Brückner’den Nonwoven Endüstrisi İçin Geniş Ürün Yelpazesi

Brückner, ABD’nin Miami şehrinde düzenlenecek olan IDEA 2022 fuarında, Amerika temsilciliği   FI-TECH ile birlikte, farklı uygulamalar için yeni makine konseptlerini ve çözümlerini sunacak.

Brückner firması, 70 yılı aşkın bir süredir, tekstil ve nonwoven endüstrisi için kurutma ve terbiye hatlarının üretiminde dünya lideri üreticiler arasında yer alıyor. Alman aile şirketi, nonwoven kumaş sektöründe dünya çapında termofüzyon fırınları, kurutucular, kaplama ve ısıl fiksaj hatları tedarik ediyor.

Nonwoven kumaşların üretimi, nonwoven kumaş oluşumundan sonra her zaman gevşek bir şekilde serilmiş elyafların esnek bir elyaf kompozitine bağlandığı bir bağlama işlemi gerektiriyor. Bu amaçla prosese bağlı olarak farklı fırınlar ve kurutucular kullanılıyor. Brückner, özel teknik bilgi sunuyor ve tüm uygulamalar için gerekli hatları sağlıyor. Üretim programı, farklı emprenye ve kaplama ünitelerinin yanı sıra dilme ve sarım ekipmanları ile tamamlanıyor. Brückner’in müşterileri, otomotiv ve ulaşım endüstrisi için jeo- nonwovenlar, filtre ortamları, hijyen ve medikal tekstiller veya farklı kumaşlar üretiyor. Brückner’de her müşteri için bireysel bir çözüm ve buna karşılık gelen bir hat düzeni tasarlanıyor.

Son zamanlarda Brückner, highloft nonwoven ve jeotekstiller alanında birkaç sıra dışı kurulum gerçekleştirdi. Highloft nonwoven kumaşların üretimi için çift hasırlı termofüzyon fırını SUPRA-FLOW BX kullanılıyor. Bu fırın sistemi, hava geçişi ilkesine göre çalışıyor ve alan bazında akış hızı, akış yönü ve sıcaklık açısından ürün gereksinimlerine uygun şekilde uyarlanabiliyor. Nihai ürünler arasında çarşaflar, yatak örtüleri, döşemeler, silme bezleri, otomotiv bileşenleri veya yalıtım malzemeleri bulunuyor. SUPRA-FLOW BX, 280 mm kalınlığa ve maksimum 8 kg/m² temel ağırlığa kadar nonwoven  kumaş üretebiliyor. Mevcut çalışma genişlikleri, 100 m/dk’ya kadar üretim hızlarında 2400 ile 5200 mm arasında değişiyor.

Jeotekstil projeleri için genellikle, sıcaklık dağılımı ve maksimum üretkenlik açısından yüksek homojenliği ile etkileyici olan, başarısı kanıtlanmış Power-Frame ram kullanılıyor. Ayrıca kumaş ram zincirinde taşınarak hedefe yönelik bir şekilde esnetilebiliyor. Bunun kumaş genişliği, lif yönü ve kumaş çekmesi üzerinde kontrollü bir etkisi vardır. 7 metreyi aşan çalışma genişlikleri, jeotekstil terbiye sistemlerinde istisnai bir özellik değildir. Gerekli genişlik, maksimum sıcaklık, gerdirme kuvvetleri ve diğer proses gereksinimlerine bağlı olarak her müşteri için optimum çözüm bulunuyor. Kumaş denemeleri Almanya’nın Leonberg şehrindeki Brückner Teknoloji Merkezi’nde de her zaman yapılabiliyor.

Elastan İşlemede Speed Plus Çeşitliliği

Karl Mayer’in yeni HKS 2-SE Plus’ı, ek sarma seçenekleri yelpazesiyle yeni uygulama olanakları sunuyor.

 

Sade, hafif, esnek bir yapıya sahip düz kumaşlar, iç giyim ve spor giyim sektörünün vazgeçilmezi haline geldi. Karl Mayer’in iki taraklı, yüksek performanslı trikot makineleri, kalite ve üretkenlik açısından uzun süredir standartları belirliyor. Kurulumu yapılan makinelerin portföyü şimdiye kadar; kapalı ilmek ve çift trikot sarma kullanan elastik ürünlerin üretimi için özel olarak tasarlanmış yüksek hızlı bir model olan HKS 2-SE’yi ve daha düşük üretim hızları ile iplikler ve sarma seçenekleri, daha fazla esneklik sunan HKS 2-S’yi içeriyordu. İmalat repertuarı ayrıca iki iğneli bindirme özelliklerini içerdiği gibi nakış zeminler ve tül gibi elastik olmayan kumaşlarda da mümkündür.

Karl Mayer, elastan işleme makineleri yelpazesine hem ürün çeşitliliğini hem de hızı birleştirerek başka bir makine daha ekledi; HKS 2-SE Plus. Bu makine, HKS 2-SE’nin sağlamış olduğu temel konsepti baz alıyor ve modifiye edilmiş bir örgü hareketi sayesinde hem elastik bindirme, elastan işleyen GB 2 zemin kılavuz tarağı tarafından gerçekleştiriliyor. Bu, daha yüksek genliğe sahip mayo, spor giyim kumaşlar ve HKS 2-SE Plus serisinin bir parçası olan şekillendirici korseler ve ince iç çamaşırları elde edilmesini sağlıyor.

Hız açısından, HKS 2-SE ile neredeyse aynı performans aralığında olan yeni geliştirilen ünite  HKS 2-S’den daha yüksek üretim hızlarına ulaşıyor.

