, Texas merkezli Curran Biotech firması tarafından geliştirilen Capture Coating’in dünya çapındaki distribütörlere ve perakendecilere ulaştırılması için acele ediliyor. Halihazırda ABD genelinde 11 eyalette kullanılan Capture Coating’in önümüzdeki birkaç hafta içinde 25 eyalette kullanılması bekleniyor.

Capture Coating, hava akışını veya nefes alabilirliği etkilemeden, bir filtre içindeki gözenekli malzemelere kalıcı olarak bağlanarak virüsleri, bakterileri ve mantarları ölü olarak durduruyor.

Dünya çapında pandeminin ortaya çıkmasıyla birlikte, binaları ve binaların içindeki havayı bulaşıcı etkilere karşı korumaya yönelik yeni bir yaklaşım gerekli hale geldi. Koronavirüsün havadan taşınan doğasıyla mücadele etmek için hidrofobik nano kaplama geliştirildi.

Standart hava filtreleri, MERV (Minimum Verimlilik Raporlama Değeri) sistemi kullanılarak derecelendiriliyor, kamu binaları için bu MERV8’dir. Curran Biotech Capture Coating ile bu filtreler, hava akışını (statik hava basıncı) etkilemeden, viral koruma açısından çok daha yüksek değerli filtrelerden daha iyi performans gösteriyor.

Curran CEO’su Eileen Mellon, “Virüsü gerçek zamanlı olarak öldürmek için uzun süreli bir faydası olmayan bir çeşit deterjan kullanmak yerine, binaları havadan iletimden koruma sorununa farklı bir şekilde yaklaştık. HVAC hava filtreleme ortamının tek tek liflerinin etrafına sarılarak kritik HVAC operasyonel parametrelerini etkilemeden onları süperhidrofobik hale getirebilen nano ölçekli bir kaplama geliştirdik. ”diyor.

Curran Biotech ile işlenmiş filtreler, toz ve diğer kuru partiküllere göre normal şekilde çalışıyor ancak sulu / sıvı fazdaki kirleticileri reddediyor. En bulaşıcı halindeki koronavirüs, sulu sıvı fazlı bir ortamla çevrili olduğundan, Capture Coating, virüsü hava filtresinin yüzeyinde fiziksel olarak durduruyor.

Curran’ın Pazarlama Müdürü Becky Scott, “2020 yılı bizi işleri yeniden düşünmeye zorladı. Hayata katılabilmek – endişelenmeden nefes almak – normaldir, değil mi? Her zaman dışarıda olamayız. Nefes alabilirliği etkilemeden normal hava filtrelerinizin daha iyi çalışmasını sağlayan ve virüsü durduran – yenilikçi bir nano kaplama geliştirdik. ” diye konuşuyor.

Toray’dan Covid-19 ile Mücadelede Etkili Ürün: Makspec® V Antiviral Tekstil

Toray Industries, Inc., Makspec® V numuneleri üzerinde yaptığı testlerin, bu antiviral tekstilin şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs 2 (SARS-CoV-2) konsantrasyonlarını azaltmadaki etkinliğini doğruladığını açıkladı.

Şirket, bu yüzde 100 polyester ürününü Mart 2020’de geliştirdi. Ürün, olağanüstü yıkanabilirlik ve rahatlık sağlıyor.

Toray, tekstil ürünleri için JISL 1922 antiviral testini kullandı. Örnekleri Covid-19’a maruz bıraktı ve iki saat sonra konsantrasyonları ölçtü. ATCC VR-1679 zarf türünün kullanıldığı önceki deneylerde olduğu gibi, şirket kumaşın tekstildeki Covid-19 virüslerinin yüzde 99,9’undan fazlasını azalttığını doğruladı. Kumaşın sağlam antiviral performansının altını çizerek 50 endüstriyel yıkamadan sonra bile aynı sonucu elde etti.

Son bulgular ışığında şirket, bu tekstili Covid-19’dan koruma talebinin yüksek olduğu müşteri hizmetleri, hemşirelik ve okul üniformaları için pazarlayacak. Ayrıca, bu tekstil için spor giyim, gündelik giyim, moda giyim ve çocuk kıyafetlerini de içerecek şekilde genişleyen uygulamalar öngörülüyor.

Toray, konfor ve güvenliği birleştirerek üstün performans ve katma değer sağlayan ve böylece sosyal ilerlemeye katkıda bulunan tekstiller oluşturmak için istisnai işlevsellik gerektiren üniformalar için malzeme geliştirmede biriktirdiği tekstil işleme teknolojisinden yararlanacak.

Bu testin ana hatları ve sonuçları aşağıdaki gibidir:

1-Teste genel bakış

Test metodolojisi: Tekstil ürünleri için JISL1922 antiviral testi

– Virüs: Şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs 2

Enfeksiyon ölçüm tekniği: Plak testi

– Test edilen malzeme: Tek parça yüzde 100 polyester kumaş

  1. Test sonuçları

– İki saatlik test, polyester lifler üzerindeki virüsün yüzd4 99,9’undan fazlasını azalttı

-Aynı etki 50 ticari yıkamadan sonra onaylandı

  1. Makspec® V Hakkında

(1) Ürün özellikleri

  1. Yüksek antiviral performans (antiviral aktivite değeri 3.0 veya üzeri)
  2. Mükemmel ticari yıkama dayanıklılığı
  3. Yumuşak doku ve boya haslığı korunur

(2) Teknik genel bakış

(a) Polyester için yüksek afiniteye sahip bir antiviral ajan kullanır (iki saatlik test, polyester lifler üzerindeki virüslerin yüzde 99.9’undan fazlasını azaltmıştır).

(b) Polyester liflerde antiviral maddeler içeren benzersiz işleme teknolojisi (tekstil yumuşaktır ve oldukça sağlamdır)

(3) Ürün planlamasına ilişkin notlar

– Makspec® V, maskelerde, ağız ve burun deliklerine yakın kullanılan diğer eşyalarda veya 24 aydan küçük çocuklara yönelik eşyalarda kullanılamaz.

– Makspec® V herhangi bir hastalığı tedavi etmek veya önlemek için tasarlanmamıştır.

– Makspec® V, virüslerin etkisini engelleme amacını taşımaz.