Tıpkı HKS 2-SE’de olduğu gibi, Plus varyantı da E 32, E 36 ve E 40 inceliklerinde sunuluyor. Mevcut ilmek yoğunluğu da aynıdır. Çalışma genişliği 130″ dir, ve 4″ daha uzatılabiliyor. En önemli konu ise, yeni HKS 2-SE Plus, Karl Mayer’in elastik ürünler üreten müşterilerini kendi pazarlarında bir adım öne çıkaran yüksek performanslı çok yönlü bir ürün olmasıdır.

 

 

Mahlo’dan Nonwoven Endüstrisi İçin Online Ölçüm Çözümleri

Mahlo, 75 yılı aşkın bir süredir dünyanın önde gelen otomatik doğrultma, ölçüm ve kontrol sistemleri üreticilerinden biridir. 29-31 Mart 2022 tarihleri arasında Miami’de gerçekleşecek olan IDEA’da Mahlo, nonwoven endüstrisi için temel ağırlık, kalınlık, nem, yoğunluk ve genişliğin online ölçümü için çözümler sunacak.

Mahlo America Inc.’in Genel Müdürü Alan Lavore ve Bölge Satış Müdürü David Jillson, nonwoven ürünler için kalite kontrol konusundaki tüm soruları yanıtlamak için bekliyor olacak. Mahlo satndında en önemli parça kalite ölçüm sistemi Qualiscan QMS-12 olacak. Lavore, “Cihaz, kumaşın tüm genişliği boyunca temel ağırlık, kalınlık ve nem gibi parametreleri ölçüyor.” açıklamasını yapıyor. Bunun için beş adede kadar sensör sağlam bir şekilde oluşturulmuş ölçüm cihazları üzerinde hareket ediyor, sürekli olarak veri topluyor ve bunları arayüzlere iletiyor. Kızılötesi, lazer, mikrodalga ve hava geçirgenlik sensörlerinin yanı sıra radyoaktif kaynaklar da kullanılıyor. Thermo-bonded nonwoven kumaşlar için, yüksek sıcaklık sensörü Thermosense HP270, optimum proses kontrolü için belirleyici bir faktördür. Geniş sensör ve ölçüm cihazları portföyü sayesinde Mahlo, neredeyse tüm gereksinimler için özel çözümler sunuyor.

Mahlo sistemleri, müşterilerin makinelerinin daha fazla bağlanabilirlik taleplerini de karşılıyor. Lavore, “Sistemlerimiz, müşterinin ürünleri on-line kontrol etmek için hemen kullanabileceği veriler üretir. Ayrıca, bu değerler yeni veri yönetim sistemimizde tutulur ve süreçleri optimize etmek ve zayıf noktaları en aza indirmek için herhangi bir zamanda alınabilir.” diyor.

Deneyimli uzmanlar, müşterinin uygulamasına tam olarak hangi çözümün uyduğunu yerinde açıklıyor. Üretim süreçleri bu şekilde etkin bir şekilde geliştirilebiliyor.

Sandler, Otomotivden Islak Mendile Sürdürülebilir Nonwoven Çözümleri Sunuyor

Miami Beach’te düzenlenecek bu yılki IDEA fuarında, nonwoven kumaş üreticisi Sandler firması uluslararası ziyaretçilere optimize edilmiş işlevselliğe sahip yenilikçi sürdürülebilir ürünler sunacak.

Hijyen uygulamalarında, toplama ve dağıtım katmanları (ADL) için yeni geliştirilen nonwoven kumaş ürünleri, sürdürülebilirlik kavramlarını uygulamaya koyuyor: Hâlihazırda kullanılan bebek bezi yapıları, kullanımda yüksek konforun yanı sıra optimize edilmiş bir uyum sağlayacaklar. Bununla birlikte, ADL ve dolgu kaplama, dolgu malzemesine tam olarak bağlı olmayan bağımsız katmanlardır. Bebek bezi tasarımında şimdiye kadar elde edilen başarılara rağmen, bu durum, sıvı hapsedilmesinde azalma ve hatta potansiyel olarak daha yüksek sızıntı ile sonuçlanabilir. Sandler firmasının yeni nesil ADL’si, ADL’nin ve dolgu kaplamanın işlevlerini tek katmanlı bir malzemede bir araya getiriyor. Yeni sıvı hepsetme konsepti, fonksiyonel katmanlar ve emici dolgu arasındaki boşluklu yapıdan kurtuluyor. Emici iç kısmın boyutu, şekli veya formu ne olursa olsun optimum sıvı emilimi sağlanıyor. Olağanüstü bir ara depolama kapasitesi sağlayan yenilikçi Sandler materyalleri, kapilarite ile emme oranını artırdı. Özel olarak uygulanan mekanik bir üretim süreci sayesinde bu nonwoven kumaşlar, hammadde seçiminde tamamen termoplastik polimerler olmadan da üretilebiliyor ve müşterilerin sürdürülebilir ürün konseptlerini ideal bir şekilde destekliyor. Malzeme bileşimi ve özellikleri, nihai ürünün ilgili özelliklerine uyarlanabiliyor.

Islak Mendillerde Sürdürülebilirliği Dikkate Alan Malzemeler Sunuyor

Farklı kullanım alanları olan ıslak mendiller günlük hayatımızın bir parçası haline geldi, ancak üretimleri genellikle hem enerji hem de kaynak yoğun süreçlerden oluşmakta. Sandler, bu ürünler için karbon ayak izini önemli ölçüde azaltarak sürdürülebilirliği dikkate alan yeni malzemeler sunuyor. Yenilikçi bir üretim süreci, yaygın üretim yöntemlerine kıyasla enerji tüketimini ve kaynak kullanımını %50’ye kadar azaltıyor. Nonwoven kumaşlar, benzer ağırlıklarda ve bağlanma seviyelerinde diğer kumaş türlerine benzer ve hatta geliştirilmiş yumuşaklığın yanı sıra daha yüksek kalınlığa sahiptir. Bu yeni üretim teknolojisi için, müşteri isteklerine ve nihai uygulamanın gereksinimlerine en uygun şekilde uyarlanan çok çeşitli doğal elyaflar veya yenilenebilir kaynaklara dayalı elyaflar kullanılabiliyor.

Ses Emici Nonwoven’lar Aracın Sürüş Konforunu Artırıyor

Nonwovenların teknik uygulama alanlarında Sandler firması, otomotiv endüstrisi için sürdürülebilir yeni bir gelişme ortaya koyuyor. Bu sektörde, tek malzemeli çözümler uzun süredir ilgi odağı durumunda ve şu anda uygulama alanları alt paneller, motor bölmesi koruyucuları ve sönümleme malzemeleri gibi kalıplanmış dış parçalara da genişletiliyor. %100 PET’ten yapılan yenilikçi Sandler nonwoven kumaşlar, bu uygulamalar için sürdürülebilir bir alternatif sunuyor. Bu tür bileşenleri güçlendirmek için hiçbir bağlayıcı veya ek lifler kullanılmıyor, böylece bu yenilikçi malzemenin ağırlığı önemli ölçüde azalıyor. Gözenekli yapıları, bu nonwovenları mükemmel ses emiciler haline getirerek aracın sürüş konforunu artırıyor.

Elyaf yapısını ve bileşenin 3 boyutlu şeklini ihtiyaca göre düzenleyerek, belirli uygulamalardaki performans daha da optimize edilebiliyor. Tekstil malzemeleri ayrıca küf ve mantarlardan etkilenmezler ve tüm yaygın motor bölmesi kimyasallarına karşı son derece dirençlidirler. Yapısal sertlik ve sıcaklık kararlılığı ile yüksek performans sunuyorlar. Sandler nonwoven kumaşları %80’e varan oranda tüketici sonrası geri dönüştürülen liflerden yapılıyor. Kullanım döngülerinin sonunda yeniden işlenebiliyor ve mekanik geri dönüşümden sonra yeni polyester malzemelere dönüştürülebiliyorlar. Bu yenilik aynı zamanda kaynakların malzeme döngüsünde daha uzun süre tutulmasına ve döngüsel ekonomi kavramının uygulanmasına da katkıda bulunuyor.

 

Trützschler, Nonwoven Çözümleriyle IDEA Fuarı’nda

Kuzey Amerika nonwoven fuarı IDEA, 28-31 Mart tarihleri ​​arasında Miami’de gerçekleşecek. Trützschler firması, 2017 numaralı standında, yerel hizmet, sürdürülebilir nonwovenların verimli üretimi ve üretim süreçlerinin dijital desteği gibi konularda Amerikan pazarının ihtiyaçlarına odaklanacak.

Trützschler Nonwovens, derin bilgi birikimine ek olarak, sürdürülebilir, biyolojik olarak parçalanabilen nonwoven kumaşların üretimi için geniş bir hat konsepti portföyüne sahip. Amerikalı üreticiler için pamuk önemli bir hammadde, bu nedenle firma; ham pamuk, tarak döküntüsü, viskon ve pamuk karışımlarının işlenmesi için verimli çözümler sunuyor.

Firmanın odaklandığı diğer konular arasında; yaş serim, su ile bağlanmış WLS ve CP nonwoven kumaşlar için önde gelen Voith/Trützschler konseptler bulunuyor. Kağıt endüstrisinin hammaddesi olan viskoz elyaflardan ve NBSK hamurundan yapılan yüksek kaliteli nonwoven kumaşlar, sadece mükemmel bir maliyet/performans oranı sunmakla kalmaz, aynı zamanda CO2 ayak izini de düşürüyor.

Trützschler Card Clothing, Z-teli hakkında bilgi sağlıyor. Yenilikçi konturu, elyafı en yüksek hızlarda bile silindir üzerinde tutuyor, böylece tarak içinde elyaf uçuntusunu en aza indiriyor.

Dijital çözümler üretim alanını optimize eder

Nonwoven üreticilerinin iki ana hedefi vardır: Ürünlerin kalitesini garanti etmek ve maliyetleri her zaman kontrol altında tutmak. Bununla birlikte, Covid salgını döneminde, üretim katının tam eğitimli bir ekip tarafından yönetilmesi giderek daha nadir hale geliyor. Kalıcı kaliteyi sağlamak için Trützschler Nonwovens, tipik iş süreçlerini sistematize eden, dijitalleştiren ve basitleştiren modüler, dijital bir çalışma ortamı sunuyor. Endüstri 4.0 teknolojilerinin yardımıyla bir üretim partisine ilişkin hat, proses ve kalite verileri depolanabiliyor, birleştirilebiliyor, görselleştirilebiliyor ve proses iyileştirmeleri açısından analiz edilebiliyor.

Trützschler USA: Güvenilir bir yerel ortak

Kuzey Carolina’nın Charlotte şehrindeki merkezi ve 100’den fazla çalışanı ile Trützschler USA, Amerikan nonwoven üreticileriyle ilgili tüm konularda ilk irtibat noktasıdır. Şirket, makineleri müşteri spesifikasyonlarına göre donatabiliyor ve dönüştürebiliyor (onaylı UL508A panel atölyesi), Charlotte’da fabrika kabul testleri ve çok çeşitli onarımlar gerçekleştirebiliyor.

Andritz’in Yenilikçi Nonwoven Üretim Süreci IDEA’da Sergilenecek

Uluslararası teknolojik çözümleri şirketi Andritz, yenilikçi nonwoven kumaş üretimi ve tekstil çözümlerini 28-31 Mart tarihleri arasında ABD’nin Miami kentinde düzenlenecek IDEA 2022’de (stand 4104) tanıtacak.

Andritz firmasının geniş ürün portföyü, hava ile bağlama, hava ile serme, iğneleme, spunlace, spunbond, wetlaid/WetlaceTM, dönüştürme, tekstil terbiye, geri dönüşüm ve doğal elyaf işleme gibi son teknoloji ürünü nonwoven ve tekstil üretim teknolojilerini kapsıyor.

Islak Mendil Sektöründeki Teknolojik Gelişmeler

Andritz, spunlace, Wetlace ve Wetlace CP gibi en yüksek kaliteli ve uygun maliyetli ıslak mendilleri üretmek için çeşitli nonwoven çözümleri sunuyor. Ayrıca Andritz, istenen ürün özelliklerinin yüksek kalitesini korurken plastik bileşenleri azaltmak veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla sürdürülebilirliğe geçişte nonwoven kumaş üreticilerine de eşlik ediyor. Bu çözüm, yıkanabilir, biyolojik olarak parçalanabilen, biyolojik kaynaklı, taraktan geçirilmiş tülbentten üretilen mendiller gibi tüm sürdürülebilir mendil türleri için geçerlidir. Gerçekten de, su ile bağlama, kimyasal bağlayıcılar veya termal füzyon kullanılmadan her türlü lifi bağlayabilme avantajına sahiptir. Bu nedenle, kâğıt hamuru, pamuk, kenevir, keten, bambu ve çok daha fazla doğal lif çeşitleri için en uygun birleştirme işlemidir. Bu alandaki en son gelişme, kağıt hamuru (CP) sürecini entegre eden Andritz neXline wetlace CP hattıdır. Biyolojik olarak parçalanabilen yeni nesil bu mendilleri üretmek için kuru ve ıslak serme teknolojilerinin faydalarını bir araya getiren, tamamen özgün biçimde tasarlanmış bir üretim hattıdır.

Andritz, sektöre anlamlı bir katkıda bulunmak amacıyla ABD’de bulunan Responsible Flushing Alliance (RFA) Yönetim Kurulu üyesi oldu. RFA, ülkenin kanalizasyon sistemlerine verilen zararı azaltmaya yardımcı olmak için tüketicileri sorumlu ve akıllı yıkama alışkanlıkları konusunda eğitmeyi taahhüt eden bağımsız, kar amacı gütmeyen bir ticaret birliğidir. Andritz, doğada tamamen dağılabilen ve biyolojik olarak parçalanabilen ıslak mendil teknolojileriyle bu konuyla derinden ilgileniyor ve RFA’nın bir parçası olmaktan son derece memnun.

Hijyen Uygulamalarında Son Teknolojiler

Andritz, Spunjet Soft adı verilen patentli nonwoven dokusuz kumaş üretim tekmoloisi ile spunlaid sektöründeki teknoloji gelişimini vurgulayacak. Bu teknoloji, standart spunlace kumaşlara kıyasla son derece hacimli ve eşsiz yumuşaklığa sahip yeni nesil birinci sınıf spunlaid nonwoven kumaşlar üreten, filamentlerin su ile bağlama yöntemi ile karıştırılmaktadır. Spunjet yumuşak malzemelerin birleştirilmiş emici hijyen ürünü örnekleri Andritz standında sunulacak.

Ayrıca Andritz, birinci sınıf bileşenler ve yenilikçi bir teknoloji süreci sunan yetişkin emici külot üretim hattını tanıtacak. Yetişkin idrar kaçırma çözümü ürünleri için büyümekte olan pazar, bağ gücü ve sızdırmazlık güvenilirliği açısından mükemmel sonuçlar veren ultrasonik yan dikiş çözümlerinin geliştirilmesi gibi en yüksek kalite standartlarına sahip son teknoloji ürünü bir süreçle sonuçlandı. Sonuç olarak, üretim süreci ve ebat değişiklikleri daha hızlı ve daha kolay yapılabiliyor. Daha yüksek SAP (süper emici polimerler) konsantrasyonu için modern şekillendirme sistemi ve çevirme ve yerleştirme sistemi, maksimum proses stabilitesini garanti ediyor ve Andritz müşterileri tarafından üretilen yetişkin emici külotlarını yetişkin hijyen pazarının zirvesine yerleştiriyor.

Uzun Süreli Uygulamalardaki Çözümlerde Yenilikler

Diğer önemli bir nokta ise, özellikle otomotiv endüstrisine yönelik üretilen dayanıklı nonwoven kumaş teknolojileri ile ilgilidir. Otomotiv alanında nonwoven kumaş kullanımı son yıllarda önemli ölçüde arttı. Gerçekten de, bagaj astarları, halılar ve yalıtımdan hava ve yakıt filtrelerine kadar çok sayıda otomotiv parçası nonwoven kumaşlardan üretiliyor. Buna ek olarak, otomotiv endüstrisi odağını, araçlardaki nonwoven kumaş parçalarının özellikleri üzerinde doğrudan etkisi olan yeşil teknolojilere kaydırıyor. Andritz hava ile serme ve iğneleme süreçleri sayesinde üreticiler bu endüstrinin gereksinimlerine en uygun kumaşları sunabiliyor.

Andritz hava ile serme teknolojisi, her tür elyafı ve katı partikülü işleyebiliyor. Otomotivde ve ayrıca mobilya, yatak nevresimleri, yalıtım ve filtrasyon endüstrilerinde çok sayıda uygulama için iğneleme tezgâhları, termo-birleştirme veya diğer doku bağlama yöntemleri ile eksiksiz bir hat olarak sunuluyor.

Ayrıca Andritz, iğneleme segmentinde profil ağırlığı düzeltmesi için süreçleri optimize etmek, daha hızlı yatırım getirisi sağlamak ve hammadde tasarrufu sağlamak için kullanılan yepyeni ProWinTM teknolojisini sunuyor. Bu ünite, iyi bilinen ProWid ve ProDyn sistemlerini birleştirerek daha da iyi performans sağlamakta ve aynı makine daha az mekanik stresle daha hızlı çalışabiliyor.

Müşteriler, Andritz Asselin-Thibeau, Elbeuf, Fransa’da bulunan iğneleme süreçleri için teknik merkezde ve/veya Andritz Laroche, Cours, Fransa’daki hava ile serme pilot hattında denemeler yapabiliyor ve mevcutta bulunan farklı seçenekleri karşılaştırabiliyor.

Bugünlerde çok ilgi gören bir diğer konu, dünya çapındaki sürdürülebilirlik çabalarının ana odak noktası haline gelen tekstil geri dönüşümüdür. Müşteri ve tüketici bilinci ile geliştirilen yeni düzenlemeler, giyim markalarını tüketici öncesi ve tüketici sonrası atıklarını kendi ürünlerinde geri dönüştürmeye zorluyor. Andritz, tekstil geri dönüşümü ve geri dönüştürülmüş elyafların işlenmesi için teknolojileriyle burada da bir adım önce bulunuyor.

Nokta Atışı Dijital Servis ile Makinelerin Çalışır Tutulması

Andritz, eksiksiz bir hizmet portföyü sunmaktadır ve bu sayede, gelecek yıllarda ünitelerde daha yüksek çalışma süresi, üretkenlik ve ürün kalitesi sağlayabiliyor. Bu hizmetlere yerinde destek, özel eğitim, hat denetimleri ve sorun giderme, modernizasyonlar, yedek parça temini ve bobin onarım merkezleri dâhil. Andritz firması ABD’de, Spartanburg, South Carolina’daki Andritz Küsters ve Torrington, Connecticut’taki Andritz SHW yerel şubeleri tarafından satış ve serviste en iyi şekilde destekleniyor.

 

 

Dilo Group En Yeni Makine Konseptleriyle IDEA 2022’de

DiloGroup, IDEA 2022 Fuarı’na katılacak. Fuarda; DiloTemafa, DiloSpinnbau ve DiloMachines’in en yeni makine konseptlerinin, ürün kalitesini iyileştiren, hat kapasitesini artıran ve ayrıca nonwoven kumaş üretiminde yeni fırsatlar sağlayan geliştirilmiş ekipman bileşenlerine vurgu yapılarak tanıtımı yapılacak.

Dilo, kesikli elyaf nonwoven kumaş üretimi için komple üretim hatlarının lider ekipman tedarikçisidir.

DiloTemafa, ‘‘Balya Zamanlayıcı’’, temizleme kontrolü, bakım için daha iyi erişilebilirlik ile üretim süreci yardımcısı gibi I4.0 tasarım bileşenleri ile geliştirilmiş balya açıcı serisi ‘‘Baltromix Pro’’yu ve elyaf ulaşımında enerji tasarrufu sağlayan “DI-LOWATT” sistemlerini piyasaya sürecek. İyi ve hassas açma işleminin ön koşulu olan modifiye silindirler ve ayrı çalışma mekanizmalarına sahip tarak açma makinası,  çapraz ve uzunlamasına yüksek dozlama doğruluğu elde etmek için yeni tarak besleyici FRS-P’nin malzeme kutusu üzerine kurulabilecek olan hassas açma aşamasıyla birlikte sunumun bir parçası olacak.

DiloSpinnbau, hacimsel yüklemeli besleme prensibini bir oluk besleyicinin özellikleriyle birleştiren, ancak daha düşük tavan yüksekliğine gereksinim duyan  geleneksel kafa üstü hortumu (baş üstü namlusu)  olmadan yeni bir “Unifeed” kart besleyiciye (VRS-P) sahip. Elyaf yumak matı, daha iyi bir kütle dağılım homojenliği sağlamak için bir vakum dağıtım apronu ile yoğunlaştırıldı. Çalışma genişliği üzerindeki dağılım, ilave kanatlarla kontrol ediliyor. Bu besleyici, orta/ince, kaba/orta veya uzun kesikli lifler için uyarlanabiliyor.

DiloSpinnbau’nun “VectorQuadroCard”ı, göğüs ve ana bölüm arasında modüler bir transfer grubu içeriyor. Bu silindir grubunun hızlı değiştirme özelliği, farklı taraklama seçenekleri sunuyor. Dağıtım sistemi aynı zamanda paralel serilmiş, rastgele veya yoğunlaştırılmış tülbent sağlamak için esnektir. Bu karttaki ön açıcı bölümü, ana silindirde beş çift olmak üzere 4 silindir/sıyırıcı çiftine sahip. Üzerinde durulması gereken en önemli nokta, iyi tülbent kalitesi ve yüksek verimdir.

DiloMachines tarafından sunulan revize edilmiş HyperLayer NT, özellikle su ile karışık hatlarda önemli bir rol oynayan yeni standartları belirleyen en son teknoloji yüksek hızlı hassas katmanlama tekniğini sunuyor.  Bu uygulamada, karmaşık viskoz elyaflar ve yaklaşık 4 m’lik bir katmanlama genişliği kullanılarak 190 m/dakika’ya kadar katmanlama hızlarına ulaşılırken aynı zamanda çapraz ve uzunlamasına yüksek katmanlama hassasiyetine sahip olması önemlidir.

DiloMachines, kaliteyi artırmak ve maliyetleri azaltmak için geliştirdiği portföyünü de tanıtacak.  İlk olarak Barselona’daki ITMA 2019 Fuarı’nda sunulan FutureLine çalışması “3D-Lofter” bu programın bir parçasıdır.  Bu çalışmada, bireysel ağ oluşturma birimleri, uzunlamasına ve çapraz yönde serbestçe programlanabilen noktalar üzerinde elyaf kütlelerini biriktirebiliyor ve böylece otomotiv iç mekânları için derin kalıplanmış parçalar gibi uygulamalarda toplam elyaf kütlesinden tasarruf sağlayabiliyor.  Bu özellik, üretim ve işletme maliyetlerini azaltıyor.  Doğrusal taraklar ve aerodinamik tülbent şekillendirmede kullanılan daha düzgün bir flok matı için “IsoFeed” konsepti, ağ mat kalitesini iyileştirmenin bir başka ilginç alanıdır.

Yeni “8000X” ve “6000X” iğne desenleriyle elde edilen yüksek dikiş dağılımı homojenliği, yüzey kalitesini daha da iyileştirebiliyor. Yazılım, internet ve bulut yardımıyla gerçekleştirilen üretim süreci ve çalışma koşulları üzerinde daha fazla şeffaflık ve kontrol sunan “akıllı endüstri”, üretimi daha verimli hale getiren bir diğer araçtır.

Delik açma süreciyle ilgili olarak devam etmekte olan gelişmeler arasında, iğnelerin çok yüksek yoğunluklu levhalara yerleştirilmek üzere 22’lik çoklu üniteye önceden monte edildiği “Delik Açma Modülü Teknolojisi” yer alıyor.  Ürün yüzeyindeki işaretlemelerin görünürlüğünü önemli ölçüde azaltıyor.

 

 

Oerlikon Nonwoven’dan, Müşteri ve Pazar Odaklı Sistem Çözümleri

Oerlikon Nonwoven, 28-31 Mart tarihleri arasında Miami’de düzenlenen IDEA’da, Salon B, Stand 4111’de tüm ürün portföyünü sergileyecek. Şirket, sürdürülebilirlik, kalite ve verimlilik odaklı müşteri ve pazar odaklı sistem çözümleri sunuyor.

Oerlikon Nonwoven Satış Müdürü Dr. Ingo Mählmann’ın performans vaadine istinaden: “Müşterilerimizin başarılı ürünlerinin oluştuğu malzemeleri sürdürülebilir bir şekilde üreten tesisler, makineler ve bileşenler üretmeyi seviyoruz.” diyor.

Fantom teknolojisi Nonwoven prosesinde devrim yaratıyor

Oerlikon Nonwoven, fantom platformu ile hamur ve polimer elyaflardan farklı ıslak mendiller üretmek için yenilikçi bir koform teknolojisi sunuyor. Burada, spunmelt ve airlaid prosesleri, çıkış malzemelerinin özellikleri ideal bir şekilde birleştirilecek şekilde bütünleşiyor. Malzeme karışımı, %90’a kadar selüloz liflerinden oluşuyor. Alternatif olarak, pamuk veya sentetik lifler de eklenebiliyor.

Patentli fantom teknolojisi, klasik spunlace (taraklanmış su ile bağlanmış nonwovenler) gibi önceki işlemlere kıyasla ekolojik, performans ve maliyet avantajlarına sahiptir. Sürdürülebilir proses, enerji verimliliği ve su tüketiminin yanı sıra kullanıcı dostu olma açısından özellikle iyi puanlar alıyor. Su jeti ile bağlamadan vazgeçilmesiyle, malzemenin kurutulmasına gerek kalmıyor. Yumuşaklık, sıkılık, kir emme ve sıvı emme gibi ürün parametreleri optimum şekilde ayarlanabiliyor. Fhantom teknolojisi, hem esnek hem de emici yapıların yanı sıra yoğun dokulu malzemelerin üretilmesini sağlıyor.

Sürdürülebilir spunbondlar için Airlaid teknolojisi

Spunbond üretimi için hammadde olarak hamur veya selüloz lifleri, şu anda sürdürülebilirlik ve çevresel uyumluluk açısından neredeyse rakipsizdir. Oerlikon Nonwoven’ın airlaid prosesi, çok çeşitli uygulamalar arasında bu hammaddenin yüksek kaliteli ürünlere dönüştürmesi için ideal çözümdür. Ekonomik açıdan çekici üretim hızları ve tesis üretim miktarları ile yüksek kaliteli, hafif airlaid spunbond üretimi günümüzde talep görüyor. Bu alanda, Oerlikon Nonwoven’ın patentli şekillendirme süreci, homojen elyaf yerleşimi ve düşük temel ağırlıklı spunbond’da bile yüksek düzeyde eşitlik için standartları belirliyor. Ayrıca hamur, kısa ve uzun lifli doğal ve sentetik lifler (20 mm’ye kadar) ve tozlar gibi çok çeşitli hammaddelerin homojen bir şekilde karıştırılmasının yanı sıra gerekli ürün özelliklerini ayarlamak için termal ve kimyasal tülbent bağlama işlemleri çok çeşitli mekanik malzemelerin kullanımı ve kombinasyonunu sağlıyor.

Oerlikon Nonwoven’ın airlaid teknolojisi, ürüne bir kağıt hamuru katmanı eklemek için tipik spunlace tesislerini genişletmek için de idealdir. Bu, örneğin, uygun maliyetli ve biyolojik olarak parçalanabilen bir hammadde ile mendillerin su emiciliğini artırıyor.

QSR: Hijyen ve medikal pazarı için çekici spunmelt sistemleri

Hijyen ve medikal nonwoven kumaş üretimi için, QSR (Quality Sized Right) teknolojisi, bu çeşitli spunbond ve meltblown kompozitlerin (SSMMS, SMMS, SSS vs.) küresel olarak kabul edilmiş standartlara göre üretilmesi için finansal açıdan cazip bir çözüm sunuyor. Oerlikon Nonwoven, yoğun iş birliği ve ortaklıklar, birbirine yakın kalite güvence önlemleri ve teknoloji ortaklarıyla yoğun alışveriş yoluyla bu tesis türünü benzersiz özelliklerle özel olarak donatabiliyor. Böylece, örneğin üreticilerin daha yüksek hacimli, yumuşaklık veya müşteriye özel gofraj desenleri gibi özel nonwoven kumaş özellikleri ile pazarlarında kendilerini farklılaştırmalarına olanak sağlıyor.

Filtrasyon Neumünster’den lider yetkinlikler

Filtrasyon, izolasyon ve vakumlama uygulamaları için benzersiz ve son derece talepkâr keçeler, Oerlikon Nonwoven’ın Meltblown teknolojisi sayesinde kolay ve verimli bir şekilde üretilebiliyor. Filtre ortamını ve membranları üretmek için kullanılan polimerler, uygulama alanları kadar çeşitlidir. Ürün yelpazesi, klasik poliolefinlerden (PP, PE) PET, PLA, PBT ve PA’ya, PPS ve TPU gibi özel plastiklere kadar uzanıyor. Tüm bunlar ve diğer hammaddeler, Oerlikon Nonwoven Meltblown yöntemi ile güvenli bir şekilde işlenebiliyor.

Oerlikon Nonwoven tarafından geliştirilen ecuTEC+ yükleme ünitesi ile hava geçirgenliğini düşürmeden Meltblown ortamın filtrasyon performansını artırmak için filtre ortamı elektrostatik olarak çok verimli bir şekilde yüklenebiliyor. Yüksek esnekliği, onu piyasadaki diğer konseptlerden ayırıyor. Kullanıcı, çok sayıda olası varyasyon arasından özgürce seçim yapabiliyor ve böylece filtre uygulaması için en uygun yükleme yoğunluğunu ayarlayabiliyor. Ancak, ecuTEC, Oerlikon Nonwoven’ın filtre ortamının performansını ve ürün çeşitliliğini daha da artıran yeni yükleme ve donanım sistemleri çağının sadece başlangıcıdır.

Geniş spunbond portföyü

Teknik keçeler için, Oerlikon Nonwoven’ın sistemleri, aynı zamanda düşük enerji tüketiminde yüksek üretim kapasiteleri ve verimler vaat ediyor. Böylece, örneğin temel ağırlıkları 400 g/m2’ye ve filament incelikleri 9 dtex’e kadar olan polipropilen veya polyesterden yapılan jeotekstiller verimli bir şekilde üretilebiliyor. Oerlikon Nonwoven ayrıca çatı altlıkları için nonwoven kumaş taşıyıcıların (PP veya PET spunbond) ve bitümlü su yalıtım membranları için bitüm çatı kaplama alt tabakalarının (iğneli PET spunbond) üretimi için özel spunbond yöntemleri sunuyor.

Bunun haricinde, spunbond keçeler hem filtre ortamı için bir taşıyıcı hem de filtre ortamının kendisi olarak filtrasyon uygulamalarında da gün geçtikçe önem kazanıyor. Esnek bir nonwoven kumaş yapısı sayesinde, çeşitli işlevlerin uygulanması için müşteriye özel gereksinimler gerçekleştirilebiliyor. Özellikle, Oerlikon Nonwoven’ın iki bileşenli eğirme yöntemi alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimi, tamamen yeni keçenin tasarlanmasını ve böylece tek bir malzemede çeşitli işlevlerin yerine getirilmesini mümkün kılıyor. Bikomponent eğirme yöntemi ile farklı kombine edilmiş elyaf kesitler ve aynı zamanda bir veya farklı polimerlerden farklı elyaflar aynı anda tek bir tertibat üzerinde üretilebiliyor. Ürün yelpazesi, klasik çekirdek kılıf ve yan yana bikomponent filamentlerden başlayarak bölünebilir elyaflara ve karışık elyaflara kadar devam ediyor.

 

Wolf PVG, Oerlikon Nonwoven’ın Meltblown Teknolojisine Güveniyor

Günümüzde oldukça rağbet gören bu filtre malzemesinin yanı sıra medikal ve endüstriyel filtre uygulamaları için yüksek kaliteli Meltblown nonwoven kumaşlar da üretilebiliyor. Tesis şu anda birkaç haftadır stabil üretim koşullarında en yüksek standartlarda ideal nonwoven kumaş kalitesinde faaliyet gösteriyor.

Korona pandemisinin başlamasıyla ve ardından patlak veren koruyucu maske kıtlığı ile birlikte Melitta grubunun yüzde 100 iştiraki olan Wolf PVG, üretiminin bir bölümünü nonwoven kumaş maske üretimine geçirdi. Elektrikli süpürgeler ve endüstriyel filtre teknolojisi konusunda uzmanlaşmış bir sistem tedarikçisi olan Doğu Vestfalya’lı şirket, kapsamlı ve uzun yıllara dayanan bilgi birikimine sahip.

Wolf PVG, Oerlikon Nonwoven’ın Meltblown sistemi ile üretim kapasitesini daha da geliştirdi. Tesis,nonwoven kumaş maske üretimi için çift kirişi ve ecuTEC+elektro şarj ünitesi ile optimum donanıma sahip. Başka nonwoven kumaş filtreler de en iyi şekilde üretilebiliyor. Wolf PVG’nin COO’su Markus Seele, “Bir Oerlikon Nonwoven sistemine yatırım yapmak için belirleyici unsur sistemin olası ürün portföyü bakımından esnekliği ve üreticinin yeterliliği oldu.” diyor. Oerlikon Nonwoven Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı Dr. Ingo Mählmann da şunları ekliyor: “Elektrostatik yüklemede sayısız ayarlama yapma imkânı sayesinde ecuTEC+ ile filtre uygulamasına göre en optimum yükleme durumu ayarlanabiliyor.”

ecuTEC+ elektro şarj ünitesi, nonwoven filtre kumaş sistemlerini tamamlıyor

Oerlikon Nonwoven’ın Meltblown teknolojisi, plastik elyaflardan üretilen yüksek etkili filtre malzemeleri üretimi alanında teknik olarak en verimli proses olarak kabul ediliyor. ecuTEC+elektro şarj ünitesi de buna önemli bir katkı sunuyor. Bu patentli proses sayesinde Spunbond ve Meltblown materyalleri elektrostatik olarak yüklenebiliyor ve filtre performansını önemli ölçüde artırılabiliyor. En küçük parçacıklar bile güvenli bir şekilde filtreleniyor. Bununla birlikte Nonwoven üreticileri büyük ölçüde seçim yapma şansına sahip ve filtre uygulamaları için en uygun yükleme yöntemini ve yoğunluğu ayarlayabiliyorlar.

Voith ve Trützschler’den, Papel Aralar’a Sürdürülebilir Islak Mendiller İçin PM 5 Hattı

Başarılı bir şekilde kurulan PM 5,  geleneksel ıslak mendillerin sahip olmadığı bir özellik olan, tamamen plastik içermeyen, suyla yıkanabilen ve biyolojik olarak parçalanabilen yetişkin ve bebek ıslak mendillerini istikrarlı bir şekilde üretiyor. Son yatırımla birlikte Aralar, toplam 45.000 ton / yıl üretim kapasitesine sahip iki adet WLS (ıslak serme- su jetli spunlace) hattına sahip oldu.

Papel Aralar CEO’su Senén Amunarriz, “PM 5’in başarılı bir şekilde kurulması, şirketimizin sürdürülebilirlik stratejisinde ileriye doğru atılan önemli bir adımdır. Bu başarıya katkıda bulunan, Voith’in yenilikçi kağıt yapımı çözümleri ve teknik bilgisidir. Bu son teknoloji ürünü üretim hattına yatırım yapma kararımız, ıslak mendil üretimi için biyolojik olarak parçalanabilir alt tabakalara yönelik talebin artmasından kaynaklandı.” dedi.

Voith Paper İspanya Genel Müdürü Marcos Garcia de la Torre, “Papel Aralar ile ortak olmaktan ve onlara Trützschler ile birlikte verimli ve sürdürülebilir kağıt yapma teknolojilerimizi sunmaktan mutluluk ve gurur duyuyoruz. “Aralar-Trützschler-Voith ekibi ve yakın işbirliği sayesinde sorunsuz ve zamanında bir kurulum gerçekleştirebildik.” diye konuştu.

Yüksek performanslı Islak Serme Spunlacing için HydroFormer ve AquaJet

Tam hat tedarikçisi olarak Voith, BlueLine hamur hazırlama, XcelLine kağıt makinesinin ana bileşenlerini ve tek bir kaynaktan kapsamlı bir otomasyon ve kontrol paketini tedarik etti. Yeni sistemin ana bileşenlerinden biri olan HydroFormer, Voith’in kağıt yapımı ve kağıt hamuru endüstrilerindeki kapsamlı deneyiminden yararlanıyor. Bu teknoloji ile süspansiyon, yenilenebilir bir kaynak olan tamamen selülozdan yapılmış nonwoven malzemeler üretmek için yoğun bir şekilde seyreltiliyor. HydroFormer’ın yanı sıra Voith, yeni sistem için BlueLine hamur hazırlama, bir Master Reel (bobin makarası) ve wet-end prosesini sağladı.

Trützschler Nonwovens, üretim hattını su ile iğnelemeye (spunlacing) yönelik kendini kanıtlamış olan AquaJet’in yenilikçi bir konfigürasyondaki versiyonu ve enerji tasarruflu çok tamburlu kurutucu ile üretim hattını tamamlıyor. Trützschler şirketinin uzun yıllara dayanan uzmanlığı ve deneyimi, ıslak serme işleminin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış tülbent bağlama ve kurutma bileşenlerinin temelini oluşturuyor.